Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2023/3153 E. 2023/3356 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/3153
Karar No
2023/3356

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/3153 Karar No : 2023/3356 DAVACI : … Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_ÖZETİ : 27/09/2021 tarih ve 31611 (1. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği"nin 6. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile bu fıkranın iptali halinde uygulama olanağı kalmayan 3., 4., 5., 6. fıkralarının iptaline ve Yönetmeliğin Ek-2 sayılı ekinin idarece yeniden düzenlenmesi amacıyla iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir. İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün iptali, ancak yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle istenebilecek olup, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmaması halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak bu durumda, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, yerli muz üreticisi olan davacı şirketin ürettiği muz ürünlerinden alınan numunelerin analiz edilmesi neticesinde, ürünlerin pestisit maddesi bakımından "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği"ne aykırı olduğundan bahisle 5996 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanmasına dair Manavgat Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi üzerine, anılan Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca Türkiye'de üretilen ürünlere Yönetmeliğin Ek-2'sinde belirtilen kalıntı değerlerinin uygulandığı, ithal ürünlere ise Ek-3'ünde belirtilen kalıntı değerlerinin uygulandığı, Ek-2'de belirtilen kalıntı değerlerinin Ek-3'tekinden düşük olduğu, bu durumun yerli muz üreticilerinin aleyhine eşitsizlik ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği"nin 6. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile bu fıkranın iptali halinde uygulama olanağı kalmayan 3., 4., 5., 6. fıkralarının iptaline ve Yönetmeliğin Ek-2 sayılı ekinin idarece yeniden düzenlenmesi amacıyla iptali istemine yer verildiği, böylelikle terditli istemde bulunulduğu, ayrıca dava konusu Yönetmeliğin Ek-2'sinde muz ürünü haricinde birçok ürün grubunun maksimum kalıntı limitlerinin yer aldığı, davacı tarafından ise yalnızca muz ürünü bakımından anılan düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu, dolayısıyla Yönetmeliğin Ek-2'sinin tamamına yönelik hukuka aykırılık sebepleri ve menfaat bağı gösterilmediği, bu suretle Yönetmeliğin hangi kısım/kısımlarının iptalinin istenildiğinin açıkça ortaya konulmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği"nin hangi kısım/kısımlarının dava konusu edildiğinin terditli istemde bulunulmaksızın açıkça belirtilmesi, iptali istenilen kısım/kısımlar yönünden tek tek, Yönetmeliğin Ek-2'sinin tamamının iptali isteniyorsa tamamı yönünden hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi, menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması ve davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir iki nüsha dilekçeyle açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 08/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2023/3153, K. 2023/3356, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2023-3153-e-2023-3356-k-bc78a94752d6