İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/547 E. 2024/912 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/547
Karar No
2024/912
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : KAYYIM : DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 09/06/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :27/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ile ...'ün ortağı bulunduğu davalı şirketin 04.03.2021 tarihinde 4 ortaklı olarak kurulduğunu, şirketin sermayesinin beheri 25,00 Türk Lirası değerinde 200.000 paya ayrılmış toplam 5.000.000 TL değerinde olduğunu, ortaklardan ... %60, ... %20, müvekkili ... %15 ve müvekkili ...'ün %5 sermaye payına sahip olduğunu, şirketin kuruluşunda aksi karar alınıncaya kadar, müvekkili ...'ün şirket müdürü olarak atandığını, davalı şirket kurulduktan sonra, ortaklardan ... ve ...'ın aynı amaç ve konuya ait başka şirketler de kurduklarını, davalı şirket henüz faaliyetine başlamadan ortaklardan ... ve ...'ın işlerinin ters gittiğini, anılan şirketlerin çalışamaz duruma geldiğini, diğer ortaklar adına hem cezai hem hukuki yargılamanın kapsamına giren birçok dava ikame edildiğini, bu süreçte müvekkilleri ile diğer ortakların anlaşmazlığa düştüğünü, müvekkillerine ortaklar ... ve ... adına açılmış olunan icra takip dosyalarından İİK 89/1 müzekkereleri gelmeye başladığını, alacaklıların alacak taleplerini müvekkillerinden talep eder olduklarını, kuruluşundan itibaren hiçbir ticari faaliyeti olmayan davalı şirketin müvekkilleri tarafından tasfiyesinin istendiğini, 25.08.2021 tarihinde yapılan çağrısız olağanüstü genel kurulda sermayenin %60 sahibi olan ...'in bahse konu tasfiye kararını imzalamadığını ve bu sebeple TTK.621/1-ı hükmüne göre diğer 3 ortak istemesine rağmen şirketin tasfiye sürecine sokulamadığını, ilerleyen süreçte davalı şirketin vergi dairesince re'sen terkini gerçekleştirildiğini ve vergi kaydının silindiğini, gelinen noktada davalı şirketin kuruluşunun üzerinden iki yıldan fazla geçmesine rağmen şirketin hiçbir faaliyette bulunmadığını, hiçbir ticari eylem gerçekleştirmediğini, ortakların tutumu ve ... ile müvekkillerinin arasında husumet bulunması nedeniyle de ortaklar arasındaki güven unsurunun tamamen yok olduğunu, şirketin bu sebeplerle işlerlik kazanması ve kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesinin hem hukuken hem de fiilen imkansız hale geldiğini ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenlerle feshine, mahkeme aksi kanaatte ise TTK 636/3. maddesi uyarınca müvekkillerinin şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirketin yetkilisi davacı ... olduğundan işbu davada davalı şirketi temsilen mahkememiz 2023/-2023/ E.K sayılı kararıyla ... temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiği, taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE Dava, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi olmadığı takdirde ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkindir. Mahkememizce davacı ...'ün aynı zamanda davalı şirket yetkilisi olduğu anlaşılmakla, davalı şirket ile aralarında doğan menfaat çatışması nedeni ile davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyumu atanmıştır.6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle; bir kişiyi ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında, yani o kişinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren ve haklı sebep olarak nitelendirilebilecek sebepler doğduğunda, ilgili her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkemenin, fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. 6102 sayılı TTK.nun 641/I maddesinde; “ Ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, fesih istemi ile açılan davalarda feshe karar verilmemesi halinde alternatif olarak hangi kararın verilebileceği gösterilmiştir.O halde, dava sebebinin dayandığı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebepler olarak sayılmıştır. Yargıtayın konuya ilişkin içtihatları da aynı doğrultudadır ( 11. Hukuk Dairesi Esas No:2014/ Karar No:2015/ K.). Davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda, ortakların taahhüt ettikleri sermayeyi ödemedikleri, taahhüt edilen sermaye ortaklarca ödenmediğinde şirketin özvarlığının başlangıçtan itibaren hiç oluşmadığı, ticari faaliyetin bulunmadığı, herhangi bir nakit akışının bulunmadığı, kredi borcunun bulunmadığı, ortaklardan alacaklar hesabında ortakların borcunun bulunmadığı, ortaklara borçlar hesabında şirketin ortağa 7.500 TL borcunun görüldüğü, şirketin banka veya 3. kişilere bir borcunun olmadığı, sermaye taahhütü hiç ödenmediğinden giderler nedeniyle bilançonun borca batık göründüğü bildirilmiştir. Bu durumda, davalı şirketin kuruluşunun buyana hiçbir ticari faaliyette bulunmadığı, diğer ortaklar hakkındaki dava ve takipler nedeniyle şirket ortaklar arasında güven ilişkisinin geriye dönülemez şekilde sarsıldığı, bu anlaşmazlık nedeniyle şirketin tasfiye hakkında karar da alınamadığı, şirketin kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesinin hem hukuken hem de fiilen imkansız hale geldiği, vergi dairesince re'sen terkin edilen şirketin devamında taraflar açısından korunmaya değer menfaat bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin açtığı davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı ...'nin TTK'nun 636/3.maddesi hüküm uyarınca haklı sebeple FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere SMMM ...'ın TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, BU HUSUSTA KENDİSİNE YETKİ VERİLMESİNE, 3-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 20.000,00 TL tasfiye memuru ücreti ile 5.000,00 TL tasfiye masraf avansının karar kesinleştiğinde ileride şirketten tahsil edilmek üzere davacılar tarafından KARŞILANMASINA, belirlenen tasfiye memuru ücretleri ile masrafların tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine, 4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE, 5-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, 6-Alınması gereken maktu 427,60.-TL harçtan peşin yatırılan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 3.426,55.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2024 Başkan e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/547, K. 2024/912, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-547-e-2024-912-k-27baab8960bd