Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/4255 E. 2024/1564 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/4255
Karar No
2024/1564
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4255 Karar No : 2024/1564 DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin; 1- "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer alan "disiplin durumu" ibaresinin, 2- "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık Merkez Teşkilatında, 112 birimlerinde ve birinci basamakta" görevli olanların yer almaması nedeniyle eksik düzenlemenin, 3- “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinin, 4- “Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "7 günü" ve "10 günü" ibarelerinin, (b) bendinde yer alan "İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır." şeklindeki kısmının, ikinci fıkrasında yer alan "209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, üçüncü fıkrasında yer alan "Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, onuncu fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça belirleninceye kadar" şeklindeki düzenlemenin, 5- ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." şeklindeki cümlenin, 6- “Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde ham puanın hesaplanması” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar" şeklindeki düzenlemenin, 7- “Ek ödeme zamanı” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır." şeklindeki düzenlemenin, 8- “Ek ödeme” başlıklı 14. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." düzenlemesinin, 9- Anılan Yönetmeliğin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi'nin "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "Uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranının, 10- EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün; 2. sırasında yer alan "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal- Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp) için belirlenen "1,50" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Tabip, Diş Tabibi" için belirlenen "2,26" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp, Diğer)" için belirlenen "0,80" katsayı oranının, 11- EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun "Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)" başlıklı bölümünün; 5. sırasında yer alan "Sağlık Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Diğer Lisansiyerler (Sivil savunma uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, biyolog, mühendis, veteriner hekim, kimyager, sosyolog ve benzerleri)" için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Genel İdare Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 8. sırasında yer alan "Teknik Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 10. sırasında yer alan "Yardımcı Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,12" katsayı oranının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer alan "disiplin durumu" ibaresi yönünden; dava konusu Yönetmelik bir disiplin işlemleri yönetmeliği olmadığından, amaç maddesi altında disiplin durumuyla ilgili bir hususun belirtilmesinin mümkün olmadığı; Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık Merkez Teşkilatında, 112 birimlerinde ve birinci basamakta" görevli olanların yer almaması nedeniyle eksik düzenleme yönünden; Yönetmeliğin kapsam başlıklı 2. maddesine, belirtilen ibarelerin dahil edilmemesinin eksik düzenleme teşkil ettiği; Yönetmeliğin ''Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendi yönünden; mesai içi çalışma; mesai saatleri içinde yapılan çalışmalar ile nöbet ve icap nöbetlerinde yapılan çalışmalar şeklinde tanımlanmış olup, nöbet ve icap nöbetlerinde yapılan çalışmaların mesai içi çalışma kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "7 günü" ve "10 günü" ibareleri yönünden; anılan bentte, ek ödemenin personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebileceği belirtildikten sonra, devamında ise çalışılmış gün olarak kabul edilecek istisna hükümlerine yer verildiği, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri ile yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen sürelerinin de çalışılmış gün olarak kabul edildiği, her iki durum da keyfi olmayıp, mazeret niteliğinde olduğundan, 7 ve 10 gün şeklindeki sınırlamaların hukuka aykırılık oluşturduğu; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır." şeklindeki ibare yönünden; söz konusu düzenleme ile üst hukuk normları içinde yer almayan ikaz şeklinde bir yaptırımın getirilerek, keyfi işlemlere zemin hazırlandığı, böylelikle Yönetmeliğe disiplin işlemleri yönetmeliği özelliği kazandırılmaya çalışıldığı; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümle ve üçüncü fıkrasında yer alan "Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümle yönünden; her iki düzenlemede de, ek ödeme tutarının aynı aya ilişkin ek ödeme tutarından mahsubuna ilişkin hükümlere yer verildiği, bunların sağlık çalışanlarını maddi olarak zarara uğratacak nitelikte olup, hiçbir hukuki gerekçelerinin bulunmadığı; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin onuncu fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça belirleninceye kadar" ibaresi ile ''Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde ham puanın hesaplanması” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar" ibaresi yönünden; bireysel hedef katsayısı ve kurumsal hedef katsayısının Bakanlıkça belirleninceye kadar (1) olarak, hizmet etkinlik katsayısının Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar (1) olarak uygulanmasının, muğlak ifadeler olduğu, söz konusu ibarenin Bakanlıkça nasıl bir belirleme yapılacağına ilişkin olması gerekirken, belirsizliğe sebep olunduğu; Yönetmeliğin ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." şeklindeki cümle ile ''Ek ödeme” başlıklı 14. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." düzenlemesi yönünden; aynı eylem ve aynı konu nedeniyle birden fazla cezalandırma yapılamayacağının ceza hukukunun temel ilkelerinden olduğu, bu ilkenin idare hukuku ilkeleri içerisinde de değerlendirilmesinin gerektiği, bu ilkenin dikkate alınmasının idarenin keyfi işlem tesisine engel olacağı, düzenlemeler ile de disiplin cezası almış sağlık çalışanlarının ikinci bir ceza ile cezalandırılarak, mülkiyet hakkının ihlaline yol açılacağı; Yönetmeliğin ''Ek ödeme zamanı” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır." düzenlemesi yönünden; yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükmünde ek ödemenin aylık dönemler halinde yapılacağı, dağıtılmasına karar verilen ek ödeme tutarının, o dönemin bitiminden sonraki yirmi gün içinde hak sahiplerine ödeneceği belirtilmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik hükmünde yirmi gün ibaresi çıkarılarak, ek ödemelerin ödeme zamanı ile ilgili olarak belirsizliğe sebebiyet verildiği; Yönetmeliğin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi'nin "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "Uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranı yönünden; yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükmünde bu oran (1,50) olarak belirlenmişken, bu katsayı değişikliğinin neden yapıldığı açıklanmayarak, mağduriyete sebebiyet verildiği; Yönetmeliğin eki EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün; 2. sırasında yer alan "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal- Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp) için belirlenen "1,50" katsayı oranı, 6. sırasında yer alan "Tabip, Diş Tabibi" için belirlenen "2,26" katsayı oranı, 7. sırasında yer alan "Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp, Diğer)" için belirlenen "0,80" katsayı oranı yönünden; hizmet sınıfı (tabip) kısmında sağlık çalışanları arasındaki oran farkının, eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkına aykırılık oluşturduğu; Yönetmeliğin eki EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun ''Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)" başlıklı bölümünün; 5. sırasında yer alan "Sağlık Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,32" katsayı oranı, 6. sırasında yer alan "Diğer Lisansiyerler (Sivil savunma uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, biyolog, mühendis, veteriner hekim, kimyager, sosyolog ve benzerleri)" için belirlenen "0,32" katsayı oranı, 7. sırasında yer alan "Genel İdare Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranı, 8. sırasında yer alan "Teknik Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranı, 10. sırasında yer alan "Yardımcı Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,12" katsayı oranı yönünden; söz konusu oranların, Tablo'da kadro unvanları ve sınıfları sayılan personel yönünden gelir adaletsizliğine yol açtığı belirtilerek, ilgili düzenlemelerin iptali istenilmiştir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer alan "disiplin durumu" ibaresi, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." şeklindeki cümle ile ''Ek ödeme” başlıklı 14. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." düzenlemesi yönünden; mülga ek ödeme Yönetmeliklerindeki, disiplin cezası alan personele verilen cezanın nitelik ve ağırlığına göre belirli bir süre ek ödeme yapılmayacağına ilişkin düzenlemelerin yargı kararıyla iptali üzerine, Anayasa’nın 2. ve 138. