İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1299 E. 2025/467 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1299
- Karar No
- 2025/467
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2024/ KARAR NO :2025/ BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ... DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2019 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu aleyhine (6) adet faturaya dayalı olarak ... 18. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile açtıkları icra takibine davalının borcu olmadığı gerekçesi ile itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, davalı borçlunun icra takibine konu fatura bedellerini müvekkile ödemediğini, faturalara konu malzemelerin borçlu şirkete teslim edildiğini ve faturaların da ticari defterlerine kaydedildiğini, ancak fatura bedellerine ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı borçlunun itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesi ile; davayı kabul etmediklerini, davacının şirketten hiçbir alacağı olmadığını, cari hesabın tamamen kapatıldığını belirterek mesnetsiz davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiş, akabinde yargılama sırasında (3) adet bono, bono teslim makbuzu ve bonoların hamiline yapılan ödemeleri gösterir hesap ekstresi sunmuştur. Davacı vekili bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, eşi tarafından atılmış olsa bile kambiyo taahhüdünü içeren vekaletin bulunmadığını, ödeme yapılan senet hamili ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, ödemenin kabul edilmesi halinde dahi takip ve davadan sonra gerçekleştiğinden dava ve takip yapmakta haklı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini beyan etmiştir. DELİLLER: ... 18. İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. Sayılı dosyası, Davalı taraf ticari defterleri, Ticari defter ve kayıtları, Fatura ve irsaliyeler, Tanık, Yemin Dahil Her Türlü Yasal Delil ve tüm dosya kapsamı MAHKEMEMİZİN ÖNCEKİ KARARI Mahkememizin 06/10/2021 tarih 2019/ E, 2021/ K. sayılı kararı ile, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporları uyarınca; takibe konu faturaların taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığını, davalı tarafından sunulan 26/11/2018 tarihli davacı adına ait tahsilat makbuzunda (3) adet senedin davacıya verildiği, bu senetlere yönelik davalı tarafından 21/08/2020, 22/07/2020 tarihlerinde ... isimli kişi hesabına 660.351,60 TL ödeme yapıldığı, senetlerin davacı adına keşide edildiği ve ilk cirosunun davacı adına yapıldığı, onun cirosu sonrası ... cirosuyla senetlerin ...'e geçtiği, sunulu deliller itibariyle senetlerin ödemesinin yapıldığının kanıtlanmış olduğu, davacının davalıdan alacaklı olmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'si tutarın hesap edilen 132.698,08 TL kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. BAM KALDIRMA KARARI Yukarıda açıklanan Mahkememiz kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 20/11/2024 tarihli 2021/ esas ve 2024/ sayılı karar ilamı ile somut olayda; ... 18. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından davalı aleyhine (6) adet faturadan kaynaklı 663.490,40 TL alacağa yönelik 09/07/2019 tarihinde icra takibi yapıldığı, davalının süresi içerisindeki itirazı üzerine eldeki itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davalının takibe konu borca yönelik keşidecisi olduğu 26/11/2018 tanzim, 21/06/2020, 21/07/2020 ve 21/08/2020 vade tarihli senetlerin davacıya teslim edildiğini, sonrasında senet bedellerinin davacı cirosu, eşi ... cirosu sonrası hamil olan ... 22/07/2020 tarihinde banka yoluyla yapılan 3 ayrı işlemle toplamda 660.351,60 TL ödeme ile yaptığını, borcun bulunmadığını ileri sürdüğü, davacının ödeme ve bu ödemelere dayanak tutulan belgeleri inkar ettiği, mahkemece ödemeye ilişkin belgeler uyarınca davacının alacağının bulunmadığı belirlemesi ile davanın reddine karar verildiği, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm tesisi için yeterli olmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sunulu senetler, bu senetlerin teslim makbuzu ve senet hamili olan kişiye yapılan ödemeye ilişkin olduğu, senet teslim makbuzu ve davacı adına senetlerde atılı bulunan imzaların davacının eşi ... tarafından atılı olduğu, bu itibarla, mahkemece dava dışı ... ile davacı arasındaki temsil ilişkisinin araştırılarak ve davacı tarafından verilmiş vekaletname bulunup bulunmadığı tespit edilerek borcun ödenmesine yönelik geçerli senet teslimi ve ödemenin varlığı halinde bu kez takip tarihi itibariyle erken açılmış takip bulunup bulunmadığı ve yapılan ödeme sonrası bakiye borcun kalıp kalmadığı taraf itiraz ve savunmalarına göre belirlenerek arabuluculuk ücreti de gözetilerek karar verilmesi gerekirken davalının ödemeye ilişkin itirazları gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilerek davacı istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememizin kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.Dosya mahkememizin 2024/1299 sırasına kaydı yapılarak davacı tarafından temsile ilişkin dava dışı ...'a verilen var ise vekaletname örneğinin araştırılması yönünden davacının adresi gereğince ilgili Noterliklere müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda, davacı davalıdan dava konusu icra takibinde göstermiş olduğu 6 adet faturadan dolayı alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı ise dava konusu fatura bedelleri karşılığında davalı adına senetler düzenlenip teslim edildiğini ve bedellerinin vadesinde senet hamillerine ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuş, davacı davalının ödeme savunmasına dayanak senet teslim belgesindeki ve senetlerdeki lehtar ciro imzasının kendisine ait olmadığını, bu imzaların eşi ...’a ait olsa da, ...’