İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/51 E. 2023/961 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/51
- Karar No
- 2023/961
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/51 KARAR NO : 2023/961 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR :1-... (TC No:...)- İhsaniye Mah. Çağlayan(110) Sk. No:6 İç Kapı No:4 Nilüfer/ BURSA 2-... (TC No:...)- ... 3-... (TC No:...)-Koğukçınar mah. 3.spor sk. No:16a Osmangazi/BURSA VEKİLİ : Av. ... - [16046-40288-...] UETS DAVALI : ... (TC No:...)-Konak Mah. Kır(120) Sk. No:14 İç Kapı No:2 Nilüfer/ BURSA VEKİLİ : Av. ... [16699-96682-....] UETS DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 13/01/2023 KARAR TARİHİ : 31/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekilinin Bursa 3.Asliye Hukuk Mah'ne vermiş olduğu dilekçesinde; Bursa 19.İcra Müd'nün 2016/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ile alacaklısı ... ve borçlusu ...'nın görünen dosyadan müvekkillerinin mernis adresinin bulunduğu adrese 89/1-2-3 ihbarnamelerinin gönderildiğini, tebligatın usulsüz olarak yapıldığını, sonrasında ise 21/2'ye göre seri bir şekilde 89/1-2-3 tebligatlarının muhtara yapıldığını, daha önce usulsüz tebligata ilişkin yaptıkları başvuruya ilişkin açıklamaların da burada geçerli olduğunu, icra dosyasında 89/1-2-3 ihbarnameleri ile borçlu duruma düşürülen üçüncü şahısların icra takibini durdurmak için aynı madde içerisinde yer alan davayı açma yetkisinin bulunduğu gibi genel menfi tespit davası açma yetkisinin bulunduğunu, alacaklı vekili tarafından yapılan taleple icra dairesi tarafından gönderilen İİK 89/1 tebligatlarının usulsüz şekilde yapılmış olup, müvekkilinin kötü niyetli şekilde borçlu konumuna düşürüldüğünü, Yargıtay kararlarında borçlunun anne, baba, kardeş ve eşine gönderilen haciz ihbarnamelerinin kötü niyetli şekilde yapıldığı hususunda birçok kararı bulunduğunu, müvekkilleri ... ve ...'nın borçtan sorumlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini, yapılan icra takibi sonucunda müvekkillerine yönelik ev haczi yapıldığını, muhafaza altına alınan bir kısım eşyaların satıldığını, satış sonucu dosya alacağının bir kısmı ödenmiş olup alacaklının bir bedel elde ettiğini, müvekkillerinin borçlu olmadığını bilmesine rağmen bu işlemleri gerçekleştirmekle kötü niyetli olduğunu, üçüncü kişinin, yalnızca borçluya ait olup, zilyetlik ettiği mallarına haciz konabileceğini, takip konusu borca müvekkillerinin hiçbir şekilde iştirak etmeyip, asıl borçlu ...'ya ait hiçbir taşınıra da zilyetlik etmediğini, ancak müvekkillerinin evine gidip haciz konmuş malları, tamamen kendi mülkiyetlerinde olmakla beraber, dosyada borçlu olarak görünmeleri sebebiyle haksız şekilde haczedilip satıldığını, müvekkilleri ile davacı arasında öncesinden bulunan tanışıklıkları sebebiyle asıl borçlunun ... olduğu bilinmesine rağmen 89 ihbarnameleriyle borçlu duruma düşürülmesinin usuli boşluktan ve müvekkillerinin bu durumu bilmemesinden faydalanılarak gerçekleştirildiğini, gerek davacı gerekse de vekillerinin söz konusu borcun ...'dan kaynaklandığını, anne ve babası olan müvekkillerinin ise oğullarına bir borcu bulunmadığını bildiklerini, müvekkillerinin dosya borçlusu oğullarının birçok borçlarını karşıladığını, davacının ise bundan faydalanarak kendi alacağını da borçlunun anne ve babasından karşılamaya çalıştığını, bu vesile ile dosyada borçlu ...'nın, borçlunun babası ve annesi olan müvekkillerinin ... ve ...'dan herhangi bir alacağı bulunmamakta olup borca ve ferilerine itiraz ettiğini, müvekkilinin herhangi bir şekilde dosya borçlusuna karşı alacaklı veya borçlu