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddeleri gözetilerek, konunun kanuni düzenlemeye kavuşturulması gerektiğinden, 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun ile 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinde ki ek ödeme yapılmasına esas alınacak kriterler arasına disiplin durumu ile hükümde belirlenen unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin usul ve esaslarının Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğine ilişkin ibarelerin eklendiği, Yönetmeliğin ''Amaç’’ başlıklı 1. maddesiyle de; döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esasları arasına disiplin durumunun da eklendiği, bu kapsamda, dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesi ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde çalışan personele yapılacak temel ödemeyi oluşturan iki kalemden biri olan taban ek ödemenin, disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmayacağının hükme bağlandığı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde çalışan personele yapılacak ödemenin, temel ek ödeme ve teşvik ek ödemesinden oluştuğu, temel ek ödemeyi oluşturan iki kalemden biri olan sabit ödemenin, aylıklara ilişkin hükümler uyarınca maaş ile birlikte merkezi yönetim bütçesinden ödendiği, taban ek ödemenin ise EK-3A ve EK-3B sayılı Tablo'larda ilgili unvan için belirlenen katsayının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutarın mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ile çarpımı sonucu belirlendiği, taban ödemenin, personelin ödüllendirilerek motivasyonun arttırılması amacıyla yapılan bir ödeme olup, hesaplanmasında mesai içi aktif çalışma gün katsayısının ayrıca çarpan olarak kullanıldığı, bu ödeme için, personelin ilgili ayda aktif çalışmasının tam olarak hesaplanması, aynı zamanda disiplin cezası da almamış bulunmasının gerektiği, disiplin cezalarında getirilen müeyyidelerle sağlanmak istenilen amacın, personelin daha etkin ve verimli çalışmasını, mevzuat ile düzenlenmiş bulunan kurallara riayet noktasında daha hassasiyetle davranmasını sağlayarak, kamu hizmetlerinin arzulanan şekilde ifasını temin etmek olduğu, taban ödeme; pozitif nitelik arz eden bir ödeme biçimi olduğundan, fiili katkıya bakılmaksızın yalnızca ödül ve motivasyon amacıyla yapılmakta olup, disiplin cezası alanlardan taban ödeme kesintisi yapılmasının bu ödemeyi negatif hale getirmediği, disiplin cezası almadığı takdirde taban ödemenin tam olarak yapılabilecek olması, personelin motivasyonunu arttıracağı gibi ödüllendirilmesini de sağlayacağından, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı; Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık Merkez Teşkilatında, 112 birimlerinde ve birinci basamakta" görevli olanların yer almaması nedeniyle eksik düzenleme yönünden; sterilizasyon birimlerinin, tüm ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde hizmet sunan birimlerden olup, ameliyathane, tüm hasta servisleri, poliklinikler, laboratuvarlar, endoskopi, müdahale ve doğum odaları, yoğun bakım gibi hizmet bölümlerinde kullanılan alet ve malzemelerin sterilizasyon hizmetinden sorumlu olduğu, Yönetmeliğin kapsam maddesi, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinde yer alan döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara ek ödeme yapılacağına ilişkin hüküm doğrultusunda düzenlenmiş olup, sağlık kurum ve kuruluşlarının birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunan kurum ve kuruluşlardan oluştuğu, ayrıca Yönetmeliğin kapsam maddesinde il sağlık müdürlüğü ve birimlerinden açıkça bahsedilerek, birinci basamak sağlık kuruluşlarına yer verildiğinden davacının eksik düzenleme iddiasının yersiz olduğu, ilaveten 112 acil sağlık hizmetleri de il sağlık müdürlüğüne bağlı birimlerden olup, Yönetmelik kapsamında yer alan il sağlık müdürlüğüne bağlı 112 acil sağlık çalışanlarına da Yönetmelik uyarınca ek ödeme yapıldığı, dolayısıyla sterilizasyon birimleri, 112 birimleri ve birinci basamakta çalışanlara ek ödeme yapıldığından, bu birimlerin açıkça sayılmamasının mevcut durumu değiştirmeyeceği, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında çalışanlar yönünden ise, bu personele 209 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle bu madde kapsamında ek ödeme yapılmayacağının açıkça belirtildiği, diğer taraftan, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlık merkez teşkilatında görev yapan personele 15/01/2012 tarihinden itibaren 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek-9. maddesi uyarınca ek ödeme yapılacağının hükme bağlandığı; Yönetmeliğin ''Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendi yönünden; Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nde, nöbetin; normal çalışma saatleri dışında ve resmi tatil günlerinde dışarıdan gelecek hastalarla, kurum içindeki hastaların acil durumlarında tıbbi ve bununla ilgili idari ve teknik yardımları vaktinde sağlayabilmek, olması muhtemel idari ve teknik olay ve kasalara zamanında müdahale edebilmek amacını güderek, saat 08.00’den ertesi gün 08.00’e kadar devam edeceğinin düzenlendiği, sağlık hizmetleri kesintisiz 24 saat devam eden hizmetlerden olup, sağlık personeli haftalık mesaisini gündüz normal mesai saatlerinde tamamlayabildiği gibi anılan Yönetmelikte belirtilen saatlerde gece ve hafta sonu çalışmak suretiyle de tamamlayabileceği, dolayısıyla nöbet hizmetlerinin de, tıpkı hafta içi mesai içi çalışmalar gibi personelin haftalık çalışmasını tamamlama şekli olduğu, gece nöbeti tutanlara ertesi gün görev verilmediği, netice itibarıyla, nöbet usulü çalışmanın, sağlık hizmetinin sunulmasının temini için zorunlu olup, nöbet hizmetlerinin hafta içi mesai saatleri dışında icrasının, bu hizmeti mesai içi çalışma kapsamından çıkarmayacağı, aksi halde sadece nöbet tutarak mesaisini tamamlayan personelin hafta içi mesaiye gelmemesi nedeniyle mesaisini tamamlayamadığı gibi bir sonuca ulaşılacağı; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "7 günü" ve "10 günü" ibareleri yönünden; Yönetmelik hükmünde çalışılmış gün olarak değerlendirilecek istisnalar hariç olmak üzere ek ödemenin personelin sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verileceğinin belirtildiği, diğer yandan 2022-2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca, ayda 5 güne, yılda toplam 12 güne kadar olan yıllık izin süreleri ve süt izni sürelerinin de çalışılmış kabul edildiği, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun uyarınca öngörülen ek ödeme uygulamaları, personelin aktif çalışması ve hizmet sunduğu sağlık kurumuna fiili katkısı esas alınarak yürütüldüğünden, aktif çalışma ölçütüne Yönetmelik ve Toplu Sözleşme ile getirilen istisnaların sınırsız olamayacağı, yıllık izin gibi tüm personel için öngörülmüş olan izinler için bile Toplu Sözleşme ile getirilen istisnanın yılda en fazla 12 gün ile sınırlı olduğu dikkate alındığında, sağlık raporu ve/veya kongre, seminer vb. etkinlikler bakımından çalışılmış kabul edilen sürenin 7 ve 10 gün ile sınırlandırılmasının hukuka aykırı olmadığı; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır." şeklindeki ibare yönünden; yargı kararı üzerine 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’da düzenleme yapılarak, inceleme heyetlerinin yasal dayanağının oluşturulduğu ve inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esaslarının Kanun’un düzenleme yetkisi öngördüğü yönetmelik ile objektif kurallarla belirlenmesi yoluna gidildiği, bu düzenlemeyle, personele yapılacak ödemenin temel esasını oluşturan tıbbi işlemlerin usul ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilerek geri ödemeye esas olmak üzere verilerin doğru şekilde sisteme işlenmesi, tıbbi işlemler puanını sırf kendi lehine saptırarak menfaat temini ile daha fazla ek ödeme almak amacıyla usulsüz puan temin etmek fiilinin yanında başka personelin alacağı ek ödeme tutarında haksız azalışlar meydana getirerek kurum zararına da yol açan personelin bu davranışının yaptırıma tabi tutulmasının amaçlandığı, kamu görevlilerinden uyulması zorunlu kılınan hususları yapmayanlar, yasaklanan işleri yapanlar hakkında tabi oldukları mevzuata göre disiplin işlemlerinin başlatılmasının, mevzuatında belirtilen disiplin amirlerinin yasal bir yükümlülüğü olduğu, bu bağlamda, inceleme heyetinin tespit ettiği tıbbi işlem usulsüzlüklerine yönelik olarak Başhekimce disiplin işlemlerinin başlatılmasının, disiplin durumunun ek ödemeye esas bir kriter olarak dikkate alınacağını öngören 209 sayılı Kanun’a uygun olduğu, ayrıca tıbbi işlem usulsüzlüğü yapan tabip ve diş hekimleri hakkında idari soruşturma başlatılmadan önce 2 defa ikazda bulunulmasında usul ve hukuka aykırılık olmadığı, öte yandan, usulsüzlük tespiti durumunda hemen soruşturma başlatılmayıp personelin ikazının lehe bir durum olduğu; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümle ve üçüncü fıkrasında yer alan "Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümle yönünden; Yönetmelik hükümlerinin, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası ile Ek-3. maddesindeki hükmün tekrarından ibaret olup, aksi bir durumun söz konusu olmadığı, başka bir ifadeyle, personele, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek-9. maddesinde öngörülen oranlardan az olmayacak şekilde merkezi yönetim bütçesinden karşılanmak üzere her ay yapılacak ek ödemenin net tutarı ile tabip sınıfı personele Ek-3. madde kapsamında yapılan ödemenin ilgili ayda döner sermayeden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmesini öngören hükümlerin, bizzat Kanun koyucu tarafından düzenlendiği; Yönetmeliğin ''Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin onuncu fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça belirleninceye kadar" ibaresi ile ''Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde ham puanın hesaplanması” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar" ibaresi yönünden; düzenleme ile Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde tanımlanan bireysel hedef katsayısının kriterleri Bakanlıkça belirleninceye kadar (1) olarak, yine anılan fıkranın (j) bendinde tanımlanan hizmet etkinlik katsayısının Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar (1) olarak kabul edileceğinin belirtildiği, gerek bireysel hedef katsayısı gerekse hizmet etkinlik katsayısı Bakanlıkça belirlendikten sonra (1) veya (1)’in üzerinde bir katsayı olarak gerçekleşeceğinden, personelin teşvik ödemesini pozitif yönde etkileyeceği, bu katsayıların belirlenmesi Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sayıştayın uygun görüşleri de alınarak Bakanlığa bırakıldığından, her iki katsayının da hizmet gerekleri doğrultusunda geliştirilen kriterlere göre belirlenerek uygulamaya konulacağı, dava konusu Yönetmelikte teşvik ödemesini pozitif yönde arttırmaya yönelik olarak getirilen bireysel hedef ile hizmet etkinlik katsayısı kriterlerinin Bakanlıkça belirlenecek olmasının, aynı Yönetmeliği hazırlayanın da Bakanlık olması sebebiyle düzenleyici işlemlerin hazırlanma usulüne aykırı olmadığı gibi, belirleme yapılıncaya kadar uygulanacak katsayının ne olduğu da açıkça düzenlendiğinden belirsizlik söz konusu olmadığı; Yönetmeliğin ''Ek ödeme zamanı” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır." düzenlemesi yönünden; döner sermaye ödemesi aylık dönemler halinde yapılacak olup, bağış, faiz ve kira gelirleri dışındaki döner sermaye gelirleri, Sosyal Güvenlik Kurumundan elde edilen tüm kaynaklar ile diğer nakit kaynakların toplamı dikkate alınarak personele dağıtılacak ek ödeme belirlenmekte ve her aya ilişkin tahakkuk eden ek ödeme miktarının, takip eden dönemde ilgili personele ödendiği, mülga Yönetmelikte de, ek ödemenin aylık dönemler halinde yapılacağı, ancak; dağıtılmasına karar verilen ek ödeme tutarının, o dönemin bitiminden sonraki yirmi gün içinde hak sahiplerine ödeneceği, döner sermaye gelirlerinin tahsilatında gecikme olması halinde tahsilatı takip eden ilk ödeme döneminde ödeme yapılacağının düzenlendiği, böylece ek ödemenin her halükarda takip eden ayın yirmisinde ödeneceği yönünde bir kesinlik öngörülmediği, Bakanlık döner sermayeli kurum ve kuruluşlarının en önemli gelirini, Sosyal Güvenlik Kurumundan elde edilen kaynakların oluşturduğu, ödemelerde gecikme durumunda personele yapılacak ek ödemelerde de gecikme yaşanabildiği, ayrıca ek ödeme hesabında dikkate alınacak faktörler her bir sağlık tesisine göre değişkenlik gösterebileceğinden, hesaplama sürelerinin de değişkenlik gösterebileceği, bu sebeple ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenen