Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2023/4467 E. 2023/4071 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2023/4467
- Karar No
- 2023/4071
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4467 Karar No : 2023/4071 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI … vekili Av. … tarafından Sağlık Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 3. İdare Mahkemesinin 30/05/2023 tarih ve E:2021/916, K:2023/1135 sayılı kararı ile Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 14/07/2023 tarih ve E:2023/481, K:2023/706 sayılı kararları üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; 79. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası sonucu Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, Toplum Sağlığı Merkezine doktor olarak yerleştirilen davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendindeki şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılmaması üzerine açılan davada; Ankara 11. İdare Mahkemesinin 12/09/2019 tarih ve E:2018/1233, K:2019/1732 sayılı kararıyla verilen iptal kararı üzerine ataması yapılarak 01/05/2019 tarihinde görevine başladığı, açıkta bulunduğu döneme ilişkin yoksun kaldığı mali ve özlük haklarına karşılık 64.488,23-TL maddi tazminatın (31/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılmıştır.) ve 30.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin olan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan Diyarbakır İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Diyarbakır İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Diyarbakır 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 3. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 13/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; 79. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası sonucu Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, Toplum Sağlığı Merkezine doktor olarak yerleştirilen davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendindeki şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılmaması üzerine açılan davada; Ankara 11. İdare Mahkemesinin 12/09/2019 tarih ve E:2018/1233, K:2019/1732 sayılı kararıyla verilen iptal kararı üzerine ataması yapılarak 01/05/2019 tarihinde görevine başladığı, açıkta bulunduğu döneme ilişkin yoksun kaldığı mali ve özlük haklarına karşılık 64.488,23-TL maddi tazminatın (31/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılmıştır.) ve 30.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.