olmadığını, müvekkilinin borçlu konumdan çıkarılmasını talep ettiklerini beyanla, davalı tarafından aleyhlerine Bursa 19. İcra Dairesinin 2016/... E sayılı dosyasıyla yapılan usulsüz tebligat ile 89/1-2-3 ihbarnameleri sonucu borçlu duruma düşürülen müvekkillerinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında borç ilişkisi bulunmakta olduğunu, ...'nın müvekkilden borç aldığını, ...'nın icra takibinde yer alan haciz tutanaklarında müvekkile borcunun bulunduğunu kabul ettiğini, icra dosyasındaki tebligat adresine birçok kez hacze gidildiğini, menkul birtakım malların fiilen haczedildiğini, bu işlemin birçok defa olması üzerine davacıların icra takibinden önce taahhüt ettikleri şekilde oğullarının borçlarını ödeme durumlarının olmadığını ve kendilerinin bu borcu ödeyeceklerini müvekkile bildirdiklerini, bunun akabinde usulüne uygun tebligatlar ile davacıların icra dosyasına borçlu olarak eklendiklerini, gerek davacıların gerekse vekillerinin, icra takibine konu borcun davacılar tarafından ödeneceğini bilmelerine rağmen kötüniyetli olarak yaklaşık 3 yıl sonra işbu davanın ikame edildiğini, müvekkili ile davacılar arasında anlaşma zemini oluşturarak borç konusunda protokol hazırlandığını, haciz tehdidinden kurtulmak adına Bursa ili, Osmangazi ilçesi, Koğukçınar Mah., 2384 ada 19 parselde kendi adına kayıtlı bulunan taşınmazı takipten önce 20/01/2016 tarihinde dava dışı ...'a sattığını dava konusu takibin 17/03/2016 tarihinde açıldığını, mezkur taşınmazın 29/03/2016 tarihinde davacıların diğer oğlu ... tarafından satın alındığını, davacılardan ...'ya ait olan evin takipten hemen önce satıldığını ve sonrasında dava dışı ... tarafından tekrar satın alınarak muhtemel hacizlerin önüne geçildiğini, davacılar, oğulları ...'nın müvekkile olan borcunu ödemeyi kabul etmelerine rağmen taahhüt ettikleri ödemeleri yerine getirmediklerini, bu nedenle davacıların icra takibine konu borçtan sorumlu olduklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu ... aleyhine Bursa 19.İcra Dairesi’nin 2016/... esas sayılı dosyasında yapılan takipte 89.maddesi uyarınca davalılara gönderilen haciz ihbarnameleri sebebiyle borçlu olup olmadığı, davalı aleyhine İİK 72 maddesi uyarınca menfi tespit davası açıp açamayacağı noktasında toplanmaktadır. İcra takibinde borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi prosedürü İİK'nın 89. maddesinde etraflıca düzenlenmiştir. Üçüncü kişi 3. haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde menfi tespit davası açmadığı takdirde borcun zimmetinde olduğu hususu kesinleşir. Bu halde zimmetinde kalan borcu icra dairesine ödemek zorundadır. İİK'nın 89/3. maddesinde düzenlenen bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Davacı taraf, haciz ihbarnamelerini tebliğ almadığını iddia etmişse de, haciz ihbarnamelerine konu icra dosyasının celp ve incelenmesinde, tüm ihbarnamelerin davacıya usulüne uygun şekilde yapıldığı, davacının süresi içerisinde 89/3 adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının İİK 89/3 maddesi uyarınca süresi içerisinde dava açmadığı açıktır. Her ne kadar davacı İİK 72 maddesi uyarınca menfi tespit davası açmışsa da davacının takibin borçlusu olmadığı, davacının sadece takip sebebiyle İİK 89 maddesi uyarınca takip borçlusunun alacağının davacının zimmetinde sayıldığı kişi olduğu, davacının davalıya karşı İİK 72/2 ve 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açması da mümkün olmadığı değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harçtan, peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2023 Katip ... E-Imzalıdır. Hakim ... E-Imzalıdır.