İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1003 E. 2025/1047 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1003
Karar No
2025/1047
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2024/ KARAR NO :2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafça cari hesap alacağına dayalı başlatılan icra takibinin usulsüz tebligat nedeniyle kesinleştiğini, her iki şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin davalıdan herhangi bir mal veya hizmet alımı yapmadığını, müvekkili şirketin fiktif banka hareketleri ile borçlandırıldığını, buna göre, 25.12.2017, 05.11.2018, 12.11.2018, 15.11.2018, 19.11.2018 tarihlerinde davalı tarafından müvekkili şirket banka hesabına gönderilen muhtelif tutarda paraların aynı tarihte davalı şirket çalışanı ... tarafından bankadan nakit olarak çekildiğini, 16.08.2018 ve 17.08.2018 tarihinde ise müvekkil şirket hesabındaki mevcut paradan davalı şirket çalışanı ... tarafından talimatla muhtelif tutarlarda para çekildiğini, davalı şirketin kurucusu ve tek ortağı kayden ... gözükmekte ise de, davalı şirketin şu anki ortağı ve yetkilisi ...'nin boşanma sürecinde olması nedeniyle kayden gösterildiğini, gerçekte ve perde arkasında davalı şirketin kurucusunun ve gerçek sahibinin ... olduğunu, nitekim boşanma sürecinin tamamlanması sonrasında bedelsiz olarak pay devri yapılmış ve şirketin kayden de temsilcisi ... olduğunu, davalı şirketten beş yıl önce kurulan müvekkil şirketin ortakları %50'er pay ile ... ve ... olduğunu, şirketin temsilleri münferit yetki ile ... ve ...'e ait olduğunu, bu tespitler karşısında, her iki şirketin hakim ortak ve temsilcisi ... olup, gerek davacı gerekse davalı şirketi yöneten ve kontrol eden kişi olduğunu, her iki şirketin mali, idari, finans ve muhasebe işlemlerinin de aynı kadro ile yönetildiğini, dolayısıyla aynı kadrolar tarafından, fiktif olarak banka hareketleri ile müvekkil şirketi sözde fiktif olarak borçlandırıldığını, sonrasında talimatları ile çalışanları vasıtası ile -bu paraların çekildiğini, nakit çekilen paralarla müvekkil şirket adına yapılan her hangi bir işlem yada ödemenin bulunmadığını ileri sürerek dava konusu ... 5.Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/... (Kapatılan ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/...) Sayılı ve anılan icra takibi dayanağı cari hesap dolayısıyla davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı hakkındaki takibin tebligatın usule uygun olduğunun istinaf ve temyiz yolundan geçmek suretiyle kesinleştiğini, taraflar arasındaki borç ilişkisinin dayanağını, 26.10.2020 tarihli cari hesap sözleşmesi ve borç protokolü olduğunu, şirket ortaklarının veya yöneticilerinin aynı olmasının şirketlerin birbirinden bağımsız tüzel kişiliklere sahip olduğunu ortadan kaldırmadığını, davacı şirketi asıl zarara uğratan şirket ortağı ... olduğunu, şirketten mal kaçırmak ve zarara uğratmak adına dava dışı başkaca şirketler kurmuş ve mevcut projeleri almak için faaliyette bulunduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava; davalının cari hesaptan dolayı davacıdan alacaklı olup olmadığı dolayısyla cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir.Mahkememizin 30/04/2025 tarihli ön inceleme oturumunda davacı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde, 07.04.2017 tarihli genel kurulda, 5 yıl süreyle ... ve ...’in şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, sicil müdürlüğünün mahkememiz müzekkeremize cevap yazısı tarihi olan 18.10.2024 itibariyle davacı şirket tarafından müdür atama veya hisse devrine ile ilgili genel kurul kararının tescil edilmediğinin bildirildiği görülmekle; dava tarihi itibariyle ... ve ...’in şirket müdürlükleri sona ermiş bulunduğundan, davacı şirket adına ... tarafından verilmiş usulüne uygun vekaletnameden söz edilemeyeceğinden, davacı vekiline, davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş vekaletnameyi ibraz etmesi için 1 aylık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde usulüne uygun vekalatname ibraz edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına karar verildiği, aradan geçen zaman içerisinde ara kararın yerine getirilmediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın dava dilekçesi içeriğini düzenleyen 119.maddesinde; ''(1)Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:a) Mahkemenin adı.b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.c) Davacının ... kimlik numarası.ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.g) Dayanılan hukuki sebepler.ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.(2)Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." şeklindeki düzenleme ile verilen kesin süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği emredici hüküm olarak düzenlenmiştir.Eldeki davada dava dilekçesinde HMK 119/1 maddesinin h bendinde gösterilen unsurlardan olan davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzasının bulunması gerektiğinden somut olayda dava tarihi itibariyle ... ve ...’in şirket müdürlükleri sona ermiş bulunduğundan, davacı şirket adına ... tarafından verilmiş usulüne uygun vekaletnameden söz edilemeyeceğinden davacı vekiline, davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş vekaletnameyi ibraz etmesi için 1 aylık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde usulüne uygun vekalatname ibraz edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına karar verildiği, aradan geçen zaman içerisinde ara kararın yerine getirilmediği anlaşıldığından eldeki davada HMK m.119 hükmünde belirtilen ve zorunlu unsurların bulunmaması nedeniyle HMK madde 119/1 f-g-ğ uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usuli bir zorunluluk haline gelmiştir.Öte yandan HMK'nın 77. Maddesi " Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır" şeklindedir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede HMK m.119 hükmünde belirtilen ve zorunlu unsurların bulunmaması nedeniyle HMK madde 119/1 h maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ve yine HMK 77. Madde uyarınca davacı vekili tarafından yapılan işlemlerin yapılmamış sayılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 54.354,38.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 53.738,98.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde .... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1003, K. 2025/1047, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1003-e-2025-1047-k-6303bb84aafd