Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2020/1728 E. 2023/5214 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2020/1728
- Karar No
- 2023/5214
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1728 Karar No : 2023/5214 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Çanakkale ili Çan Devlet Hastanesinde hemşire olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından yapılan facebook paylaşımlarının, yasaklanmış yayın olduğuna, basıldığına ve kurum içinde dağıtıldığına, teşhir edildiğine dair herhangi bir tespit bulunmadığı gibi anılan paylaşımların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde tanımlanan "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiil kapsamında da bulunmadığının açık olduğu, buna göre; uyuşmazlık konusu olayda, tipiklik unsurunun, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde yer alan kural yönünden gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, davacının bu madde uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 07/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/11/2018 tarih ve E: 2018/2180, K:2018/5660 sayılı bozma kararına uyularak; olayda, davacı hakkında yapılan soruşturma eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının sosyal medya hesabından konuya ilişkin olarak siyasi ve ideolojik amaçlı bir takım paylaşımlarda bulunduğu hususu sabit ise de, söz konusu facebook paylaşımlarının, yasaklanmış yayın olduğuna, basıldığına ve kurum içinde dağıtıldığına, teşhir edildiğine dair herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, anılan paylaşımların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde tanımlanan "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiil kapsamında da bulunmadığı görülmekte ise de, ilgili paylaşımların içeriğinin incelenmesinden davacının paylaşımlarının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde tanımlanan ''İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engeleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak'' fiili kapsamında bulunduğu, bu sebeple davacının sübuta eren eylemlerinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında yer aldığı dikkate alındığında, sonucu itibarıyla adı geçenin fiilinin karşılığı disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacının istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme sebebiyet veren sosyal medya paylaşımları hakkında, çalıştığı kurumda herhangi bir huzursuzluk olmadığı gibi idare tarafından herhangi bir ceza kovuşturması da yapılmadığı, fillerinin ceza hukuku açısından suç teşkil etmediği gibi disiplin hukuku açısından da memuriyetten çıkarmayı gerektirecek ağırlıkta filler olmadığı, 657 Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi gereğince savunması alınmak suretiyle dava konusu işlem tesis edildiği, halbuki Danıştay'ın bozma kararından sonra 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi gereğince savunması alındıktan sonra disiplin cezası işlemi tesis edilmesi gerektiği, Anayasa'nın 129. maddesi gereğince savunma alınmaksızın disiplin cezası verilemeyeceği ve bu şekilde Anayasa'nın 36. maddesi gereğince adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, disiplin cezasına konu fiiline konu sosyal medya paylaşımları sosyal medyada kamusal alana açık olmayıp 3. bir kişinin adını sosyal meydada arattırıp içeriğine girmesi suretiyle bu mesajlara ulaşılabildiği, bu durumda sosyal medyada kişilerin sosyal medya hesaplarındaki tüm paylaşımlarının disiplin hukuku bakımından cezai sonuçlara bağlanmasının temel hak ve hürriyetler sistemini bir bütün halinde yok edeceği, dolayısıyla Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan haklar açıkça ihlal edilip, kişisel verilerin korunması imkansız hale getireceği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, söz konusu kararın bozulmasının gerektirecek nitelikte olamadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 07/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi; davacının istinaf başvurusunun ise reddi yolundaki temyize konu ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.