Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2021/4514 E. 2025/3008 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/4514
Karar No
2025/3008
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4514 Karar No : 2025/3008

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten ... adına velayeten ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU : Davacı eş ve müşterek çocuk tarafından, murisler ...'nın Edirne ili, Keşan ilçesinde bulunan ... Mekanize ... Tugayında Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken görevlendirme nedeniyle katıldığı Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 07/03/2019 tarihinde Afrin/Kimar Üs Bölgesinde ateşli silah yaralanması sonucu vefat etmesi nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararlara karşılık ... (eş) için 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat, ... (müşterek çocuk) için 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 200,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, gerekli tedbirler alınmış olsa ve daha dikkatli davranılsa bu üzücü olayın yaşanmayacağı, tanık beyanları dikkate alındığında sağlam olarak birliğine teslim olmuş yakınlarının hiçbir ruhsal problemi yokken idarenin denetim yükümlülüğünün ihlal edilmesi sonucunda ruhsal durumunun ciddi derecede bozulduğu ve bu yüzden hayatına son verdiği, idarenin ihmali, tedbirsizliği neticesinde gerçekleşen dava konusu olayda hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğun bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde kararın maddi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden oy birliğiyle, manevi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere ya da kişilerin vücut bütünlüğünde meydana gelen sakatlık haline, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini mevzuata ve hizmet gereklerine uygun olarak tam ve eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. İdari tahkikat heyeti raporu, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler ile ... İdare Mahkemesinin ... Esasına kayıtlı dosyada yapılan ara kararlara karşı verilen cevaplar bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde; Edirne ili, Keşan ilçesindeki ... Mekanize ... Tugay Komutanlığı emrinde piyade uzman çavuş olarak görev yapan ...'nın, Zeytin Dalı Operasyonu kapsamında Suriye'de bulunan Afrin/Kimar üs bölgesinde görevli olduğu sırada 07/03/2019 tarihinde kendisine ait silahla intihar etmek suretiyle vefat ettiği, müteveffa hakkında vefat etmeden önce başlamış ve devam eden FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisak iddiası da dahil adli ya da idari bir soruşturmanın bulunmadığı, yine müteveffanın yıllık izin taleplerinin imkanlar ölçüsünde karşılanmadığına, müteveffaya asker kişi olması nedeniyle normal karşılanabilecek görevler dışında ağır görevler verildiğine, barınma ve beslenme ihtiyaçlarının gereği gibi karşılanmadığına, müteveffaya mobbing uygulandığına, müteveffanın psikolojik sorunları nedeniyle tedavi gördüğüne ya da psikolojik durumunun bozuk olması nedeniyle idareden destek almak istediğine ve bu desteğin sağlanmadığına dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmadığı; müteveffanın eli ürünü olduğu belirtilen ve intihar ettiği sırada yanında bulunan yazılarda, müteveffanın, "ölümünden kimsenin sorumlu olmadığı, günahına kimsenin girmediği, ailesine sahip çıkamadığı, iyi bir baba olamadığı" şeklinde kayıtlar bulunduğu, bu haliyle mütevaffanın vefat olayı ile idarenin faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığı, bir başka deyişle davalı idarenin 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca yükümlü kılındığı görevleri yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle maddi zararın tazmini için gereken koşulların oluşmadığı görülmekte ise de; davacılar yakını P.Uzm. Çvş. ...'nın Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin/Kimar Üs Bölgesinde ülkesinden ve ailesinden uzakta görev yapması, intihar olayının hemen öncesinde ...'nın eşinin aynı kısımda görevli bulunan P. Uzm. Onb. ...'ı arayarak ...'nın telefonda çocuklarına ve kendine iyi bakmasını, haklarını helal etmelerini söylediğini ve kendisinin telefonlarını açmadığını, onu merak ettiğini, kendisine bir şey yapmasından korktuğunu söyleyerek ...'ya bakmasını istediği, ...'ın telefonu kapattıktan sonra dışarı çıkarak ...'yı aradığı esnada silah sesini duyduğu ve sesin geldiği yere gittiğinde ...'nın yaralı bir şekilde bulduğu, eşinin daha erken haber vermesi halinde ...'nın intihar eylemini gerçekleştiremeden sağ olarak kurtarılabileceği hususunda ömür boyu şüphe duyacağı açıktır. Bu durumda, olayın etkisi nedeniyle davacılara meydana gelen manevi zararın karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat isteminin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2021/4514, K. 2025/3008, T. 07.03.2019, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2021-4514-e-2025-3008-k-98c6456dd93f