ek ödeme dönemi için hesaplama süresi farklı olabileceğinden, sağlık tesisleri arasındaki ek ödeme dağıtım zamanının da farklı olabileceği, döner sermaye gelirinin elde edilmesinde Bakanlık dışındaki kurumların iş ve işlemleri de doğrudan etkili olduğundan, ek ödemenin yapılma zamanına ilişkin kesinlik arz edecek şekilde bir düzenleme yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı; Yönetmeliğin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi'nin "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "Uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranı yönünden; 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun ile 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinde yapılan değişiklikle tavan ek ödeme oranları yeniden düzenlenmiş olup, döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılacak personele bir ayda yapılacak ek ödeme tutarının, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık, yan ödeme ve her türlü tazminat toplamının; pratisyen tabip ve diş tabipleri ile uzman eczacılarda %650’sini, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda görev yapan eczacılarda %350’sini, hastane müdürü ve eczacılarda %305’ini geçemeyeceği hükme bağlanarak, mesai dışı çalışma yapanların tavan ek ödeme oranlarındaki artış miktarlarının da gösterildiği, bu duruma uygun olarak da, EK-1 sayılı mesai içi ve mesai dışı tavan ek ödeme tutarına esas katsayıların belirlendiği, böylece Kanun’un 5. maddesinde belirlenen tavan ek ödeme oranlarının Yönetmelikte de tekrar edildiği, bu bağlamda uzman eczacıların mesai içi tavan oranı (6,5) katsayısı olup, mesai dışı tavan oranın ise bunun %20’si olan (1,30) oranı olduğu, dayanağını 209 sayılı Kanun’dan alıp, bu Kanun hükümlerine herhangi bir aykırılığı bulunmayan düzenleyici işlemin iptali talebinde hukuka uygunluk bulunmadığı; Yönetmeliğin eki EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun, "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün; 2. sırasında yer alan "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal- Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp) için belirlenen "1,50" katsayı oranı, 6. sırasında yer alan "Tabip, Diş Tabibi" için belirlenen "2,26" katsayı oranı, 7. sırasında yer alan "Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp, Diğer)" için belirlenen "0,80" katsayı oranı ile "Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)" başlıklı bölümünün; 5. sırasında yer alan "Sağlık Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,32" katsayı oranı, 6. sırasında yer alan "Diğer Lisansiyerler (Sivil savunma uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, biyolog, mühendis, veteriner hekim, kimyager, sosyolog ve benzerleri)" için belirlenen "0,32" katsayı oranı, 7. sırasında yer alan "Genel İdare Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranı, 8. sırasında yer alan "Teknik Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranı, 10. sırasında yer alan "Yardımcı Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,12" katsayı oranı yönünden; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca ek ödemenin oranı, usul ve esasları düzenlenirken personelin unvanının ve görevinin de dikkate alınması gerektiği, Kanun’un öngördüğü ek ödemeye esas kriterler de dikkate alınarak sayılan unvanlar arasında taban ödeme katsayılarının farklı belirlenmesinde üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, taban ödeme ve hizmet alanı-kadro unvan katsayılarının belirlenmesinde tabiplerin tıbbi işlemler puanı bulunup bulunmadığına ve gelire katkı sağlayıp sağlamadıklarına göre değerlendirme yapıldığı, buna göre, tıbbi işlemler puanı bulunmayan ve gelire katkı sağlamayan tabiplerin (temel tıp uzmanları anatomi, fizyoloji, farmakoloji gibi) branşı gereği sağlık hizmeti sunumuna doğrudan katılmayarak, hastane gelirine da katkı sağlamadığı, bu nedenle hizmet alanı-kadro unvan katsayıları ile taban ödeme katsayılarının da daha düşük belirlendiği, aynı şekilde gelire katkısı olmayan temel tıp ve diğer alanlarda asistan/araştırma görevlisi olarak çalışanların taban ödeme katsayılarının da bu çerçevede belirlendiği, Yönetmelik eki Tablo'larda düzenlenen oranlar; personelin görev yeri, unvanı, hizmet sunum alanı, hizmete katkısı, çalışma koşulları ve sorumlulukları dikkate alınarak düzenlendiğinden, eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı gibi, 209 sayılı Kanun’la idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde düzenlendiğinden üst hukuk normlarına uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : ... Sendikası vekili tarafından, 12/08/2022 tarih ve 3192 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer alan "disiplin durumu" ibaresinin, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık Merkez Teşkilatında, 112 birimlerinde ve 1. Basamakta" görevli olanların yer almaması nedeniyle eksik düzenlemenin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "7 günü" ve "10 günü" ibarelerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin "İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır." şeklindeki kısmının, 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, 5. maddesinin 10. fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça belirleninceye kadar" ibaresinden kaynaklanan eksik düzenlemenin, 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." şeklindeki cümlenin, 7. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar" ibaresinden kaynaklanan eksik düzenlemenin, 12. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır." şeklindeki düzenlemenin belirsiz olması nedeniyle söz konusu eksik düzenlemenin, 14. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." düzenlemesinin, Anılan Yönetmeliğin eki "EK-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" tablosunun "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranının, "EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu"nun,"Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün; 2. sırasında yer alan "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal- Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp) için belirlenen "1,50" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Tabip, Diş Tabibi" için belirlenen "2,26" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp, Diğer)" için belirlenen "0,80" katsayı oranının, "Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)" başlıklı bölümünün; 5. sırasında yer alan "Sağlık Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Diğer Lisansiyerler (Sivil savunma uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, biyolog, mühendis, veteriner hekim, kimyager, sosyolog ve benzerleri)" için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Genel İdare Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 8. sırasında yer alan "Teknik Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 10. sırasında yer alan "Yardımcı Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,12" katsayı oranının, iptaline karar verilmesi istenilmektedir. Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir. 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. (Değişik:11/10/2011-KHK-663/58 md.) maddesinin 1. fıkrasında," (...) döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulur. (Değişik cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." (Değişik ikinci fıkra: 16/6/2022-7411/3 md.) "Bakanlık merkez teşkilatında (laboratuvarlar hariç) görev yapanlar dışındaki personele, döner sermaye gelirlerinden, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun tabip ve eczacı unvanlı kadrolarında çalışanlar ile sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri ile teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personele döner sermaye gelirlerinden dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; eğitim görevlisi ile uzman tabip kadrosuna atanan profesör ve doçentlerde yüzde 950’sini, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde 850’sini, pratisyen tabip ve diş tabipleri ile uzman eczacılarda yüzde 650’sini, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda görev yapan eczacılara yüzde 350’sini, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 305’ini, diğer personelde ise yüzde 225’ini geçemez. Sağlık Bakanlığı tarafından, Hazine ve Maliye Bakanlığının onayı ile belirlenen özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde, yüzde 950 ve yüzde 850 oranları beş kat artırılarak uygulanır. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yenidoğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 225 oranı, yüzde 260 olarak uygulanır. Nöbet hizmetleri hariç olmak üzere mesai saatleri dışında gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak profesör, doçent ve eğitim görevlilerine bu fıkradaki oranların yüzde 50’sini, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara bu fıkradaki oranların yüzde 30’unu, diğer personele yüzde 20’sini geçmeyecek şekilde ayrıca ek ödeme yapılır. Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz ve bu kapsamda söz konusu ek 9 uncu maddeye göre belirlenen ek ödeme tutarı bu fıkra uyarınca döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmek üzere merkezî yönetim bütçesinden karşılanır. Bu madde uyarınca yapılacak ödeme sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.",Ek 3. (Ek: 21/1/2010-5947/2 md.; Değişik:11/10/2011-KHK-663/58 md.) maddesinde, "Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına (döner sermaye dâhil) atanan ve 5 inci madde gereğince döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alan eğitim görevlilerine en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 410’u, uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine % 335’i ve pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise % 265’i oranında, her ay herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın merkezî yönetim bütçesinden ek ödeme yapılır. İl sağlık müdürlüğünün ve hastanelerin sözleşmeli pozisyonlarında istihdam edilen tabipler ile Bakanlık veya bağlı kuruluşlarının kadrosunda tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarında uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi yaptırılanlar için de bu hüküm uygulanır. Bu ödemeye hak kazanılmasında ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu madde kapsamında yapılan aylık ek ödeme tutarı, 5 inci madde ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci maddesi uyarınca aynı aya ilişkin olarak yapılacak ek ödeme tutarından mahsup edilir. Bu maddeye göre yapılan ek ödemenin 5 inci madde ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci maddesi uyarınca aynı aya ilişin olarak yapılacak ek ödemeden fazla olması halinde aradaki fark geri alınmaz. Bu madde kapsamında ödeme yapılanlara 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi hükümlerine göre ek ödeme yapılmaz." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Yasa maddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığının da uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği hazırlanmış, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe konulmuştur. Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının 16/6/2022 tarihli ve 7411 sayılı Kanun’un; A. 3. maddesiyle değiştirilen üçüncü cümlesinde yer alan “…disiplin durumu ...” ile “... yönetmelikle…” ibareleri Anayasa Mahkemesinin 13/09/2023 tarih ve E:2022/102, K:2023/154 sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, anılan cümlenin kalan kısmının iptalleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş, bu karar 27/10/2023 tarih ve 32352 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, "Anayasa Mahkemesi Kararları" başlıklı 153. maddesinde, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, iptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) [96] teklifini öncelikle görüşüp karara bağlacağı, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Anayasa Mahkemesi kararlarının, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağladığı hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemenin, "hukuk devleti" ilkesinin gereği ve doğal sonucu olarak, hukukun genel ilkelerine ve Anayasaya aykırı oldukları için iptal edilen kuralların yürürlükte iken uygulanmasıyla tüm sonuçlarıyla birlikte elde edilmiş kazanılmış hakkı korumayı amaçladığı açıktır. Ancak bu durum, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiği bilinen kuralların, bu kuralların uygulanmasına ilişkin idari işlemlerin hukuka aykırı olduklarından dolayı iptali istemiyle açılan ve halen görülmekte olan davalarda da uygulanacağı anlamını taşımamaktadır. Aksi hal "hukuk devleti" ve "Anayasanın üstünlüğü" ilkeleriyle bağdaştırılamaz. Kaldı ki; menfaat veya hakkını ihlal ettiğini ileri sürdüğü ve hukuksal durumunda etki yaratan idari işlemin iptali istemiyle dava açan ilgilinin, bu işlemin dayandığı yasa ya da yasa gücündeki kararname hükmünün iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkının devamı olarak Anayasa Mahkemesinin bu kuralların iptali yolundaki kararının sonuçlarının görülmekte olan davasında uygulanmasını istemek hak ve yetkisi de vardır. Esasen, yargı yerinin de bu yolda kendiliğinden hareket etmesi gerektiği yukarıda yapılan açıklamalar karşısında zorunludur. Anayasa Mahkemesinin, kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasının temini için, iptal kararının yürürlüğünü ertelediği durumlar ise, yukarıda yapılan tüm açıklamaların ayrık halidir. Anayasa Mahkemesi, iptal kararının daha sonra yürürlüğe gireceğini öngörmek suretiyle yasa koyucunun bu süre içerisinde o alanı, dava konusu olayda olduğu gibi, yeniden düzenlemesini, böyle bir düzenleme yapılması halinde de oluşmuş hukuksal durumun korunmasını ve devam etmesini amaçlamaktadır. Kamu yararını bozacak, olumsuz yönde etkileyecek hukuksal boşluğun doğmasını engellemek için getirilen bu sürenin, yalnızca yasama organına yönelik olduğunu, idarenin bu sürede bir tasarrufta bulunamayacağını kabul etmek, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını bağlayacağını belirten Anayasanın 153. maddesine aykırı olacaktır. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı; fakat henüz yürürlüğe girmediği dönemde tesis edilen işlemlerin yargısal denetimi, yürürlüğü Anayasa Mahkemesi kararıyla korunan düzenlemeye göre yapılmalıdır. Bu durumda davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünün iptal edilen kısmı, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının yürürlüğe gireceği 27/07/2024 tarihine kadar yürürlükte olduğundan işin esasına geçildi. Dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağını oluşturan 209 sayılı Kanunun değişik 5. maddesinde, sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli personele ek ödeme yapılabilmesi konusunda Sağlık Bakanlığına yetki verilmiş olup, bu ödemenin oranı ile esas ve usullerinin, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmış, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte ek ödemenin dağıtımıyla ilgili olarak gözönünde bulundurulacak unsurlar ile personele yapılacak ek ödemelerin alt ve üst sınırları belirlenmiştir. Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacının, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, verimliliği, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmek olduğu belirtilmiştir. Davacının vekili tarafından, davaya konu yönetmeliğin disiplin yönetmeliği olmadığından disiplin durumuna yer verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir. Davaya konu Yönetmeliğinin dayanağı olan 209 sayılı Kanunun 5. maddesinde, ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esaslarının belirlenmesinde dikkate alınacağı belirtilen unsurlar arasında personelin "disiplin durumu" da sayılmış olması karşısında bu maddedeki iptali istenilen ifadenin yasa hükmünde de yer alması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, il sağlık müdürlüğü, il sağlık müdürlüğü birimleri, ulusal referans laboratuvarları ile sağlık tesislerinde görev yapan memurlar, sözleşmeli personel (11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci ve 45 inci maddeleri uyarınca istihdam edilenler hariç), açıktan vekil olarak atananlar, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesine göre görevlendirilen üniversite personeli, kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarında bulunan ve haftanın belirli gün veya saatlerinde veyahut belirli vakalar ve işler ile en az bir ay süreyle görevlendirilen sağlık personeli ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun tabip ve eczacı unvanlı kadrolarında çalışanlar ile sağlık hizmetleri ve teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup, Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personeli kapsar." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacının vekili tarafından, döner sermaye ek ödemesine fiilen katkıda bulunan sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık merkez teşkilatında görev yapan sağlık çalışanları, 112 çalışanları ve 1. basamak sağlık kuruluşlarında çalışan personelin Yönetmeliğin kapsamına alınmadığı bunun hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Yönetmeliğin 2. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmektedir. Anılan yasa maddesinde Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında (laboratuvarlar hariç) çalışanlara bu madde uyarınca ek ödeme yapılması öngörülmediğinden, bunların dava konusu Yönetmelik kapsamına alınmamasının eksik düzenleme olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmelikte sağlık kurum ve kuruluşları birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucuları olarak sınıflandırılmış, birinci basamak sağlık hizmet sunucuları, ilgili mevzuatında tanımlanan, hastaların ayaktan veya yataklı teşhis ve tedavilerinin yapıldığı sağlık kuruluşları olarak tanımlanmış, birinci basamak ayaktan teşhis ve tedavi hizmeti sunan sağlık hizmet sunucuları arasında 112 Acil sağlık hizmeti birimleri sayılmış, birinci basamak ayaktan ve yataklı teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunan sağlık hizmet sunucularının entegre ilçe devlet hastaneleri olduğu belirtilmiştir. Yataklı Tedavi Kurumları İşletmeleri Yönetmeliğinde sayılan tıbbi hizmetler arasında 16. maddesinin (II) fıkrasında, "Merkezi Sterilizasyon Hizmetleri: Merkezi sterilizasyonda ameliyathane, tüm hasta servisleri, poliklinikler, laboratuvarlar, endoskopi, müdahale ve doğum odaları, yoğun bakım gibi hizmet bölümlerinde kullanılacak alet ve malzemeler hizmete uygun olarak kağıt veya özel bohçalar içerisinde, setler halinde topluca sterilize edilerek kullanılmaya hazır vaziyette buradan dağıtılır. Sterilizasyon sorumlusu, kullanan bölüm tarafından yıkanarak sterilizasyona hazır hale getirilen setleri teslim alarak, aldığı miktar kadarını steril halde verir. Merkezi sterilizasyon hizmetleri ve burada çalışanlar ameliyathane sorumlusuna bağlıdır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu durumda 112 Acil sağlık hizmeti birimleri, davaya konu Yönetmeliğin kapsam başlıklı maddesinde sayılmamakla birlikte Yönetmeliğin Sağlık Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü Birimleri, Ulusal Referans Laboratuvarları ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda Çalışan Personele Ek Ödeme Verilmesine Dair Usul ve Esaslara ilişkin 3. Bölümünde yer alan 14. maddesinde, il sağlık müdürlüğüne bağlı birimler arasında sayılması, diğer taraftan sterilizasyon birimlerinde çalışanlarında sağlık kurum ve kuruluşlarındaki hastanelerdeki ameliyathane sorumlusuna bağlı olmaları ve ek ödeme almaları karşısında Yönetmeliğin 2. maddesinde bu birimlerin ayrı ayrı sayılmamış olmasının eksik düzenleme olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinde, "Mesai içi çalışma: Mesai saatleri içinde yapılan çalışmalar ile nöbet ve icap nöbetlerinde yapılan çalışmaları" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Davacının vekili tarafından, nöbet ve icap nöbetlerinin mesai içi çalışma olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülerek bu düzenlemenin iptali istenilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Çalışma saatleri başlıklı 99. (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.) maddesinde, "Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir. Cumhurbaşkanı, yurt dışı kuruluşlarda hizmetin gerektirdiği hallerde, hafta tatilini Cumartesi ve Pazardan başka günler olarak tespit edebilir.", "Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tesbiti" başlıklı 101. (Değişik: 13/2/2011-6111/105 md.) maddesinin 1. fıkrasında, "Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir. ...", Ek 33–(Ek:23/2/1995– KHK-547/10 md.; Değişik: 21/1/2010 - 5947/10 md.) madde de, Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. (Ek cümle: 2/1/2014 - 6514/10 md.) Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir. Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. ... Bu madde hükmü, üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan ve 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50 nci maddesinin (e) bendi kapsamında bulunanlar ile yataklı tedavi kurumlarında çalışan ve 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunanlar hakkında da uygulanır. İcap nöbeti tutan ve bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir icap nöbeti saati için, icap nöbeti süresi kesintisiz 12 saatten az olmamak üzere, yukarıda nöbet ücreti için belirlenen ücretin yüzde 40'ı tutarında icap nöbet ücreti ödenir. Bu madde uyarınca yapılacak ödemeler, döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermaye bütçesinden karşılanır." hükmü yer almaktadır. 