Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/2765 E. 2025/3917 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2765
Karar No
2025/3917
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2765 Karar No : 2025/3917

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... ve ... adına velayeten ... ve ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; yakınları ...'un Hakkari ilinde ... olarak görev yapmakta iken, yol yapım çalışması emniyetini sağlama görevi sırasında 03/06/2018 tarihinde terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucu vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık davacı baba ... ve anne ... için ayrı ayrı 125.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 700.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, toplam 270.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; dava konusu manevi tazminat talebinin kusursuz sorumluluk ilkesine dayandığı, idarenin hizmeti ile doğan zarar arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, hükmedilen tutarın hissedilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı, talep edilen tutarların tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği, emsal kararlar dikkate alınarak objektif ve hakkaniyetli bir tazminat belirlenmesi için kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı tarafından; gerçekleşen olayda idarenin bir sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, faizin karar tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/2765, K. 2025/3917, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-2765-e-2025-3917-k-24c8af4885d2