İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1247 E. 2025/96 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1247
- Karar No
- 2025/96
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : 2024 KARAR NO : 2025 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... - ... DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...nin, 13310 sicil numarası ile müvekkili kurum Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü. 28.06.2024 Tarihli, 154635 sayılı yazı ile müvekkili kuruma, davalı şirketin Küçükbalıklı Mah. Kadifeli Cad. No:12A Osmangazi BURSA adresinde 28/12/2023 tarihinden itibaren şube olarak faaliyette bulunduğunu ve 7 nolu şubenin resen tescil edildiğini ancak ticari sicili müdürlüğü nezdinde şube açılış bildiriminde bulunulmadığının tespit edildiğini. Davalı şirkete ve şirketi temsile yetkili müdür ...'a şube tescilinin yapılması, eğer yaptırılamıyor ise bildirimde bulunulması için tescile davet edildiğini. Tescile davet yazısının şirket müdürü ...'a tebliğ edildiğini. Tebliğe rağmen 30 günlük süre içerisinde herhangi bir bildirim ve tescil işleminin yapılmadığını. Bu hususta valiliğe bildirimde bulunularak idari para cezasının uygulanmasının istenildiğini. Bu nedenle davanın kabulü ile, ...'nin şube tescili yapılarak, Şube ünvanının "... Bursa-7 Şubesi" olarak, Şube adresinin Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından bildirilen Zümrütevler Mah. Kurtbasan Cad. No: 18A Yıldırım/BURSA olarak belirlenmesini, Şube yetkilisinin şirketin tek ortağı ve tek müdürü ... T.C. Kimlik numaralı, Çamlıca Mah. İnkılap Cad. Seyir Kent Sitesi B Blok No: 75 İç Kapı No: 1 Nilüfer/BURSA Adresinde ikamet eden ... olarak atanarak tescilinin Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğüne emredilmesini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK.nun 33. maddesi uyarınca açılan tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı şirket hakkında mahkememizce cebren tescil kararı verilmesi istemine ilişkindir. TTK.nun 33. Maddesi tescile davet ve cezaları düzenlemekte olup buna göre madde 33”-(1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32. Maddenin 3. Fıkrasındaki şartlara uymayan bir husus haber alan Sicil Müdürü, ilgilileri belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) Sicil Müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi sicil müdürü tarafından 1.000,00 Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği taktirde Sicilin bulunduğu yerde Ticari Davalara bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesi ,dosya üzerinden inceleme yaparak tescili gerekli bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa bunun tescilini sicil Müdürü’ne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 36. maddesi hükmü de aynı yönde düzenlemeler içermekte ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne Ticaret Sicil kayıtlarının düzgün ve gerçeğe uygun şekilde tutulması konusunda yükümlülük yüklerken kayıtların gereceğe uygun olmadığı ya da tescili gereken bir durumun tescil edilmediği bilgisini alan Ticaret Sicil Memurluğu’nun yapacağı işlemleri bu düzenleyici hükümler ile bildirmektedir. Davacı ... Sicil Müdürlüğünce, 01.07.2024 tarihinde ... ve şirket müdürü ...'a ayrı ayrı Türk Ticaret Kanunu 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 36. maddesi gereğince yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yeni adresin tescilinin yaptırılmasını, yaptırılamıyorsa yaptırılmama nedenlerinin açık ve anlaşılır şekilde yazılı olarak bildirilmesi için tescil davetinde bulunduğunu, tescil davetinin şirket müdürüne 04.07.2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ise davalı şirket tarafından herhangi bir bildirim veya tescil işlemi yapılmadığını belirterek davalı şirketin adresinin bu kez mahkememizce tespit edilerek tesciline karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir. Davalı şirketin hali hazırda geçerli bir tebligat adresinin bulunduğu daha doğrusu herhangi bir yerde faal olarak ticari hayatına devam ettiği davacı ... Sicil Müdürlüğünce iddia edilmediği gibi mahkememizce de bilinmemektedir. Davalı şirketin yeni ve geçerli bir adresinin bulunduğuna dair bir veri de davacı Sicil Müdürlüğünce mahkememize verilmiş değildir. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş Ticaret Şirketleri ilk tescil esnasında geçerli ticari faaliyet adreslerini Ticaret Sicil müdürlüğü’ne bildirmek zorunda olup bu ve bunun gibi tescili zorunlu diğer hususlarda meydana gelen değişiklikleri de her zaman bildirmek yükümlülüğü altındadırlar. Davalı şirket tarafından iş bu yükümlülük , TTK.nun 33 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 36. maddeleri gereği tescile davet yönünden yapılan ihtaratlı bildirime rağmen gereğini yerine getirmemiş, iş bu halde davacı Sicil Müdürlüğünce tescili emretmesi konusunda TTK.nun 33/son fıkra maddesi uyarınca mahkememize müracaat edilmiş ve Uludağ Vergi Dairesi'nin yazı cevabından şirketin bir şubesinin de mezkür adreste faal olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, bu şube adresinin tescili yönünden mahkememizce sicil müdürlüğüne emir verilmesi gerekmiştir. Fakat şirket müdürü olan ...'ın şube yetkilisi olarak atanması ve tescili talep edilmiş ise de; şube yetkilisini seçme görevi şirketin organlarına ait olup, mahkememizce şirket organlarının yerine geçilmek suretiyle bir şube yetkilisi seçilmesi ve bunun tescilinin emredilmesi mümkün olamayacağından bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın niteliği gereği para ile ölçülebilen bir malvarlığı değerine ilişkin olmadığı, duruşma yapılmaksızın karar verildiğinden A.A.Ü.T uyarınca yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin de dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalıya yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın Kısmen Kabulü İle; -...'nin şube tescili yapılarak; Şube ünvanının "... Bursa-7 Şubesi" olarak tescil edilmesinin Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne emredilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 3-Davacı tarafça yapılan 201,00-TL yargılama gideri, 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı toplamı olan 1.056,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7. Maddesi uyarınca ön inceleme tutanağı imzalanmadan karar verildiğinden yarı oranında belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/01/2025 Katip ... ✍e-imzalı Hakim ... ✍e-imzalı