Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2023/5759 E. 2023/7886 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2023/5759
- Karar No
- 2023/7886
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/5759 Karar No : 2023/7886 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Davacı ... vekili Av. ... tarafından, müvekkilinin terör örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen Barış Pınarı harekatı sırasında 11/10/2019 tarihinde terör örgütü mensuplarınca Mardin ili, Nusaybin ilçesine yönelik gerçekleştirilen havan topu saldırısında yaralandığından bahisle müvekkiline gazi unvanı verilmesi, maaş yardımı yapılması, maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin gazilik unvanı verilmesi talebinin reddine ilişkin kısmının iptali istemiyle İçişleri Bakanlığı ve Mardin Valiliğine karşı açılan davada, Mardin 1. İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yolunda verilen 27/01/2022 tarih ve E:2020/835, K:2022/139 sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2022/790, K:2023/696 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava konusu işlemi tesis etmeye yetkili İçişleri Bakanlığının bulunduğu Ankara ilinin idari yargı çevresi bakımından bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrasında Mardin 1. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 19/09/2023 tarih ve E:2023/886, K:2023/1044 sayılı karar ile Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Mardin İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 11/10/2023 tarih ve E:2023/1872, K:2023/1866 sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin olduğu kurala bağlanmıştır. 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na eklenen "Askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara dair hükümler" başlıklı 20/C maddesinin 1. fıkrasında, "Bu madde; Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır." hükmüne yer verilmiş; 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7415 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile de anılan fıkraya, "Bu uyuşmazlıkların çözümünde ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir." hükmü eklenmiştir. Bakılan davada ortaya çıkan yetki uyuşmazlığının çözüme kavuşturulabilmesi için 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7415 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un 20/C maddesinin 1. fıkrasına eklenen özel yetki kuralının bu davada uygulanıp uygulanamayacağının ortaya konulması; başka bir deyişle, özel yetki kuralının yürürlüğe girdiği 13/07/2022 tarihinden önce İdare Mahkemelerince esasa ilişkin olarak verilen nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurularında, anılan özel yetki kuralının istinaf mahkemelerince dikkate alınıp alınmayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmeyecektir. Nitekim, medeni yargılama hukukuna ilişkin usul kanunu niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesinde “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla” derhal uygulanır denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş, tamamlanmış işlemler ise istisna kapsamında tutulmuştur. Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacak dolayısıyla da uygulanmayacaktır. Bu açıklamalar kapsamında, usul kurallarından biri olan yetki kuralının nihai karar verilinceye kadar mahkemece gözetilmesi, yeni bir yetki kuralının yürürlüğe girmesiyle birlikte derhal uygulanırlık ilkesi uyarınca yetkisizlik kararı verilerek dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir. Zira, dava dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği andan nihai kararın verilmesi anına kadarki süreçte yetki kuralına ilişkin usul işleminin tamamlandığından söz edilemez. Ancak, nihai kararın verilmesiyle mahkemece dosyadan el çekildiğinden esasa ve usule ilişkin tüm işlemler tamamlanmış olacaktır. Nihai kararın verildiği tarih itibarıyla yetkili mahkemece uyuşmazlık çözüme kavuşturulmuş olacağından, sonradan yürürlüğe giren yetki kuralı Mahkemenin yetkisizliği sonucunu doğurmayacaktır. Bakılan davada, Mardin 1. İdare Mahkemesince 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7415 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un 20/C maddesinin 1. fıkrasına eklenen özel yetki kuralı yürürlüğe girmeden önce 27/01/2022 tarihinde uyuşmazlığın esası hakkında nihai karar verilerek usule ilişkin işlemler tamamlanmış olduğundan, anılan özel yetki kuralının uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde dava konusu işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer mahkemesi olan Mardin İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Mardin İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Mardin 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 15. İdare Mahkemesi ile taraflara bildirilmesine, 06/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.