Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2021/7302 E. 2025/1672 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2021/7302
- Karar No
- 2025/1672
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/7302 Karar No : 2025/1672
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU:Davacı tarafından, Kocaeli-Gebze Fatih Devlet Hastanesinde bel fıtığı teşhisiyle 2014-2016 yılları arasında geçirdiği ameliyatlar sonucu engelli hale gelmesinde hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, ameliyat öncesinde beline platin ve vida takılacağının söylenmediği, ameliyatlar öncesi aydınlatılmış rızasının alınmadığı, ilk ameliyattan sonra sol düşük ayak tablosu meydana geldiği, defalarca ameliyat olmasına rağmen belindeki ağrıların geçmediği, ameliyat sonrası oluşan ayak düşüklüğünün de giderilemediği, bel fıtığı rahatsızlığının günümüzde tek ameliyat ile çözüme kavuşturulduğu, kendisinin ise bir çok kez ameliyat olmak durumunda bırakıldığı, implantın omurilik kanalı içinde yer değiştirmesinin komplikasyon olarak kabul edilemeyeceği, yapılan tetkiklerin sonucunun yalancı pozitif çıkma riskinden hareketle cinsel iktidarsızlığının ameliyatlara bağlı olmadığına karar verilmesinin haksız ve ihtimale dayalı olduğu, ilaç tedavisi, istirahat ve fizik tedavi uygulanmadan ilk seçenek olarak cerrahi girişim düşünülmesinin de hatalı olduğu, bunlardan sonuç alınamaması durumunda ameliyat edilmesi gerektiği, belinde olması gerekenden fazla ameliyat yarası bulunduğu iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden oy birliğiyle, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, bel ve sol bacakta ağrılar sebebiyle tedavi olmak için 11/08/2014 tarihinde Gebze Fatih Devlet Hastanesine başvurduğu, spinal kanalda daralma ve sol tarafta kök basıları teşhisi konularak gerçekleştirilen ameliyat ile platin ve vida takıldığı, ameliyattan sonra belindeki ağrıların şiddetlendiği ve sol düşük ayak tablosu geliştiği, bunun üzerine 16/08/2014 tarihinde ikinci defa ameliyat edildiği, düşük ayak ve bel ağrısı şikayetlerinin geçmemesi nedeniyle 15/02/2015 tarihinde tekrar ameliyat edildiği, ancak sol düşük ayak tablosunda düzelme olmadığı, şikayetlerinin devam etmesi üzerine 20/01/2016 tarihinde tekrar ameliyata alındığı, son durumunda da herhangi bir düzelme olmadığı, ayrıca hatalı tıbbi uygulama nedeniyle cinsel iktidarsızlık da geliştiği ileri sürülerek gerçekleştirilen ameliyatlar neticesinde engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia olunan zarara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; davacıya yapılan tüm tıbbi işlemler değerlendirilerek yapılan işlemlerde davalı idarenin bir kusur ya da ihmali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmesi karşısında maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır. Bununla birlikte, bel fıtığı şikayeti ile başvurduğu hastanede ilk ameliyattan sonra ortaya çıkan komplikasyonlar sonucu bir çok kez ameliyat edilmesi ve ayak düşüklüğünün düzelmemesi sebebiyle sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği noktasında davacıda oluşan endişe ve üzüntünün giderilmesi için makul bir tutarın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken manevi tazminat isteminin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.