ın davacıyı temsile yetkili olmadığını, bu hususta kendisine verilmiş herhangi bir vekaletnamenin olmadığını belirtmiştir. Dosyaya sunulan senet teslim makbuzu ve davacı adına senetlerde atılı bulunan imzaların davacının eşi ... tarafından atılı taraflar arasında ihtilafsız olmasına göre, davacı tarafından eşi ...’a verilmiş herhangi bir vekaletnamenin olup olmadığı hususunda noterlikler nezdinde yapılan araştırma sonucunda, ... adına düzenlenmiş vekaletnameye rastlanılmadığı görülmüştür.Davalı, davacı adına senet teslim bordrosunu imzalayan ve senetleri ciro eden ...’ın davacının ticari temsilcisi olarak hareket ettiği ileri sürülmüştür. Ticari temsilci, ticari işletme sahibi tarafından işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında kendisini temsil etmek (vekaleten imza atmak) üzere açık veya örtülü olarak yetki verilen tacir yardımcısıdır. Ticari temsilcinin yazılı şekilde atanması mümkün olduğu gibi sözlü hatta üstü örtülü biçimde atanması dahi mümkün ve geçerlidir. Ticari temsilci atanması yönünden ticaret siciline tescil zorunlu ise de, kurucu nitelikte değildir. Ticari temsilci, işletmenin amacına dahil her türlü işlemi kural olarak yapma yetkisine sahiptir (TBK m.548/I). Bu bağlamda, işletmeye taşınır taşınmaz mal alabildiği gibi tacir adına kambiyo taahhüdünde bulunabilir. Bu açıklamalar ışığında, senet teslim belgesinde ve senetlerde imzası bulunan ...’ın davacının ticari temsilcisi sıfatıyla hareket edip etmediği hususunda, davacının bu kişi adına vermiş olduğu herhangi bir vekaletnameye rastlanılmamışsa da, davacının alacağına dayanak göstermiş olduğu bir kısım faturaların üzerinde, “...” ait olduğu iddia edilen imzaların bulunduğu gibi, davacı antetli senet teslim bordrosu altında ve senetlerde davacıya ait kaşe üzerinde ...’a ait ciro ve imzaların olduğu, bu kişinin aynı zamandan davacı gerçek kişi tacirin resmi nikahlı eşi de olduğu gözetildiğinde, ...’ın davacının ticari temsilcisi olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla, uyuşmazlığa konu senetlerin davacıya olan borca karşılık ödeme olarak teslim edildiği kabul edilmiştir. Bu bakımdan, dava konusu edilen 6 adet faturadan kaynaklı davacının davalıdan 663.489,60 TL alacaklı olduğu sabitse de, davacının alacağına karşılık davalının 26/11/2018 tanzim, 21/06/2020, 21/07/2020 ve 21/08/2020 vade tarihli toplam 660.351,60 TL tutarındaki senetleri davacıya verdiği, bu alacak tutarı bakımından vadenin her bir senet vadesine kadar ötelendiğinin kabulü gerekir. Bu senet bedellerinin de davacı cirosu, eşi ... cirosu sonrası hamil olan ...'e 22/07/2020 tarihinde banka yoluyla yapılan 3 ayrı işlemle de ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı alacaklının dava konusu faturalara bağlanan 660.351,60 TL tutar alacağın ödenmesi senetlerin vadesinde kadar ertelendiğinden ve senetlerin vade tarihlerinin dava konusu icra takip tarihinden sonraki tarihler olduğundan davacının bu tutar bakımından alacağını icra takibine konu etmesinde hukuki yararı olmadığından erken açılan davanın reddi gerekmiştir.Dava konusu edilen karşılığı senetle ödeme kapsamında kalmayan 3.138,00 TL alacak bakımından ise, ödeme ispat edilmediğinden bu tutar bakımından davanın kabulüne karar verilmiş ve alacak likit-bilinebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Reddedilen kısım bakımından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğinden, davacı alacaklının kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun dava konusu ... 18.İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyasına vaki itirazının 3.138,00 TL kısım üzerinden iptali ile bu tutar üzerinden takibin devamına, FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİN REDDİNE, Hükmolunan 3.138,00.-TL’nin %20’si oranında hesaplanan 627,60.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.013,31.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 7.397,91.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 3.138,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 103.052,86.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan 8.285,51.-TL harç, 1.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 298,00.-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.583,51.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza