Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/338 E. 2023/4322 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/338
Karar No
2023/4322
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ON İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/338 Karar No : 2023/4322 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR: 1- DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Atina Büyükelçiliğinde sözleşmeli sekreter olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle işe alınma açısından gerekli olan nitelikleri taşımadığından, hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin ... tarih ve Atina ... sayılı işlemin iptali ile ödenmeyen aylıklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla; sözleşmeli sekreter kadrosuna atanmak ve bu görevde çalışmaya devam edebilmek için güvenlik soruşturmasının olumlu olması gerektiği, davacının çalıştığı görevin niteliği ve hassasiyeti göz önünde bulundurulduğunda; hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ile edinilen bilgi ve belgelerin, sözleşmeli sekreter kadrosuna atanmasına ve bu haliyle sözleşmeli personel olarak çalışmaya devam etmesine engel teşkil edeceğinden, dava konusu işlemde sebep yönünden kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; öte yandan, davacı hakkında verilen işbu iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının yoksun kaldığı aylık ve özlük haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; İptal davaları neticesinde verilen iptal kararının, hukuka aykırı idari işlemin hukuk dünyasından kaldırılarak bütün etki ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını gerektirdiği, işlemin muhatabı olan kişilerin bu işlemden hiç etkilenmemiş konuma getirilmesi gerektiği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının "ödenmeyen parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; Davacının yürüttüğü kamu görevinin özelliği ve hassasiyeti de dikkate alınarak sözleşmesinin feshedildiği, güvenlik soruşturmasının mevzuat gereği yapıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Dışişleri Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının Dışişleri Bakanlığı Sözleşmeli Personel Alımı Sınavında başarılı olması üzerine 01/02/2016 tarihinde ...konsolosluğuna sözleşmeli sekreter olarak atandığı, burada görev yapmakta iken yaptırılan güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından, işe alınma açısından gerekli olan nitelikleri taşımadığından bahisle hizmet sözleşmesinin feshedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava, Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava, Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir. Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, dava konusu işlemin iptaline, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi özlük haklarının iadesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde; dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin isteminin de kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, istem hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, özlük haklarının iadesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının ödenmeyen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/09/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/338, K. 2023/4322, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-338-e-2023-4322-k-d78126796379