Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/2693 E. 2025/5954 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/2693
- Karar No
- 2025/5954
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2693 Karar No : 2025/5954
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- DAVACI :... VEKİLİ : Av. ...
2- DAVALI : ... Kurumu Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair kararın ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine görevine iade edilen davacının, açıkta geçirdiği sürelere ilişkin parasal haklarının ödenmesi talebiyle yaptığı 29/09/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaş tutarlarının kademeli olarak hesaplanarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, 100.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; idarenin hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların yine aynı idareler tarafından karşılanması gerektiği, hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan işlem idarece tesis edilmeseydi davacının görevine devam edeceği, ancak söz konusu işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi neticesinde, davacının görevine başlayabildiği, çalışamadığı döneme ilişkin yoksun kaldığın parasal hakların tarafına ödenmesi gerekirken, davacının başvurusunun zımnen reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının 100.000,00-TL tutarında manevi tazminat talebi yönünden incelenmesine gelince, davacının 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı yapmış olduğu itirazın reddine dair Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve...sayılı kararında; byLock iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasının bulunduğu tespitlerine yer verildiği, ancak ... İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen kararda; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında bylock programını kullanmadığı ve başka delil de bulunmadığı belirtilerek, kovuşturma yapmaya yer olmadığına karar verildiği, gelinen aşamada anılan Komisyon kararının bu tespit yönünden de davacının FETÖ/PDY bağına dayanak olamayacağının ifade edildiği, bu haliyle davacı hakkında elde edilen bilgilerin, ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma ve ... İdare Mahkemesince yapılan yargılama sırasında değerlendirildiği ve aksinin ortaya konulduğu, idarenin iptal edilen her işleminin tazminat sorumluluğu doğurmadığı, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, idarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulmasını gerektirecek derecede ağır hizmet kusuru niteliğinde olmadığı, hal böyle olunca, manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların somut olayda oluşmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her birinin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 100.000,00-TL manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişilere OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru imkanı getirildiği, Komisyonca başvurusu kabul edilenlerin kamu görevine döndürülecekleri ve bu kişiler yönünden ilgili kanun hükmünde kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçları ile birlikte ortadan kalkacağı, bu kişilere kamu görevinden ayrı kaldıkları döneme ilişkin mali ve sosyal haklarının ödeneceğinin düzenleme altına alındığı, olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden çıkarılan kişilerden Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca göreve iade edilmesine karar verilenlere yönelik özel birtakım hükümler getirildiği ve ilgililere yalnızca mali ve sosyal haklarının ödenmesinin öngörüldüğü, bunun dışında herhangi bir tazminat ödenmeyeceğinin açıkça ifade edildiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca başvurusu reddedilenler için ise, komisyon kararına karşı yetkili Ankara idare mahkemesine dava açılması olanağının getirildiği, idare mahkemesince Komisyon kararının hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi durumunda da, kişilerin görevlerine iade edilmesi zorunlu olup, verilen iptal kararı aynı zamanda Komisyonca başvurunun kabul edilmemesinin de hukuka aykırılığını ortaya koyduğu, bu nedenle, her ne kadar, davalı idarece 7075 sayılı Kanun'da OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararına istinaden görevine iade edilenlerin mali ve sosyal haklarına yönelik düzenleme yapıldığı, Komisyon kararı üzerine dava açabileceği düzenlenmesine karşın, mahkeme kararı üzerine ne şekilde işlem tesis edileceğinin düzenlenmediği ileri sürülmekte ise de, bu şekilde göreve iade edilenlere de, aynı Komisyonca başvurusu kabul edilerek iade edilenler gibi, özel kanun niteliğini taşıyan 7075 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak mali ve sosyal haklarının faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise; 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinde OHAL işlemleri inceleme komisyonunca başvurusu kabul edilerek göreve iade edilenlerin, kamu görevinden çkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarının açıkça düzenleme altına alınmış olduğu, bu hüküm başvurusu Komisyonca kabul edilmeyenlerle ilgili olarak verilen iptal kararı üzerine göreve başlatılanlara da uygulanacağı, Ankara 19. İdare Mahkemesinin iptal kararı üzerine göreve başlatılan davacıya, söz konusu açık hüküm nedeniyle manevi tazminat ödenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlem nedeniyle ağır bir elem ve üzüntü duyduğu, göreve iade edildikten sonra da mobinge uğradığı belirtilerek, temyize konu kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İdare tarafından; 7075 sayılı Kanun hükümleriyle, olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden çıkarılan kişilerden Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca göreve iade edilmesine karar verilenlere yönelik özel birtakım hükümler getirildiği ve ilgililere yalnızca mali ve sosyal haklarının ödenmesi öngörüldüğü, bunun dışında herhangi bir tazminat ödenmeyeceği açıkça düzenlendiğinden, temyize konu kararın iptal ve kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın "iptale" ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her birinin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı incelendiğinde; İdari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; a) İdareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin; b) İdareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin; c) İdari işleme karşı açılan bir iptal davasında, sadece dava konusu işlemin iptalinin istenmesi ve bu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine süresinde açılmış (iptale dayalı) bir tam yargı davasında, ilk (iptal) davanın açıldığı tarihteki başvuru tarihinin; başvuru yok ise, anılan (iptal) davanın açıldığı tarihin; esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Buna göre, kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve yargı kararıyla göreve iade edilenler tarafından, kamu görevinden çıkarılma işlemi nedeniyle, görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle açılacak davalarda; uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, Komisyona başvuru tarihinin esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru tarihinin esas alınması gerekirken, "...işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her birinin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu husus 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "...işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Davacının temyiz istemi yönünden; 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kararların uygulanması" başlıkı 10. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. ....İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." hükmü öngörülmüştür. Öte yandan, 12/01/2023 tarih ve 32071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının onüçüncü cümlesinde yer alan “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” ibaresi iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Uyuşmazlıkta, kamu görevinden çıkarılan ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair kararın... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine görevine iade edilen davacının, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." şeklindeki açık düzenlemenin bulunduğu, bu hükmün, başvurusu Komisyonca kabul edilmeyenlerle ilgili olarak verilen iptal kararı üzerine göreve başlatılanlara da uygulanacağı, Ankara 19. İdare Mahkemesinin iptal kararı üzerine göreve başlatılan davacıya, söz konusu açık hüküm nedeniyle manevi tazminat ödenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat istemi yönünden istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiş ise de; söz konusu düzenlemenin işbu dava derdest iken Anayasa Mahkemesince iptal edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre; Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan düzenlemenin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrasında, oluşan yeni hukuki durum dikkate alınmak suretiyle, manevi tazminat istemi yönünden yeniden değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her birinin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,...-TL manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her birinin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, "manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.