Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2020/5324 E. 2024/2901 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2020/5324
- Karar No
- 2024/2901
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5324 Karar No : 2024/2901
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Gıda ve Tarım Ürn. San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA 3- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 4- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından, Fiyat Değerlendirme Komisyonunca ilaç fiyatlandırmasında uygulanmakta olan dönemsel avro değerinin 07/07/2011-01/06/2015 tarihleri arasında arttırılmaması nedeniyle uğranılan zararların karşılanması istemiyle 13/04/2018 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ilaç fiyatlarında uygulanan dönemsel avro kurunun 07/07/2011 tarihi itibarıyla arttırılmayarak 01/06/2015 tarihine kadar 1,9595 TL olarak uygulanmış olması sebebiyle uğramış olduğu zararların 100.000,00 TL'lik kısmının faiziyle birlikte tazmin edilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiş, davacı tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine de temyizi istenen kararın kesin olması nedeniyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idarenin hukuka aykırı işlemlerinden doğan zararın tam olarak tespitinin ancak mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğundan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL olarak davanın açıldığı, idari davalarda da belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olduğu, temyiz sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiği, davanın parasal değerinin ancak mahkemece yapılacak tazminat hesaplamasına ilişkin değerlendirme uyarınca belirlenebileceğinden ve bu belirleme neticesinde dava değerinin temyiz sınırının çok üstünde olacağından ve adil yargılanma hakkının temini bakımından kararın temyize tabi kararlardan olduğunun kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından savunma verilmemiş olup, davalı diğer idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyiz isteminin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : Bakılmakta olan dava; davacı şirket tarafından, Fiyat Değerlendirme Komisyonunca ilaç fiyatlandırmasında uygulanmakta olan dönemsel avro değerinin 07/07/2011-01/06/2015 tarihleri arasında arttırılmaması nedeniyle uğranılan zararların karşılanması istemiyle 13/04/2018 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ilaç fiyatlarında uygulanan dönemsel avro kurunun 07/07/2011 tarihi itibarıyla arttırılmayarak 01/06/2015 tarihine kadar 1,9595 TL olarak uygulanmış olması sebebiyle uğramış olduğu zararların 100.000,00 TL'lik kısmının faiziyle birlikte tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarının yargı yerince çözümlenmekte olan uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün değildir. Zira, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir. Bu durumda, açılan davada 2020 yılında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınıra ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının bu karara ilişkin temyiz isteminin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılması suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyoruz.