İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/179 E. 2024/1200 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/179
- Karar No
- 2024/1200
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.02.2021 tarihinde ... Otoyolu ... ... Gişeleri ... istikameti 79. Km'de ters yönde seyir halinde olan, ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ... İstikametine doğru yönde kendi normal şeridinde seyir halinde olan müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini. ... 11. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/E. 2021/ K. Sayılı dosyasında ilgili kazanın kovuşturmasının yapıldığını, alınan bilirkişi raporuna göre müteveffa ... ve ...'ın kusurlu bulunduğunu. Davalı ...'ın diğer davalı ... Yatırım Ve İşletme A.Ş.'de ... gişeleri sorumlusu olduğunu, gerekli kontrolleri yapmadan ters yöne gitmek isteyen ...'a gişe bariyerlerini açarak kazanın meydana gelmesine ortam hazırladığını. ...'ın tazminatın tamamından sorumlu olduğunu ve TBK Md. 62'ye göre iç ilişkide diğer kusurlu kişilere rücu hakkının bulunduğunu. Tarafların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını. Kazanın oluşumunda davalı ...'ın kusurlu olduğunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini. ... Yatırım Ve İşletme A.Ş.'nin davalı olarak gösterilmesinde hukuki yarar bulunduğunu. Müvekkilinin günlük 1.500,00TL kazandığını, aracın kaza nedeniyle 29 gün süreyle çalışamadığını. Bu nedenle müvekkilin mahrum kaldığı, fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 43.500TL'nin taraflardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekil ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu haksız fiilin meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davanın Asliye Hukuk lerinde görülmesi gerektiğini, mahkemenin görevsizlik kararı vermesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde gerçekle alakası olmayan beyanlarda bulunduğunu, davacının müvekkilinin haksız fiilin meydana geldiği tarihte diğer davalı ... Yatırım ve İşletme A.Ş. bünyesinde ... gişeleri sorumlusu olarak çalışmakta olduğunu belirttiğini, mahkemeyi yanıltma amacıyla öne sürülen söz konusu iddianın tamamen asılsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili davalının, haksız fiilin meydana geldiği tarihte diğer davalı ... Yatırım ve İşletme A.Ş. bünyesinde ... ... Gişelerinde ücret toplamak ve bilet kesmek ile görevli olan personellerin vardiya amiri olarak çalıştığını, iş tanımı itibariyle vekil eden sahada değil gişelerin dışında ayrı bir binada bulunmakta olup vardiya esnasında personeller arası koordinasyonu sağlamak ile görevli olduğunu, müvekkilinin bu görevi dışında kameraları izlemek ya da yolun güvenliğini sağlamak gibi görevlerinin bulunmadığını. Müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, Müvekkili davalının, otoyoldaki gişelerden ayrı bir binada çalışmakta olduğunu, kazaya konu ... plakalı aracın geçtiği gişeye uzaklığı 40-50 metre arasında olduğunu, gece karanlığında, farları kapatılmış ve arasında engeller olan, ayrıca 40-50 metre uzaklıktaki söz konusu aracın önü ile arka kısmını ayırt etmesinin imkansız olduğunu, aracın ters yönden gelerek gişeye yanaştığını düşündürecek hiçbir husus olmadığını, ters yönden aracın gişeye yanaşması durumunda ana kontrol merkezinden müvekkiline anında bilgi verilmesi gerektiğini, ne yazık ki ana kontrol merkezinden gelmeyen bilgi sebebiyle müvekkili davalının hayatın olağan akışı içerisinde hareket etmek durumunda kaldığını, hayatın olağan akışına aykırı olaylardan vekil edenin sorumlu tutulmasının illiyet bağının kanunun ve hukukun kabul etmeyeceği derecede genişlemesi anlamına geleceğini. Bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Yatırım ve İşletme A.ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kendi sorumluluk alanı içerisinde olan köprü ve otoyolların tamamında, trafik güvenliğinin sağlanması için yasaların kendisine yüklediği tüm sorumluluğu eksiksiz ve tavizsiz bir biçimde yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyolların hiçbir bölgesinde, trafik güvenliği için gerekli, aydınlatma, uyarıcı tabela vs gibi işaretlendirme eksiği bulunmadığını, ayrıca sorumluluk bölgelerinde rutin bir şekilde devriye kontrolü yapılmakta, trafik güvenliğini tehdit eden bir unsur tespit edilmesi halinde ise derhal Müdahale ettiğini, müvekkilinin, otoyolu kullanıma hazır halde bulundurma sorumluluğu çerçevesinde yapmış olduğu eylemler ile dava konusu oluştuğu iddia edilen zarar arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığını, dolayısıyla müvekkiliminin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkil şirketin Uygulama Sözleşmesi tahtındaki yükümlülüklerine uygun olarak her 4 (dört) saatte bir ...'da devriye faaliyeti yürüttüğünü, devriye ekipleri, devriye turları sırasında tespit ettikleri ya da ... ... ... Merkezi'ne bildirilen kazalara ve sair olaylara müdahale ettiğini, bu kapsamda, müvekkili şirketin ilgili mevzuat ve teknik şartnameler uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, dava dilekçesinde söz konusu yükümlülüğün ihlal edildiği ifadesi yer alsa da, söz konusu iddiayı destekler nitelikte bilgi/belge dosya kapsamında bulunmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğünün işlettiği ücretli otoyolların hiçbirinde ve hiçbir gişesinde bariyer bulunmadığını, bariyerlerinin bir trafik güvenliği önlemi olduğu kabul edilirse, idarenin işlettiği ücretli otoyolların tümünün trafik güvenliğine aykırı olduğunun kabulü gerekeceğini, herhangi bir araç sürücüsünün herhangi bir tek yönlü kara yolunda, herhangi bir nedenle ters istikamette hareket edebileceğini, bu eylem her ne kadar hukuka aykırı ise de, bu aykırılığın yolun işleticisine mal edilmesinin mümkün olmadığını, bu eylem neticesinde oluşan zarardan da müvekkilinin veya çalışanının sorumlu tutulamayacağını, illiyet bağının kesildiğini. Dolayısıyla müvekkilinin çalışanının eylemi ile oluşan zarar arasından herhangi bir illiyet olmaması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini. İş sözleşmesi, görev tanımı, ücret toplama çalışanlarının görev ve sorumluluklarının belirtildiği dokümanlar, iş güvenliği ve eğitim sertifikaları ve özlük belgeleri incelendiğinde, müvekkili şirket çalışanı ...'ın mevcut pozisyon için gerekli eğitimde ve kalifiyede olduğu ve bunun üzerine görev ve sorumlulukları açısından eğitildiğini ve bilgilendirildiği. Bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Davanın, davacının malik olduğu araç ile dava dışı üçüncü kişinin aracının davalı ... A.Ş.'ye ait ve diğer davalının da vardiya amiri olarak çalıştığı ... ... otoyolunun ... bölgesinde çarpışması sebebi ile davalıların kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak açılan davacının aracında meydana gelen 1.000,00 TL değer kaybı ve 43.500,00 TL ticari kazanç kaybının davalılardan tahsiline ilişkindir. Dosya mahallinde keşif yapılarak bir adet makine mühendisi, bir adet trafik, bir adet iş güvenliği, bir adet nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir, bilirkişi heyetinin 31/08/2023 tarihli raporunda özetle;"1- Dava konusu olayda ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde trafik kazası yönünden değerlendirmede 90100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ancak yine yukarıda açıklandığı üzere bu olayın meydana gelmesinde ve olayın başlangıç aşamasında kontrol merkezinde görevli ...' ın gişede trafiğin akı ters yönde hareket etmek isteyen sürücüye gerekli ikazı yapmadığı, trafik, akışına uygun hareket etmelerini sağlamadığı ve bu yönde kolluk kuvvetlerinden yardım istemediği gibi bariyeri açarak uygunsuz bir davranışta bulunduğu, a-TBK m. 66/lll hükmüyle de işletene, işletmenin başkalarının zarara uğramasını engelleyecek nitelikte bir organizasyon kurmak yükümlülüğünü ihlal ettiği ve ... kararında belirtildiği üzere “ olayın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle ilk olay, uygun sebep ve sonuç ölçüsüne göre ikincisinin nedeni sayılır” kararı gereği olayın dava konusu kazanın meydana gelmesinde oluşan zarardan davacıya karşı davalı işveren ve işleten şirket ... Yatırım ve İşletme AŞ ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, sorumluluk oranının kendi inde dağılımının ise Kaplan'ın yapmak istediği eylem hakkında yeterince bilgi sahibi olmadan bariyeri açmasının can ve mal güvenliği açışından yüksek risk oluşturması bu eyleminin kazanın oluşumu ile illiyet bağı içermesi nedeniyle %50 oranında, Davalı ... Yatırım Ve İşletme Şirketi'nin trafik güvenliği yönünden önlemleri yeterince almaması ve çalıştırdığı personelinin yaptığı eylemlerden doğan sorumluluğunun kazanın oluşumu ile illiyet bağı içerdiği ve davalı ... Yatırım ve İşletme AŞ.'nin kazanın oluşumunda %50 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği, 2-Davacı tarafa ait ... Plakalı 2013 model Mercedes marka OTOBÜS TRAVEGO 15 SHD tipi şehirlerarası yolcu taşıma otobüsünün geçmiş trafik kazaları hasarları ile — 19.02.2021 tarihli trafık kazası hasar durumunun incelenmesi sonucu Yerleşik ... içtihatları kapsamında 50.000 TL hesaplandığı, 3-Davacı tarafça sunulan ticari defter kayıtlarına göre kaza tarihi 2021 yılı toplam gelirinin 1.270.324,68TL olarak tespit edildiği, 1 aylık gelirinin 105.860,39TL hesaplandığı, gider kayıtlarını sunmaması ve gelir kayıtlarının davacının tüm ticari faaliyetlerini içermesi nedeniyle kazaya uğrayan otobüse ait net kazancının muhasebe kayıtlarından tespit edilme imkanının bulunmaması nedeniyle ... kabul göre emsal araç kiralama yöntemiyle 28.625 TL hesaplandığını" bildirmiştir.Tarafların rapora karşı itirazları doğrultusunda dosya ek rapor aldırılmak üzere aynı bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 12/02/2024 tarihli ek raporunda özetle;"1- Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kusur ve değer kaybı konularında kök raporumuzda belirtilen görüş ve kanaatlarımızda bir değişiklik olmadı.2- Davacı tarafça sunulan ticari defterlerin ve 2021 yılına ait Yıllık Gelir Vergisi Beyanının incelenmesi ile kazanç kaybının; 29 gün onarım süresi * 3.494,90 TL = 101.352,10-TL Brüt Kazanç Kaybı 29 gün onarım süresi * 413,90TL = 12.003,10TL Brüt Kar Kaybı 29 gün onarım süresi * 20,23TL = 586,67TL Net Kar Kaybı yaşanacağı şeklinde hesaplandığı" bildirmiştir.Dava, davacıya ait aracın otoyolda seyir halinde olduğu esnada, dava dışı üçüncü kişinin otoyolda ters yönde ilerlemesi sonucu davacının aracı ile çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazası kaynaklı, davacı aracında meydana gelen değer kaybı ile araçtan mahrum kalınan süre boyunca mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir. Davacı bu talebini hem ... A.Ş.'ye hem de bariyeri açan ... A.Ş. personeline yöneltmiştir. Davacı bu zarar talebini hem ... A.Ş. İle arasındaki ... kullanım sözleşmesine ve bu sözleşmedeki ifa yardımcısının eyleminden sorumluluğa dayandırabilir, hem de haksız fiil ve haksız fiil içerisinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğuna dayanabilir Dolayısıyla bu davada mütelahik (yarışan) sebepler söz konusudur.Türk Borçlar Kanunu'nun 60. Maddesi "Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir." şeklinde olup, yarışan sebepler söz konusu olduğunda zarar gören aksini talep etmiş olmadıkça hakim en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verebilecektir. Davacı 21.11.2024 tarihli duruşmadaki beyanında ve dava dilekçesinde açıkça davalı ... yönünden haksız fiil sebebine ve davalı ... A.Ş. Yönünden ise adam çalıştıranın sorumluluğuna dayanmıştır. Başkaca bir hukuki sebebe dayanmadığını ise açıkça ifade etmiştir. Dolayısıyla mahkememizce haksız fiil sorumluluğu yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir.Bilindiği üzere haksız fiilden bir kimsenin sorumlu tutulabilmesi için haksız bir fiil, zarar, illiyet bağının ve kusurun bir arada bulunması gerekmektedir.Davalı ...'ın ceza yargılamasında kusuru sebebiyle ceza aldığı fakat hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Dolayısıyla bu karar mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunmadığından, davalının salt kusurunun varlığı kendisine ceza verilmesine yeterli ise de, hukuki sorumluluk noktasında yeterli değildir. Dolayısıyla bu olayda tartışılması gereken husus davalının bariyeri açma şeklindeki eylemi ile, meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığıdır.İlliyet bağı ile ilgili yaygın olan iki teori vardır. Bunlardan ilki, hukukta sorumluluk doğuran illiyet ile mantıki illiyeti özdeş kabul eden ve günümüzde geçerliliğini büyük ölçüde yitirmiş olan “şart teorisi”dir. İkincisi, yaşam deneyimlerine göre, bir fiilin olayların normal akışında meydana getirebileceği zararlarla olan mantıki illiyet bağı olarak tanımlanan veTürk-İsviçre hukukunda hakim olan “uygun illiyet teorisi”dir. Uygun İlliyet Bağı Teorisine göre, sorumluluğu doğuran olay veya davranış, olayların normal akışına ve yaşam deneylerine göre, gerçekleşen zarar çeşidinden bir sonucu ortaya çıkarmağa genellikle elverişli ise, bu sonuç, o olay veya davranışın uygun sonucu sayılmalı ve failin sorumluluğu gündeme gelmelidir. ( , s. 7; , s. 217; , s. 36 – 37.) Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır. Başka bir deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır. Zarar verenin davranışı ile zarar arasında uygun illiyet bağını kesebilecek üç husus vardır. Bunlar; mücbir sebep, üçüncü kişinin kusuruve zarar görenin kusurudur. Ayırt etme gücü bulunmayan bir kişinin fiili ile dahi nedensellik bağı kesilebilir. Tüm bu bilgiler ışığında, somut olay illiyet bağı yönünden değerlendirildiğinde, davalının bariyeri açmasının akabinde dava dışı müteveffa otoyolda ters şeritten ilerlemeye başlamış ve davacının aracı ile karşı karşıya olacak şekilde çarpışmıştır. Uygun illiyet teorisinde, yaşam deneyimlerine göre bir fiilin normal akışında da bu zararın meydana geliyor olması illiyet bağı olarak değerlendirilmektedir. Oysa somut olayda bariyerin açılması ile normal, orta düzeyde zekaya sahip insan dahi ters şeride girmeyecek ve bu yanlışlığı farkederek en azından en sol şeritte beklemeye başlayacaktır. Oysa dava dışı üçüncü kişi aracını hızlı biçimde ters şeritten sürmeye devam etmiştir. Davalının bariyeri açma suretiyle teşekkül eden fiili ile zarar arasındaki illiyet bağı, üçüncü kişinin kasti davranışları ile kesilmiştir. Bu zararın meydana gelmesindeki inhisari sebep dava dışı üçüncü kişinin davacının aracına çarpmasıdır. Diğer bir ifade ile dava dışı üçüncü kişinin fiilinin yoğunluğu zararın münhasır sebebidir.İlliyet bağının, haksız fiilde çok dikkatli değerlendirilmesi gerekmektedir. Asgari mantıkla değerlendirildiğinde dahi bariyerin açılması tek başına bu kazaya sebebiyet vermemiştir. İlliyet bağının kazaya sebebiyet veren olaydan kronolojik olarak nereye kadar götürülebileceği olayın çözümü noktasında önem arz etmektedir. Bu noktada mantıki illiyet çok geniş yorumlanmamalıdır. Dava dışı üçüncü kişi aracı kullanmaya yeter düzeyde ehliyete sahip olup, alkolün etkisinde dahi olsa, ters şeritten ilerlememesi gerektiğini bilebilecek bir kimsedir. Bu kazadaki eylemi kasta yakınsayan bir ağır kusurdur ki, bu kusuru, davalının bariyeri açmadaki fiili ile zarar arasındaki illiyet bağını kesecek yoğunluğa ulaşan bir sebep olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca ilgili bariyerler bugün itibariyle bulunmamaktadır. Bu durum dahi olayın çok istisnai bir olay olduğunu, dava dışı üçüncü kişinin normal mantık seviyesinin altında hareket ederek hayatın olağan akışında meydana gelmeyecek bir kazaya sebebiyet verdiği bu yönüyle de ortadadır.Dolayısıyla davalı ...'ın bu zarardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmış ve davanın bu davalı yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.Türk Borçlar Kanunu 66. Maddesi adam çalıştıranın sorumluluğunu düzenlemiştir. Adam çalıştıranın kusursuz sorumlu olduğu benimsenmiş olup, çalışanının dahi sorumlu tutulamadığı zarardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla davalı ... A.Ş. Yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda da izah edildiği üzere davacı açıkça haksız fiil sebebine dayandığını ve diğer sebeplere dayanmadığını beyan ettiğinden diğer hukuki sebepler (sözleşme) yönünden hukuki sorumluluğun varlığı mahkememizce değerlendirme konusu yapılmamıştır.Açıklanan nedenler ile davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 427,60-TL harç ile arabuluculuk masrafı olan 3.200,00-TL'nin toplamı olan 3.627,60-TL'den peşin yatırılan 759,95-TL peşin harç, 850,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 1.609,95-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.017,65-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/11/2024 Katip ✍e-imzalı Hakim ✍e-imzalı