Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/1611 E. 2025/3580 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/1611
- Karar No
- 2025/3580
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/1611 Karar No : 2025/3580
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, davalı idare ile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. ile 13/10/2022 tarihinde imzalanan Kurum Maaş Ödeme Ek Protokolü'nün iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, 17/04/2024 tarihi itibarıyla yeni bir protokolün yürürlüğe girmemesi sebebiyle dava açma süresinin başladığı, bu itibarla tarafına tebliğ edilmeyen protokolün imzalandığı tarih esas alınarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinde, "1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak: a) Cumhurbaşkanı kararlarına, b) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, c) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere, e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar." hükmü yer almaktadır. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin, bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" bağımsız mahkemeler olduğu hükme bağlandıktan sonra, aynı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise, dava dilekçeleri üzerine yapılan ilk inceleme sonunda, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hükmü bulunmaktadır. Düzenli hâle koymak, düzen vermek olarak tanımlanabilecek olan düzenleme, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise hukukta sürekli, soyut, objektif ve genel durumları belirleyen norm olarak tanımlanır. Bu bağlamda idare, Anayasa ve yasal düzenlemelerden aldığı yetki ile kural koyma, düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, genelge gibi düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için söz konusu işlemin sürekli, soyut, objektif, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir ifadeyle belirtilen nitelikte kurallar koymuş olması gerekir. Uyuşmazlıkta, dava konusu ek protokolün ülke çapındaki tüm Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı personeline uygulanmak üzere imzalandığı dikkate alındığında; uygulama alanı itibarıyla bakılan uyuşmazlığın Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, dava dışı Banka ile imzalanan protokolün iptali istemiyle açılan davanın, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri gereğince ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalardan olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddedilerek dava dosyasının Danıştaya gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.