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında ".... Nöbet hizmetleri hariç olmak üzere mesai saatleri dışında gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara bu fıkradaki oranların yüzde 30'unu, diğer personele yüzde 20'sini geçmeyecek şekilde ayırca ek ödeme yapılır." kuralına yer verilmiştir. Sağlık hizmeti niteliği gereği öncelikli ve kesintisiz olarak sunulması gereken bir kamu hizmeti olduğundan, sağlık personelinin haftalık çalışma saatinin 657 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca vardiya sistemi uyarınca düzenlenmesi ve personelin nöbet tutması suretiyle hizmetin kesintisiz olarak sağlanması zorunludur. Mesai saatleri dışında ancak haftalık çalışma saatleri sınırı içerisinde kalmak suretiyle nöbet tutan personele aynı yasanın Ek 33. maddesi uyarınca kural olarak izin verilmekle birlikte nöbet veya icap nöbeti sonrasında izin verilemediği durumlarda nöbet ücreti ödeneceği de açıktır. Dava konusu düzenlemedeki mesai içi çalışma tanımından, nöbet ve icap nöbetleri içinde kalan çalışmaların normal mesai saatleri dışında gerçekleşmiş olsa bile mesai saatleri dolmamış ise mesai içi çalışma şeklinde değerlendirileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda; mesai dışı çalışmanın personelin talebi doğrultusunda her sağlık tesisi için hizmet gerekleri ve kapasiteye bağlı olarak yapılan bir çalışma olduğu, sınırlarının hastane yöneticisi tarafından önceden belirlendiği, mesai dışı çalışmanın, haftalık çalışma saatinin aşıldığı durumlarda söz konusu olacağı, nöbette veya icap nöbetinde dahi geçse, haftalık mesai saatini aşmayan çalışma süresinin mesai dışı çalışma olarak değerlendirilemeyeceği, mesai dışı ve mesai içi çalışmalardan kaynaklı ek ödemenin de birbirinden farklı hesaplandığı dikkate alındığında, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinde hukuka aykırılıkgörülmemiştir. Yönetmeliğin "Temel esaslar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinde, "Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir. Resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri, çalışılmış gün olarak kabul edilir.", şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı vekilince, bu fıkra uyarınca izin kullanılması halinde 7 ve 10 gün dışındaki sürelerin fiilen çalışılmış gün olarak kabul edilmeyeceği oysa iki durumunda mazeret niteliğinde olduğundan bu sınırlamaların hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bu düzenlemede yer alan "7 günü" ve "10 günü" ibarelerinin iptali istenilmiştir. 209 sayılı Yasanın anılan maddesinde belirtilen kriterler arasında personelin hizmete katkısı ve çalışma sürelerinin de belirtildiği, çalışma sürelerinin fiilen hizmete katkı kriteriyle doğrudan ilişkili olması nedeniyle davaya konu Yönetmelikte mesai içi ve mesai dışı çalışmalar, mesai içi ve mesai dışı aktif çalışma tanımlamaları yapıldığı ve bunların ek ödeme hesaplamalarında kullanılan puan veya katsayılarının belirlenmesinde dikkate alındığı anlaşılmaktadır. 657 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta Devlet memurlarının faydalanabilecekleri haklar arasında sayılan yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni ve şua-sağlık izinleri ve bu haklarını kullanmaları nedeniyle mali haklarından mahrum bırakılmamaları güvence altına alınmış ve bu Kanunun "Mazeret izni " başlıklı 104. maddesinde mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebileceği, zaruret halinde on gün daha mazeret izni verilebileceği, bu takdirde ikinci kez verilen bu iznin yıllık izinden düşülmesi öngörülmüş, yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmayacağı hükme bağlanmıştır. Döner sermayeden yapılan ek ödeme uygulaması, 657 sayılı Kanun kapsamında ödenen mali haklardan olmayıp, kurum ihtiyaçları karşılandıktan sonra personele döner sermayeye fiilen katkıları ve performansları oranında, aylık ya da sözleşme ücretlerine ilave ödeme niteliğinde olduğundan, 657 sayılı Kanunda öngörülen mali haklar ve bunlara ilişkin koruma tedbirleriyle bire bir kıyaslanması mümkün değildir. Diğer taraftan 209 sayılı Yasa uyarınca döner sermayeden yapılması öngörülen ek ödemeye ilişkin oran, usul ve esasların belirlenmesi konusunda davalı idareye verilen yetki ile ek ödeme uygulamalarının personelin aktif çalışması ve sağlık hizmeti verilen kuruma fiili katkısı esas alınarak yürütüldüğü dikkate alındığında raporlu ve izinli sürelerin çalışılmış süre olarak kabul edilmesine yönelik istisnalar getirilmesi yolunda yapılan düzenlemenin iptali istenilen kısımlarında ek ödeme sisteminin amacına, hizmet gerekleri ile üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır. Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının b) bendinin iptali istenilen kısmında, "İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır." kuralına yer verilmiştir. Davacı vekilince, söz konusu düzenleme ile daha üst hukuk normları içerisinde bulunmayan "ikaz" şeklinde bir yaptırım getirildiği, dava konusu Yönetmeliğin bir "disiplin işlemleri" yönetmeliği olmamasına rağmen, hukuka aykırı ve keyfi bir şekilde disiplin işlemleri yönetmeliği özelliği kazandırılmaya çalışıldığı ileri sürülerek iptali istenilmiştir. Anılan Yönetmelik maddesinde de her bir sağlık tesisinde tıbbi işlemlerle ilgili itiraz ve şikayetleri, bu işlemlerin mevzuata ve tıp etiğine uygun olup olmadığı incelemek, nitelik ve nicelik yönünden değerlendirmek, personelin etkinlik katsayılarını tespitine ilişkin işlemleri yapmak üzere inceleme heyetlerinin oluşumu ve görevlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, mevzuata ve kayıtlarda yapıldığı belirtilen tıbbi işlemlerin gerçeğe aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde bu tıbbi işlemleri yapan tabip ve diş hekimlerinin yazı ile ikaz edilmesi, bu işleme karşı itiraz edilebileceği ve itirazın Kurulda görüşülerek kararın kesinleştirileceği, benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında soruşturma açılması öngörülmüştür. 209 sayılı kanunun 5. maddesinde, ek ödemenin oranı, usul ve esasları belirlenirken dikkate alınacak unsurlar arasında personelin disiplin durumu sayılmış, herbir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulacağı, inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esaslarının Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. İnceleme heyetlerinin tıbbi işlemlerle ilgili inceleme yapmak ve personelin hizmet etkinlik katsayılarının tespitine ilişkin tüm işlemleri yapmak amacıyla kurulduğu, genel veya özel tıbbi işlemlerin ise döner sermayeden yapılacak ek ödeme puanlarının hesaplanmasında önemli bir yer tutması dolayısıyla yapılacak ek ödeme tutarlarını etkileyecek olması karşısında daha fazla ek ödeme almak amacıyla usulsüz tıbbi işlemler puanını artırma yoluna giden ve bunun sonucu diğer dürüst çalışan personelin alacağı ek ödeme tutarlarında haksız olarak azalışlar meydana gelmesine neden olan personelin bu tutumunu engellemek amacıyla yaptırıma tabi tutulmasını öngören bu maddenin iptali istenilen kısmındaki düzenlemelerin de anılan Yasa maddesinde belirtilen unsurlar arasında sayılan disiplin durumu kapsamında yapılan düzenlemeler olduğu sonucuna ulaşıldığından hukuka aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında,"Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına (döner sermaye dâhil) atanan ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesi (altıncı fıkrası kapsamında ek ödeme alanlar hariç) gereğince döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alan eğitim görevlilerine en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 410’u, uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine % 335’i, pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise % 265’i oranında, herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın merkezi yönetim bütçesinden ek ödeme yapılır. Bu ödemeye hak kazanılmasında ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. 209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir. 209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan ek ödemenin bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin olarak yapılacak ek ödemeden fazla olması halinde aradaki fark geri alınmaz.", Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasında, "209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı Sendika vekilince, bu iki fıkranın iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin sağlık çalışanlarını maddi zarara uğratacak nitelikte olduğu gibi hiçbir hukuki gerekçesi bulunmadığı bu nedenle iptali gerektiği ileri sürülmüştür. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Ek 9. maddenin birinci fıkrasında; 657 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrası kapsamında olmak kaydıyla, aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan Devlet memurları arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme ek ödeme yapılması öngörülmüştür. Davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 209 sayılı Yasanın 5. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen personele bir ayda yapılacak ek ödemenin geçemeyeceği üst sınırı çizilmiş, ek ödemenin net tutarının da 375 sayılı KHK'nin ek 9. maddesinde belirtilen ek tutarlarından az olamayacağı, bu maddeye göre belirlenen ek ödeme tutarının, döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmek üzere merkezi yönetim bütçesinden karşılanacağı, aynı Yasanın ek 3. maddesinde de, belirtilen ve 5. madde uyarınca döner sermayeden ek ödeme alan eğitim görevlilerine her ay herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın merkezi yönetim bütçesinden ek ödeme yapılacağı, bu kapsamda yapılan aylık ek ödeme tutarının 5. maddesi uyarınca aynı aya ilişkin olarak yapılacak ek ödeme tutarından mahsup edileceği hüküm altına alınmış olduğundan 5. maddenin 2. ve 3. fıkralarının iptali istenilen mahsuba ilişkin kısımlarındaki düzenlemelerde yasa hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır. Yönetmeliğin 5. maddesinin 10. fıkrasında, "Bireysel hedef katsayısı hesaplanmayan tabipler ile tabip dışı personel için bireysel hedef katsayısı 1 olarak uygulanır. Bireysel hedef katsayısı ve kurum hedef katsayısı Bakanlıkça belirleninceye kadar 1 olarak uygulanır." Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Mesai içi çalışan personelin ham puanları aşağıdaki şekilde hesaplanır. Hizmet etkinlik katsayısı hesaplanamayan durumlar ile unvan ve branşlarda personelin hizmet etkinlik katsayısı 1 (bir) kabul edilir. Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar ilgili katsayı 1 (bir) kabul edilir. a) Genel tıbbi işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diş tabipleri: Ham puanı = Genel tıbbi işlemler puanı x hizmet etkinlik katsayısı. b) Ek-5 sayılı tablo kapsamında sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacak tabipler ve diğer personel: Ham puanı = Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x mesai içi aktif çalışma gün katsayısı x hizmet etkinlik katsayısı." