Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/3880 E. 2025/3927 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/3880
- Karar No
- 2025/3927
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/3880 Karar No : 2025/3927
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Davacı ... vekili Av. .... tarafından, Özbekistan uyruklu olan müvekkili hakkında tesis edilen Ç-120 tahdit kodunun kaldırılması istemiyle İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğüne yapılan 29/12/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle İstanbul Valiliğine karşı açılan davada, İstanbul 16. İdare Mahkemesince verilen uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 29/05/2025 tarih ve E:2024/4201, K:2025/2794 sayılı karar ile Ankara 1. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 22/07/2025 tarih ve E:2025/1734, K:2025/2952 sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı vekili tarafından müvekkili hakkında konulan tahdit kodunun kaldırılması talebiyle 29/12/2022 tarihinde İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, bu başvuruya ilişkin olarak İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce dava dosyasına sunulan 10/07/2025 tarihli yazıda, davacıya ait "... tarih ve ... başvuru sayılı dilekçesi hakkında, dilekçe sahibi olan avukat adına vekaletname olmadığından Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunda belirtilen şartları karşılamaması sebebiyle ilgili dilekçe hakkında bir işlem tesis edilmemiştir." şeklinde açıklamalarda bulunulduğu, dolayısıyla, İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından davacı vekilinin başvurusunun Göç İdaresi Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne iletilmediği anlaşılmakta, ayrıca davacı tarafından anılan kurumlara yapılmış başkaca bir başvuru bulunduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı görülmektedir. Öte yandan, davacı tarafından, dava dilekçesinde İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı vekili tarafından, müvekkili hakkında konulan tahdit kodunun kaldırılması talebiyle İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne yapılan 29/12/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptalinin istenildiği, bu başvuru üzerine Göç İdaresi Başkanlığınca tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı gibi, başvurunun Göç İdaresi Başkanlığına da gönderilmediği, davacıya ait başvurunun İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce vekilin vekaletnamesinin olmaması sebebiyle reddedildiği görüldüğünden, davanın görüm ve çözümünde genel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlemi tesis eden merciin bulunduğu yer olan İstanbul ilinin idari yargı yetkisi bakımından bağlı bulunduğu İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın İstanbul 16. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 1. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 18/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.