Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/5905 E. 2023/6631 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/5905
Karar No
2023/6631

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5905 Karar No : 2023/6631 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, 34. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 02/12/2017 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı zarara karşılık 10.000,00-TL (ıslah edilmek suretiyle belirlenen 24.925,78-TL) maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 04/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı hakkında çeşitli tarihlerde yürütülen adli soruşturmaların, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmek suretiyle ceza davası açılmaksızın sonuçlandığı, dolayısıyla davacı hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının söz konusu olmadığı, davacının "yaralama" suçundan yargılandığı davada ise, Kdz. ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davacının işlediği fiilin ise niteliği, işleniş biçimi ve söz konusu suçun 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında bir suç da olmadığı ve sözleşmeli erlik göreviyle bağdaşmayacak nitelik taşımadığı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesi ile sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 02/12/2017 tarihli dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının maddi tazminat istemi yönünden, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun belirtildiği, 28/01/2019 tarihli ara kararı ile davalı idareden, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının hesaplanarak bildirilmesinin istenildiği, davalı idarece gönderilen 07/03/2019 tarihli ara kararı cevabına ekli çizelgede, davacının sözleşmesinin feshedilmesinden, yeniden göreve başladığı döneme ilişkin olarak toplam 24.925,78-TL gelir kaybı bulunduğunun belirlendiği, bahse konu çizelgenin davacı tarafa tebliği üzerine 15/04/2019 tarihinde kayda alınan dilekçe ile maddi tazminat isteminin 24.925,78-TL olarak ıslah edildiği, belirtilen Anayasal ilke uyarınca, davacının hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle uğradığı 24.925,78-TL maddi zararın tazmin edilmesi gerektiği; davacının manevi tazminat istemi yönünden, davacı hakkında tesis edilen işlemin, idarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulmasını gerektirecek derecede ağır ve davacının şeref ve haysiyeti ve onuru gibi manevi kişiliğini sarsacak ölçüde bir hizmet kusuru niteliğinde olmadığı, bu tespit karşısında manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların oluşmadığı, dolayısıyla davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının 24.925,78-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, kabul edilen maddi tazminatın 10.000,00-TL'lik kısmının dava tarihi olan 26/12/2017 tarihinden, kalan kısmının ise ıslah dilekçesinin kayda alındığı 15/04/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacının 20.000,00-TL manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 08/12/2021 tarih ve E:2021/3397, K:2021/6392 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle "dava konusu işlemin iptaline, davacının ...-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, kabul edilen maddi tazminatın ...-TL'lik kısmının dava tarihi olan 26/12/2017 tarihinden, kalan kısmının ise ıslah dilekçesinin kayda alındığı 15/04/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacının...-TL manevi tazminat isteminin ise reddine" ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/5905, K. 2023/6631, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-5905-e-2023-6631-k-f0c4e566bd7a