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı Sendika vekilince, Yönetmeliğin 5. maddesinin 10. fıkrasındaki "Bakanlıkça belirleninceye kadar" ve 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar" ifadelerinin muğlak ifadeler olduğu, bu ibarelerin bakanlıkça nasıl bir belirleme yapılacağına ilişkin olması gerektiği, uygulamada belirsizliğe neden olacağı ileri sürülerek eksik düzenlemenin iptali istenilmiştir. Yönetmeliğin 4. maddesinin b) bendinde, Bireysel hedef katsayısı: Bakanlıkça tabip, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar için bireysel hedef göstergelerine göre belirlenen 1,0 ile 1,4 arasında değişen katsayıyı," aynı maddenin j) bendinde de "Hizmet etkinlik katsayısı: Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde görev yapan ve hizmet etkinliği ölçülen tabip ve diş tabiplerinin görev yaptığı birim için Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar ile hizmet etkinlik parametreleri çerçevesinde ek ödemenin hesaplanmasında kullanılacak olan (1,00) ilâ (1,20) arasında değişen katsayıyı," ifade ettiği belirtilmiştir. 209 sayılı Yasanın 5. maddesinde, ek ödemenin oranı, usul ve esaslarının Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin hüküm altına alınmış olması karşısında ek ödemenin hesaplanmasında dikkate alınacak hususlardan olan ve hesaplamalarda çarpan olarak kullanılacak kriterlerin de davalı idarece belirleneceği açık olduğundan bu maddelerdeki düzenlemelerde usule aykırılıktan söz edilemeyeceği gibi davalı Bakanlığa verilen yetki kapsamında yönetmelikte bireysel hedef katsayısı ile hizmet etkinlik katsayılarının, bu katsayıların belirlenen alt ve üst rakamlar arasında değişen katsayılar arasında olacağı belirtilerek tanımlanmış olması nedeniyle bireysel hedef katsayısı hesaplanmayan tabipler ile tabip dışı personel için bireysel hedef katsayısı ve hizmet etkinlik katsayısı hesaplanamayan durumlar ile unvan ve branşlarda hizmet etkinlik katsayısının 1 olarak kabul edileceğinin belirtilmiş olması karşısında iptali istenilen ibarelerin muğlak ifadeler olarak nitelendirilemeyeceği, belirsizliğe yol açtığından ve eksik düzenlemeden bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından bu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasının a) bendinin 2) numaralı alt bendi ile 14. maddesinin 5. fıkrasının b) bendindeki düzenlemelerin iptali istenilen kısımlarına gelince; Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasının a) bendinin 2) numaralı alt bendinde, "Taban ödeme; personelin ödüllendirilerek motivasyonun artırılması amacıyla yapılan ödemedir. Bu ödeme, Ek-3A sayılı tablodaki personelin kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödemenin hesaplanmasında mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ayrıca çarpan olarak kullanılır. Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." Yönetmeliğin 14. maddesinin 5. fıkrasının b) bendinde, "Taban ödeme; motivasyon ve ödüllendirme amacıyla personele yapılan ödemedir. Bu ödeme, personelin kadro unvanına göre Ek-3B tabloda belirlenen taban katsayı ile en yüksek Devlet memuru aylığı ve aktif çalışma gün katsayısının çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." kuralına yer verilmiştir. Bu Yönetmeliğin 14. maddesinin 5. fıkrası 09/11/2022 tarih ve 32008 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesiyle değiştirilmiş olmakla birlikte, değiştirilen fıkranın a) ve b) bentlerine aynen yer verildiği anlaşıldığından işin esasına geçildi. 209 sayılı Yasanın 5. maddesinde ek ödemenin oranı, usul ve esaslarının belirlenmesinde dikkate alınacağı belirtilen unsurlar arasında personelin disiplin durumu da sayılmıştır. Bu maddeden anlaşılacağı üzere, döner sermaye gelirlerinden döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara yapılacak ek ödemelerle güdülen amacın, hizmetlerin rasyonelliğini sağlamak, personelin daha verimli ve etkin çalışmasını teşvik etmek olduğu, bu nedenle söz konusu amacın gerçekleştirilmesi bakımından, 657 sayılı Yasada yazılı bir takım fiillere bağlı olarak personele disiplin cezası verilmesi halinde, belirli bir süreyle ek ödemeden de yoksun bırakılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Disiplin cezaları; kamu hizmetinin daha etkin ve verimli olarak sunulması ve böylece kamu yararının gerçekleştirilmesi amacıyla, kamu görevlilerinin bu amaca aykırı birtakım davranışları için getirilmiş bulunan yaptırımlardır. Başka bir deyimle, kamu görevlilerinin, bu görevlerini yerine getirirken sergileyecekleri davranışlar, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı ile sınırlandırılmış, bu sınırlandırma dışına çıkanlar bakımından bir takım disiplin cezaları öngörülmüştür. Bu itibarla, gerek disiplin cezalarıyla sağlanmak istenen amacın, gerekse bu cezalara bağlı olarak belirli bir süreyle ek ödemede bulunulmamasıyla hedeflenen amacın, kamu görevlilerinin daha etkin ve verimli çalışmasını ve kamu hizmetinin rasyonel bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak olduğu açıktır. Kamu hizmetini yürütmekle görevlendirilen ve göreve bağlılığı, verimliliği, hizmet anlayışı, disipline uyumu, tavır ve davranışları ile görevin etkin bir şekilde yerine getirilmesini sağlayan personelle, söz konusu hususlara aykırı hareket eden personeli bir tutmak mümkün olmadığı gibi kamu görevlisinin disiplin hukukuna aykırı hareket etmesi halinde eylemin karşılığı mevzuatta öngörülen cezayı alacak olmasının yanı sıra, maaş dışı ek ödemeden de mahrum bırakılacağını bilmesi, şüphesiz onu disiplin hükümlerine daha çok uymaya sevkedecek ve bu yolla kurum disiplin ve düzeninin daha etkili bir şekilde sağlanmasıyla birlikte hizmette verimliliğin artmasına da neden olacaktır. Bu durumda, söz konusu ek ödemenin, kurum personelinin daha verimli ve etkin çalışmasını teşvik eden bir ödeme niteliğinde olduğu gözetildiğinde, Yönetmeliğin davaya konu 6. maddesinin 3. fıkrasının (a-2) bendi ile 14. maddesinin 5. fıkrasının b) bendinde belirtilen disiplin cezalarını alanlara belirli sürelerde ek ödeme yapılmamasını öngören düzenlemelerde kamu yararı ile hizmet gereklerine ve hukuka aykırı görülmemiştir. Yönetmeliğin 12. maddesinde, "Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır." kuralı yer almaktadır. Davacı vekilince, bu madde de ek ödeme zamanına ilişkin düzenleme yapılmadığı bunun belirsizliğe yol açtığı ileri sürülerek eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir. Döner sermaye gelirlerinin kaynakları ve bunların tahsilatında olabilecek gecikmeler ile sağlık tesislerindeki personel sayısı ve ek ödeme hesaplamalarında dikkate alınacak bir çok faktörün olması ve bu faktörlerin sağlık tesislerine göre değişiklik gösterdiği ve bunun sonucunda hesaplama sürelerinin ve buna bağlı ek ödeme dağıtım zamanlarının da farklılıklar gösterebileceği açık olmakla birlikte bu durumun ödeme tarihinin belirlenmemesinin haklı bir gerekçesi olarak kabulü mümkün olmayacağı gibi bu belirsizliğin keyfi uygulamalara da yol açabileceği dikkate alındığında keyfi uygulamaları engelleyen belirlilik ilkesi gereğince idarece bu hususlar gözetilerek ek ödemenin yapılacağı tarihin de belirlenmesi gerekirken, bu konuda bir düzenlemeye yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle bu madde de hukuka uyarlık görülmemiştir. Yönetmelik eki EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunun iptali istenilen "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün 2. ve 7. sıralarındaki düzenlemelere gelince; 09/11/2022 tarih ve 32008 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin eki ''EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosundaki "Hizmet sınıfı (Tabip) ve Hizmet sınıfı (Tabip Dışı) başlıkları kaldırılarak bunlar yerine sadece "Unvan" getirilmiş, yeniden sıralama yapılmış, bazı unvanlara ilişkin düzenlemelere aynen yer verilerek sadece sıra numaraları değiştirilmiş, "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün 2. sırasında yer alan "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal-Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp)" ibaresi ve bu sıra için öngörülen 1,50 katsayısı, "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, (Gelire Katkısı Olmayan, Ana dal-Yan dal) şeklinde düzenlenmiş ve katsayısı da 4.00'e yükseltilmiş, 7. sırasındaki "Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp, Diğer)" ibaresi ve bu sıra için öngörülen 0,80 katsayısı, 8. sırada Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Diğer)" şeklinde düzenlenmiş ve katsayısı da 3,00'e yükseltilerek değiştirildiğinden iptali istenilen bu düzenlemelerin geçerliliklerinin kalmaması nedeniyle uygulanma olanağı bulunmadığından bu Tablonun "Hizmet Sınıfı (Tabip) başlıklı bölümünün 2. ve 7. sıraları yönünden davanın konusu kalmamıştır. Yönetmelik eki "EK-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" tablosunun "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranı ile EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunun iptali istenilen "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün; 6. sırası,"Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)" başlıklı bölümünün; 5., 6., 7., 8. ve 10. sırasında yer alan düzenlemelere gelince; 209 sayılı Yasa ile farklı hizmet sınıfında yer alıp farklı unvanlara sahip olan, aldığı eğitim ve mesleki birikimi, görev yeri, sorumluluğu, hizmete katkısı ve performansı farklı olan personele farklı oranlarda ek ödeme yapılması konusunda idareye takdir yetkisi verilmiştir. Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca döner sermayeden yapılacak ek ödemeler, 657 sayılı Kanunda öngörülen ve personele her ay düzenli olarak yapılması zorunlu, genel nitelikte yapılan bir ödeme olmayıp, kurum ihtiyaçları karşılandıktan sonra personele, hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar gözetilerek aylık ya da sözleşme ücretlerine ilave olarak ödenebilen teşvik uygulaması niteliğinde yapılan bir ödemedir. Bu durumda hizmet sınıfları, unvanları, görev, görev yerleri, aldıkları eğitim ve mesleki birikimleri farklı olan personele hizmete katkıları aynı olmayacağından, farklı oranlarda ek ödeme yapılması konusunda takdir yetkisi bulunan idarece hazırlanarak yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" tablosunun "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranı ile EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosunun değişiklik yapılmayan iptali istenilen diğer kısımlarında yer alan ibareler ile katsayılara ilişkin düzenlemelerin, anılan Yasa maddesinde belirtilen kriterler esas alınarak idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde ve ek ödemenin amacına uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından, bu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle dava konusu Yönetmeliğin eki EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosundaki "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün değiştirilen 2. ve 7. sıralarında yer verilen düzenlemelerin konusu kalmadığından bunların iptali istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı, Yönetmeliğin 12. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle iptali, davaya konu diğer düzenlemelerin iptali isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 26/03/2024 tarihinde, davacı ... Sendikası vekili Av. ... ile davalı Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. ...nin geldiği, Danıştay Savcısı ...'ın hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesi, 5. maddesinin onuncu fıkrası, 7. maddesinin ikinci fıkrası, 12. maddesinin birinci fıkrasına yönelik eksik düzenleme iddiası, sadece anılan Yönetmeliğin 2. maddesinde "sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık Merkez Teşkilatında, 112 birimlerinde ve birinci basamakta" görevli olanların yer almaması yönünden hasren incelenerek, gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer alan "disiplin durumu" ibaresinin, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık Merkez Teşkilatında, 112 birimlerinde ve birinci basamakta" görevli olanların yer almaması nedeniyle eksik düzenlemenin, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinin, “Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "7 günü" ve "10 günü" ibarelerinin, (b) bendinde yer alan "İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır." şeklindeki kısmının, ikinci fıkrasında yer alan "209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, üçüncü fıkrasında yer alan "Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, onuncu fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça belirleninceye kadar" şeklindeki düzenlemenin, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." şeklindeki cümlenin, “Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde ham puanın hesaplanması” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar" şeklindeki düzenlemenin, “Ek ödeme zamanı” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır." şeklindeki düzenlemenin, “Ek ödeme” başlıklı 14. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." düzenlemesinin, anılan Yönetmeliğin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi'nin "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "Uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranının, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün; 2. sırasında yer alan "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal- Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp) için belirlenen "1,50" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Tabip, Diş Tabibi" için belirlenen "2,26" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp, Diğer)" için belirlenen "0,80" katsayı oranının, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun "Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)" başlıklı bölümünün; 5. sırasında yer alan "Sağlık Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Diğer Lisansiyerler (Sivil savunma uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, biyolog, mühendis, veteriner hekim, kimyager, sosyolog ve benzerleri)" için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Genel İdare Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 8. sırasında yer alan "Teknik Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 10. sırasında yer alan "Yardımcı Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,12" katsayı oranının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." kuralına; ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlıklı 153. maddesinde, "...Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralına yer verilmiştir. 09/01/1961 tarih ve 10702 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un, dava tarihinde yürürlükte bulunan 5. maddesinin birinci fıkrasında, ''(…) döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 16/6/2022-7411/3 md.) Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulur. (Değişik cümle:16/6/2022-7411/3 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” kuralı yer almaktadır. 209 sayılı Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlanan, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, verimliliği, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmektir.'' kuralı; ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Yönetmelik, il sağlık müdürlüğü, il sağlık müdürlüğü birimleri, ulusal referans laboratuvarları ile sağlık tesislerinde görev yapan memurlar, sözleşmeli personel (11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci ve 45 inci maddeleri uyarınca istihdam edilenler hariç), açıktan vekil olarak atananlar, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesine göre görevlendirilen üniversite personeli, kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarında bulunan ve haftanın belirli gün veya saatlerinde veyahut belirli vakalar ve işler ile en az bir ay süreyle görevlendirilen sağlık personeli ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun tabip ve eczacı unvanlı kadrolarında çalışanlar ile sağlık hizmetleri ve teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup, Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personeli kapsar.'' kuralı; ''Tanımlar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde, ''Mesai içi çalışma: Mesai saatleri içinde yapılan çalışmalar ile nöbet ve icap nöbetlerinde yapılan çalışmaları,'' kuralı; ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ''Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir. Resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri, çalışılmış gün olarak kabul edilir.'' kuralı; (b) bendinde, ''Tabiplerce gerçekleştirilen tıbbi işlemleri incelemek amacıyla her bir sağlık tesisinde inceleme heyeti oluşturulur. Koordinatör Başhekimliğe bağlı her bir hastane için Koordinatör Başhekim tarafından ayrı ayrı inceleme heyeti oluşturulabilir. İnceleme heyeti, başhekim tarafından belirlenen ve tercihen mesleğinde en az 5 yıl çalışmış olan tabip veya diş tabipleri ile gelir tahakkuk ve faturalandırma konusunda uzman bir üyeden oluşur. Heyet başkanı, başhekim veya görevlendireceği başhekim yardımcısıdır. İnceleme heyeti üye sayısı 3’ten az, 12’den fazla olamaz. İnceleme heyeti üyelerinin görev süresi, takvim yılı sonu itibarıyla sona erer. Görev süresi sona eren üye tekrar görevlendirilebilir. İnceleme heyeti, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Oyların eşitliği halinde, heyet başkanının oyu yönünde karar alınmış sayılır. İnceleme heyetinin çalışmaları sırasında ihtiyaç duyduğu bilgi, belge ve kayıtlar ilgili birimlerce ivedilikle temin edilerek heyete sunulur. Heyetin sekretaryası idari ve mali hizmetler müdürlüğünce yapılır. Tabipler, ilgili dönemde gerçekleştirdikleri tıbbi işlemlerin doğruluğunu, Bakanlıkça yayımlanan Tıbbi İşlem Listelerindeki açıklama ve hükümler ile ilgili mevzuatlara uygunluğunu sağlık tesisinin bilgi yönetim sistemi üzerinden düzenli olarak kontrol etmekle yükümlüdür. İdare tarafından adına kayıtlı işlemlerin doğruluğu tabiplere onaylatılarak varsa düzeltme talebi de alınıp toplantı öncesi inceleme heyetine bildirmesi sağlanır. İnceleme heyeti; sağlık tesisi kayıtlarında yapıldığı bildirilen tıbbi işlemlerin yapılıp yapılmadığını, Tıbbi İşlem Listelerindeki açıklama ve hükümler ile tıp etiğine uygunluğunu inceler, işlemleri yerindelik, ilgili mevzuata uygunluk, nitelik ve nicelik yönünden değerlendirir. Her ek ödeme dönemi için ilgili personelin hizmet etkinlik katsayılarının tespitine ilişkin tüm işlemleri yürütür. Tıbbi işlemlerle ilgili itiraz ve şikâyetleri inceler ve karara bağlar. İlgili dönem için yapacağı inceleme ve değerlendirme sonucunda hazırlayacağı raporu başhekime, Koordinatör Başhekimlerce oluşturulan İnceleme Heyetleri ise Koordinatör Başhekime sunar. İnceleme heyeti tarafından, sağlık tesisi kayıtlarında yapıldığı bildirilen tıbbi işlemlerin, Tıbbi İşlemler Listesi açıklamalar kısmında yer alan hükümler ile ilgili mevzuata uygun olmadığının tespit edildiği durumlarda, söz konusu işlemler heyet tarafından iptal edilir. Bu husus haricinde tabiplerce gerçekleştirildiği bildirilen tıbbi işlemlerle ilgili olarak inceleme heyeti tarafından herhangi bir düzenleme yapılamaz. Başhekim, inceleme heyeti çalışmalarının takibinden ve inceleme heyeti raporlarının gereğinin uygulanmasından sorumlu olup tıbbi işlemlerde uygunsuzluk tespit edilmesi halinde, disiplin işlemi başlatır ve inceleme heyeti kararlarına istinaden ek ödemeye esas olacak işlemleri sonuçlandırarak kesin karara bağlar, gerektiğinde önceki ek ödeme dönemleri için de inceleme yaptırabilir. İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır.'' kuralı; ikinci fıkrasında, ''Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına (döner sermaye dâhil) atanan ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesi (altıncı fıkrası kapsamında ek ödeme alanlar hariç) gereğince döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alan eğitim görevlilerine en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 410’u, uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine % 335’i, pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise % 265’i oranında, herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın merkezi yönetim bütçesinden ek ödeme yapılır. Bu ödemeye hak kazanılmasında ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. 209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir. 209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan ek ödemenin bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin olarak yapılacak ek ödemeden fazla olması halinde aradaki fark geri alınmaz.'' kuralı; üçüncü fıkrasında, ''209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir.'' kuralı; onuncu fıkrasında, ''Bireysel hedef katsayısı hesaplanmayan tabipler ile tabip dışı personel için bireysel hedef katsayısı 1 olarak uygulanır. Bireysel hedef katsayısı ve kurum hedef katsayısı Bakanlıkça belirleninceye kadar 1 olarak uygulanır.'' kuralı; ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı'' başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde, ''Taban ödeme; personelin ödüllendirilerek motivasyonun artırılması amacıyla yapılan ödemedir. Bu ödeme, Ek-3A sayılı tablodaki personelin kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek Devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödemenin hesaplanmasında mesai içi aktif çalışma gün katsayısı ayrıca çarpan olarak kullanılır. Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' kuralı; “Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde ham puanın hesaplanması” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında, ''Mesai içi çalışan personelin ham puanları aşağıdaki şekilde hesaplanır. Hizmet etkinlik katsayısı hesaplanamayan durumlar ile unvan ve branşlarda personelin hizmet etkinlik katsayısı 1 (bir) kabul edilir. Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar ilgili katsayı 1 (bir) kabul edilir.'' kuralı; ''Ek ödeme zamanı'' başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında, ''Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır.'' kuralı; ''Ek ödeme'' başlıklı 14. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde, ''Taban ödeme; motivasyon ve ödüllendirme amacıyla personele yapılan ödemedir. Bu ödeme, personelin kadro unvanına göre Ek-3B tabloda belirlenen taban katsayı ile en yüksek Devlet memuru aylığı ve aktif çalışma gün katsayısının çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz.'' kuralı yer almış olup; Yönetmeliğe ekli EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi'nde mesai içi, mesai dışı, özellikli tıbbi işlemler, uluslararası sağlık hizmetleri tavan ek ödeme tutarına esas katsayılar, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nda hizmet sınıfı (tabip) ve hizmet sınıfı (tabip dışı) başlığı altında katsayı oranları öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun ile değişik son cümlesindeki, sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği yönündeki düzenleme gereğince, anılan madde dayanak alınmak suretiyle dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Yönetmelik hükümlerinin dayanağı olarak gösterilen, 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesiyle 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinde yer alan “…disiplin durumu,…” ve “…yönetmelikle…” ibarelerinin iptali istemiyle açılan davada: Anayasa Mahkemesinin 27/10/2023 tarih ve 32352 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/09/2023 tarih ve E:2022/102, K:2023/154 sayılı kararıyla; ''...disiplin durumu,...'' ibaresi yönünden, ''...söz konusu fıkrayla disipline aykırı eylemler dolayısıyla döner sermaye ek ödemesi yapılmaması veya düşük oranda yapılması suretiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki disiplin cezalarına ek bir cezanın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan Kanun’un 125. maddesinde disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma biçiminde belirlenmiş ve her bir cezayı gerektiren fiil ve hâller ayrı ayrı düzenlenmiştir. 209 sayılı Kanun’un 5. maddesinde ise disipline aykırı fiil ve hâller nedeniyle döner sermaye ek ödemesinden kesinti biçiminde yeni bir cezaya yer verilmekle birlikte ek ödemeden hangi durumda ve ne miktarda kesinti yapılacağına ilişkin belirleme yapılmamıştır. Başka bir deyişle ek ödemenin oranının belirlenmesinde disiplin durumunun dikkate alınacağı öngörülmekle birlikte bu kapsamda yer alan disipline aykırı fiil ve hâllerle bunlara uygulanacak yaptırım arasında herhangi bir ilişkilendirmenin yapılmadığı, hangi eylemin hangi disiplin cezası ile cezalandırılacağının açık ve net olarak gösterilmediği ya da bunun tespit edilmesine imkân sağlayacak herhangi bir ölçüte yer verilmediği veyahut bu hususta kişiler ve idare açısından belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde kanuni bir çerçevenin oluşturulmadığı görülmektedir. Bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda bir disiplin cezasının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı açıktır. (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, §§ 17, 18). Buna göre kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımamaktadır. Söz konusu yaptırımın döner sermaye ek ödemesinin oranının azaltılması veya yapılmaması biçiminde uygulanacak olması nedeniyle de mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik şeklî anlamdaki kanuni düzenlemenin içeriği itibarıyla mülkiyet hakkını koruyacak nitelikte belirli ve öngörülebilir olduğu söylenemez. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 35. ve 128. maddelerine aykırıdır...'' gerekçesiyle, ''...yönetmelikle...'' ibaresi yönünden; ''...döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın çalışmaları karşılığında parasal ödeme biçiminde yapılan döner sermaye ek ödemesinin mali haklar kapsamında olduğu şüphesizdir. Döner sermaye gelirlerinin hangi kamu harcamalarının finansmanında kullanılacağının, personele ödenmesi durumunda ise hangi personele ne oranda ve ne tür kriterler esas alınarak ödeneceğinin belirlenmesi anayasal güvencelere aykırı olmamak kaydıyla kanun koyucunun takdirindedir (AYM, E.2013/50, K.2015/38, 1/4/2015). Kanun koyucunun bu konudaki takdir yetkisi kullanımının Anayasa’ya uygun olabilmesi için ek ödemeye ilişkin hususların temel esasları, ilkeleri ve çerçevesinin kanunda belirlenmiş olması dolayısıyla kanuniliğin sağlanması gerekmektedir. 209 sayılı Kanun’un döner sermaye gelirlerinden sağlık personeline ek ödeme yapılmasına ilişkin 5. maddede; görev ve ünvan ile işin kamu kurum ve kuruluşları dışındakilere ya da uluslararası hizmet sunumu biçiminde yapılıp yapılmadığına göre ek ödemeye ilişkin taban ve tavan miktarları belirlenmiş, anılan maddenin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde “Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi…çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları”nın Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre kamu görevlilerine ödenecek mali haklar içinde yer alan döner sermaye ek ödemesinin oranı dolayısıyla yapılacak ödemenin miktarı kanunda belirtilen unsurlar ve sınırlar dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenecektir. Bu durumda söz konusu mali hakkın miktarının kanunla belirlenmediği, bu yetkinin idareye tanındığı anlaşılmaktadır. Ek ödemenin miktarı yanında idareye tanınan usul ve esas belirleme yetkisi çerçevesinde kanunla düzenlenmesi gereken diğer temel unsurlar ile ilkelerin ve çerçevenin belirlenmesi yetkisinin de idareye tanındığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırıdır...'' gerekçesiyle anılan ibarelerin iptalleri ile 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinin kalan kısmının 30/03/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline karar verilerek, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Öte yandan, 01/03/2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 21/02/2024 tarih ve 7496 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesi ile 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ''Sağlık kurum ve kuruluşlarında tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörlere göre sağlık tesisinin dağıtabileceği miktar üzerinden bu maddede düzenlenmiş olan esaslar çerçevesinde; personelin unvanı, yürüttüğü görevin türü, özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma ve süresi, yapılan tıbbî işlemlerin nitelik ve sayısı, araştırma faaliyetlerine, uzmanlık eğitimine ve hizmet içi eğitime katılımı, mesai içinde ve dışında yapılan çalışmalar ve süresi, muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerin niteliği, sayısı ve güçlüğüne ilişkin teknik konular, hizmete katkı ve performans gibi değişkenlik arz eden hususlar ile personelin ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılacak ek ödeme, görevlendirme hâlinde ek ödemenin yapılacağı sağlık kurum veya kuruluşu, inceleme heyetlerinin oluşumu, çalışma usul ve esasları ile konuyla ilgili diğer hususlar Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında; Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, beşinci fıkrasında; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, altıncı fıkrasında ise; Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı, kuralları yer almaktadır. Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır. Bakılan uyuşmazlıkta, 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesine dayanılarak hazırlanan dava konusu Yönetmelik hükümleri, anılan maddenin birinci fıkrasının değiştirilen üçüncü cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiş bulunmaktadır. Bu durumda; dava konusu olan ve iptali istenilen Yönetmelik hükümleri, 209 sayılı Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulduğundan ve yasal dayanağı olan kısmı, yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olduğundan, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yer alan "disiplin durumu" ibaresinin, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "sterilizasyon birimlerinde, Bakanlık Merkez Teşkilatında, 112 birimlerinde ve birinci basamakta" görevli olanların yer almaması nedeniyle eksik düzenlemenin, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinin, “Temel esaslar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "7 günü" ve "10 günü" ibarelerinin, (b) bendinde yer alan "İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır." şeklindeki kısmının, ikinci fıkrasında yer alan "209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi gereği yapılan aylık ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, üçüncü fıkrasında yer alan "Bu şekilde merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı, bu Yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir." şeklindeki cümlenin, onuncu fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça belirleninceye kadar" şeklindeki düzenlemenin, ''Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." şeklindeki cümlenin, “Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde ham puanın hesaplanması” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "Bakanlıkça hizmet etkinlik usul ve esasları belirleninceye kadar" şeklindeki düzenlemenin, “Ek ödeme zamanı” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Ek ödeme, aylık dönemler halinde yapılır." şeklindeki düzenlemenin, “Ek ödeme” başlıklı 14. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Bu ödeme disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmaz." düzenlemesinin, anılan Yönetmeliğin eki EK-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar Listesi'nin "Mesai Dışı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılar" başlığı altında "Uzman eczacılar" için belirlenen "1,30" katsayı oranının, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun "Hizmet Sınıfı (Tabip)" başlıklı bölümünün; 2. sırasında yer alan "Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Uzman Tabip (Ana dal- Yan dal) (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp) için belirlenen "1,50" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Tabip, Diş Tabibi" için belirlenen "2,26" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Asistan/Araştırma Görevlisi (Gelire Katkısı Olmayan-Temel Tıp, Diğer)" için belirlenen "0,80" katsayı oranının, EK-3A sayılı Taban Ödeme Katsayıları Tablosu'nun "Hizmet Sınıfı (Tabip Dışı)" başlıklı bölümünün; 5. sırasında yer alan "Sağlık Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 6. sırasında yer alan "Diğer Lisansiyerler (Sivil savunma uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, biyolog, mühendis, veteriner hekim, kimyager, sosyolog ve benzerleri)" için belirlenen "0,32" katsayı oranının, 7. sırasında yer alan "Genel İdare Hizmetleri" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 8. sırasında yer alan "Teknik Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,16" katsayı oranının, 10. sırasında yer alan "Yardımcı Hizmetler" sınıfı için belirlenen "0,12" katsayı oranının İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/4255, K. 2024/1564, T. 11.10.2011, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-4255-e-2024-1564-k-b490fb1ca7cf