İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1118 E. 2025/1146 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1118
- Karar No
- 2025/1146
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin, ... ... ... ... şubesinden kullandığı kredilere kefil olduğunu ve taşınmazını ipotek verdiğini, diğer davalı ...'in ise bu kredilerin müteselsil kefili olduğunu, davalı şirketin kullandığı kredileri ödeme güçlüğü içine düşmesi üzerine, alacaklı banka tarafından, davacı müvekkilinin borcu ödemesini aksi halde ipoteğin paraya çevrileceğini bildirdiğini, müvekkili şirketin ve şirketin sahibi diğer müteselsil kefil ...'in borçları ödemesi ve ipoteği kaldırması için uyardığını ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin evini kaybetme riski ile karşı karşıya kaldığını ve icra yoluyla yapılacak bir satıştan zarar göreceğinden eşine ait bir taşınmazı satarak bulduğu bir para ile 18/09/2024 tarihinde bankaya 850.000 TL ödeme yaptığını, davalılardan yaptığı ödemeyi talep ettiğini, davalı şirketin zor durumda olduğunu ve ödeme yapamayacağının bildirilmesi üzerine davalılar aleyhine ... 3. Genel İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalıların borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'in davacı ... (...)'nun oğlu, diğer davalı ... Ltd. şirketinin de sahibi olduğunu, davacı ...'in şirket ortağı olduğu dönemden, davalı şirket adına ... ... ... ... Şubesi var olan banka hesabında yer alan esnek hesaba kefilliği söz konusu olduğunu, normal işleyişin devam ettiği dönemlerde bu hesaptan ihtiyaç halinde para kullanıldığını, akabinde hesaba ödeme yapıldığını, ancak davacı ...'in şirket ile bağının resmi olarak kesildiği dönem davalılar tarafından davacıya esnek hesap limiti doğrultusunda o dönemde kullanım kadar ödeme yapılmak suretiyle davacının bu hesaba dair riski ortadan kaldırıldığını, davacı yönünden ortada herhangi yasal sorumluluk kalmamakla, olası alacağın da ortadan kalktığını, davalı ... tarafından, davacı annesi ...'e 833.350-TL ödeme yaptığını, davalı ... tarafından o tarihlerde davacı anne ile ikamet eden kardeşi ... hesabına gönderilen ancak açıklamalar kısmında "..." yazılı 14/09/2023 tarihli 70.000-TL, 14/04/2023 tarihli 24.000-TL, 16/02/2024 tarihli 50.000-TL, 31/08/2023 tarihli 30.000-TL bedelli ödemelerin yapıldığını, 02/02/2024 tarihinde de taraflar arası anlaşma gereği kefilliğe karşılık davacı adına alınacak araba ödemesine esas olmak üzere 400.000-TL ödeme yapıldığını, ilgili ödeme açıklamasında davalı tarafından "annemin araba parası" ibaresi yazıldığını, davacıya toplam 833.350.-TL ödeme yapıldığını, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya bir adet nitelikli hesaplamalar, bir adet bankacı bilirkişiye tevdi edilerek davalıların genel kredi sözleşmesinde borcu ödemekte gecikmeye yahut hacze düşüp düşmedikleri, hesabın katedilmesine sebebiyet verip vermedikleri, dava dışı bankaya karşı ileri sürebilecekleri bir defi bulunup bulunmadığı, neticeten TDK 591. Madde uyarınca davacının kefalet kaynaklı davalılara bir rücu imkanının bulunup bulunmadığı ayrıca bu genel kredi sözleşmesinde davacı tarafça verilmiş olan bir ipotek bulunup bulunmadığı, ipotek kaynaklı bir rücu hakkının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenletilmiştir. Bilirkişi bilirkişi heyetinin 17/06/2025 tarihli raporunda özetle;"1-Davalı ... ... Kontrol Cihazları Otomotiv Makina Kalıp Aparat San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle ... ... Bankası ... ... ... Şubesi arasında 07/02/2022 tarihinde 2.000.000.- TL limitli "Genel Kredi Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin müteselsil kefilleri davalı ... ve dava dışı ... olduğunu, kefillerinin her birinin kefalet limitinin 3.750.000 TL olduğunu, (... tarafından rehin verilen bir ipotek belgesi dava dosyasına dava dışı banka tarafından sunulmamıştır.)2-Davacı ... tarafından 18/09/2024 tarihinde 850.000.00 TL ... ... Kontrol Cihazları Otomotiv Makina Kalıp Aparat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Havale yapıldığı , yapılan havale işlemi ile, firmanın .... San. Şubesindeki kredi hesabı 749.173.62 TL olarak davacı ... tarafından kapatılmış olduğu, 3-Davalı ... tarafından mobil bankacılık kanalı ile ...'na,2022 yılında toplam : 13.500.00 TL,-2023 yılında toplam :113.850.00 TL,-2022 yılında toplam :102.000.00 TL olmak üzere toplam 229.350.00 TL Ödeme yapıldığı, davalı ... tarafından dava dışı ...'e 574.000.00 TL havale işlemi olmak üzere toplam 803.350.00 TL ödeme yapıldığını,4. Davalıların, Takip Tarihi (16.06.2023) itibariyle hesaplanan borcun ; 850.000.00 TL Asıl Alacak + 4.471.23 TL İşlemiş faizi 854.471.23 TL Toplam borçlu olduğunun hesaplandığı, Toplam borç tutarının, Asıl alacak tutarına takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar %24,00 oranında ve değişen oranlarda işleyecek Adi Kanuni Faizi, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilde tekerrüre meydan vermemek üzere, kısmı tahsilatın BK 100.maddesine göre önce faiz ve fer'ilerine mahsubu sağlanmak kaydı ile tahsilinin gerekeceği hususlarıyla,5. Davalıların genel kredi sözleşmesinde borcu ödemekte gecikmeye yahut hacze düşüp düşmedikleri, hesabın katedilmesine sebebiyet verip vermedikleri dair dava dışı banka tarafından dava dosyasına sunulan bir bilgi ve belge olmadığını, bu nedenle bankaya ileri sürülebilecek bir defi olmadığını, 6. TBK 591. Madde uyarınca davacının kefalet kaynaklı davalılara bir rücu imkanının bulunup bulunmadığı: Borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil, durumu borçluya bildirmek zorundadır (TBK m.597/1). Söz konusu bu hüküm, çifte ödeme olgusunun önüne geçmek amacıyla düzenlenmiştir. Kefill, bu bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa kefil rücu hakkını kaybeder (TBK m.597/2). TBK 597/3 hükmünde her ne kadar kefil rücu hakkını kaybetse de “Alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklıdır” denmek suretiyle kefile bir imkan tanınmış olduğuna dair; " bildirmiştir.Akabinde raporda istenilen hususların bir kısmının karşılanmadığı anlaşılmakla bu hususlarda banka şubesinde yerinde inceleme yapılarak ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Aynı bilirkişiler tarafından 29.07.2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle " 5-Dava dışı bankaca, borçluya gönderilen muacceliyet ihtarı ve icra takip işlemi olmadığını, 6. Davalıların genel kredi sözleşmesinde borcu ödemekte gecikmeye düştüğü, bu nedenle bankaya ileri sürülebilecek bir defi olmadığını," hususu ortaya konulmuştur. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE; Dava, davacının kefil olduğu, davalılardan şirketin asıl borçlu, gerçek kişinin ise müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinde davacı tarafından borcun ödenmesi üzerine ödenen bedelin davalılardan rücuuna ilişkin ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 850.000,00-TL tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalı ise borcun taksitler halinde bankaya ödendiği, davacının toplu ödeme yaparak davalıyı tüm borcu bir anda kendisine ödemek zorunda bıraktığı savunmasını ileri sürmüştür. Dolayısıyla burada tartışılması gereken husus, davalının bankaya karşı ileri sürebileceği bir imhal defi bulunup bulunmadığı, bu defiyi davacıya karşı da ileri sürüp süremeyeceğidir.Bu noktada davacının ödemede gecikmeye düşmesi halinde borç katedeceğinden, davalı asıl borçlu herhangi bir muacceliyet define sahip olmayacağından, bu defiyi davacıya karşı da ileri süremeyecektir.Alınan bilirkişi raporundan davalının ödemede gecikmeye düştüğü, bunun üzerine de borcun tamamının davacı tarafça ödendiği görülmektedir. Ödemede gecikmeye düşülmesi halinde davacı kefil aleyhine de takip yapılabileceğinden, ayrıca davacının aynı borç nedeniyle taşınmazını ipotek ettiği de gözetildiğinde ipotekli taşınmazının satılması söz konusu olabileceğinden, davacının borcu ödemesinin kötü niyetli olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. Yine bu noktada davalının, bankaya karşı ileri sürebileceği bir defi bulunmadığından, davacıya karşı da ileri sürebileceği bir defi imkanı yoktur. Davacı ödediği bedeli, gerek kefalet hükümleri uyarınca, gerek ipotek hükümleri uyarınca, gerekse sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalılardan rücu imkanına sahiptir.Dosya kapsamı incelenmiş alınan bilirkişi raporu da irdelendiğinde, bilirkişi raporunun usul ve yasalara uygun olduğu, hükme esas alınabileceği. Davacı tarafından alacağın varlığının ve miktarının ispatlandığı, davacının, davasını, bilirkişi raporu ve dosyada mevcut diğer belgeler ile ispatladığı kanaatine varılarak davanın kabulü ile, ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına, davaya takip konusu alacak likit olduğundan %20 oranında 170.894,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜ ile, ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına, Davaya takip konusu alacak likit olduğundan %20 oranında 170.894,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 58.368,92-TL harçtan, peşin olarak alınan 10.319,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 48.049,04-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 7.333,50-TL yargılama gideri, 10.319,88-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı toplamı olan 18.080,98-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 131.625,97-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 6-TEMİNATIN HÜKÜM KESİNLEŞTİKTEN SONRA İADESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Katip ✍e-imzalı Hakim ✍e-imzalı