Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2020/5432 E. 2023/5536 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2020/5432
Karar No
2023/5536

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5432 Karar No : 2023/5536 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...Bakanlığı 2- ... Valiliği VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik 29/05/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlem ile anılan işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik'in 9. maddesinin birinci fıkrasının ve 11. maddesinin yargı kararı uyarınca yeniden düzenlendiği, davacının bu kapsamda sözlü sınava tabi tutulduğu, sınav komisyonunun ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun oluşturulduğu, davacıya ve diğer adaylara ilgili Yönetmelik'te belirlenen kriterler çerçevesinde komisyon üyelerince ayrı ayrı değerlendirmeler ile takdir edilen puanların aritmetik ortalaması alınarak düzenlenen sözlü sınav başarı listesi sonucu davacının başarısız sayıldığı, sözlü sınavların yapısı gereği bilgi düzeyini ölçmeye yönelik yapılan yazılı sınavlardan farklı olarak, adayların muhakeme gücü, ifade yeteneği, fiziki görünümü, genel kültürü gibi yönlerden durumlarının değerlendirilmesine yönelik olduğu, sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alınması gerektiğine ilişkin olarak mevzuatta herhangi bir hükme yer verilmediği, sözlü sınavda, nesnelliğin sağlanamadığına, açık takdir hatası ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı davranıldığına ilişkin somut bilgi ve belgelerin dosyaya sunulamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözlü sınavın usulüne uygun olarak yapıldığı sonucuna varıldığından, davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Sözlü sınavda bütün sorulara doğru cevap vermesine rağmen, komisyon tarafından ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun objektif bir değerlendirme yapılmayarak puanının belirlendiği, sözlü sınavın, denetimi neredeyse imkansız olan ve uygulamada birçok haksızlığı beraberinde getiren bir sınav şekli olduğu, bu durumun yazılı sınavın bertaraf edilmesi anlamını taşıdığı, kariyer ve liyakat ilkelerinin; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda temel ilkeler olarak belirlendiği, dava konusu işlem bakımından da, idarenin takdir yetkisini bu ilkeler doğrultusunda kullanıp kullanmadığı, tarafsız kalıp kalmadığı, eşitlik ilkesine uyup uymadığının incelenmesi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Dava; davacı tarafından; 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik 29/05/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlem ile anılan işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir. Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin; diğer idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir. Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirebilmesi için; sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak soruların ve cevaplarının (cevap anahtarının) hazırlanması ve tutanağa bağlanması, sınav sırasında, sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, adayların sorulara verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen sözlü sınava ilişkin idari işlemin yetki ve şekil dışındaki unsurlar yönünden de hukuka uygunluk denetimi sağlanmış olacaktır. Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınav sorularına ait cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorulara ilişkin cevap anahtarının da sözlü sınavın yapılmasından önce hazırlanmış olması ve davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2020/5432, K. 2023/5536, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2020-5432-e-2023-5536-k-72cbe1fd64a2