İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1126 E. 2025/1590 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1126
Karar No
2025/1590
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALILAR:1- VEKİLİ : Av. :2- VEKİLİ :Av. :3- 4- 5-

DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalıların müvekkili kooperatifin önceki dönem yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalılar hakkında yürütülen ... Cumhuriyet Savcılığı 2022/ soruşturma sayılı dosyasında ... ... tarafından düzenlenen raporda, kooperatifin 17.09.2020 tarihi itibari ile 100 kasa hesabında bulunması gereken 306.755,00.-TL'nin dönemin yönetim kurulu üyelerinin üzerinde olduğu, ayrıca temsil ve ağırlama gideri kaleminde toplam 9.164,81.-TL'nin yemek temizlik ve benzeri muhteviyatlı harcama faturaları olduğu, tahmini bütçede temsil ve ağırlama gideri olmaması nedeni ile usulsüz olduğu hususları tespit edildiğinden kooperatifin maddi zararına sebebiyet vererek görevlerini ihmal eden, dönemin sorumlu yönetim kurulu üyeleri olan davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve davalıların taşınır ve taşınmaz mallarının üzerine tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili, müvekkilinin 2017 ile 2019 yılları arasında davacı kooperatifte yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, kusursuz olduğunu, iddia olunan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı ... vekili, ispat yükünün davacıda olduğunu, müfettiş raporunun kabul edilmediğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı ..., kooperatifte toplanan paraların iş yapan üyelerine ve esnafa dağıttıklarını, müfettiş raporunun tek taraflı düzenlendiğini, bilgisine başvurulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğuna dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı kooperatif, eski yönetim kurulu üyeleri olan davalılar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen müfettiş raporunda, kooperatifin kasa hesabında bulunması gereken 306.755,00.-TL'nin dönemin yönetim kurulu üyelerinin üzerinde olduğu, ayrıca temsil ve ağırlama gideri kaleminde toplam 9.164,81.-TL'nin yemek temizlik ve benzeri muhteviyatlı harcama faturaları olduğu, bu harcamaların usulsüz olduğu tespit edildiği, tespit edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptalini istemiş, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesine göre; yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Sorumluluk davası konusunda Kooperatifler Kanunu'nda hüküm bulunmadığından, aynı Yasa'nın 98. maddesi atfıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. ve devamı maddelerinde düzenlenen anonim şirket yönetim kurulu hakkındaki sorumluluk davasına ilişkin hükümler kooperatifler hakkında da uygulanacaktır. TTK'nın 553. maddesine göre; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." yine aynı Yasa'nın 555. maddesinde; "(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." hükümleri düzenlenmiştir.Yargılama sırasında, davacı kooperatif genel kurulundan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik kararın alınarak dosyaya sunulmuş olduğu ve dava şartının sağlandığı görülmüştür.İşbu davada; davacı kooperatif kasasında bulunması gereken 306.755,00.-TL tutarın bulunmadığı ve temsil ve ağırlama gideri adı altında yapılan 9.164,81.-TL'nin usulsüz olduğu ileri sürülmüş olup, bu her iki kalemden oluşan toplam 315,919,81 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte o dönem kooperatif yönetiminde bulunan davalılardan tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talep edilmektedir. Davalı ... hakkındaki icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de, davalı takip borçlularında ...’in ikametgahı takip tarihinde .../... olduğu, HMK m.7 gereğince, davalı/borçlu birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri de yetkili olduğundan bu davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddi gerekmiştir.Mahkememizce davacı kooperatif kayıtları üzerinde yerinde bilirkişi marifetiyle inceleme kararı verilmiş olup, davacı kooperatif ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile kontrolör tarafından düzenlenen 27.07.2022 tarihli rapor da değerlendirilmek suretiyle davacı kooperatifin zararı hususunda detaylı ayrıntılı bir rapor sunulduğu, bu rapor esas alınarak davacının zararının 17.09.2020 tarihli mizandaki kasa bakiyesinden kooperatif üyelerine ödendiği halde kasada görülmeyen tutar olan 313.216,24 TL ile yetkisiz harcamalar nedeniyle toplam 9.164,84TL olduğu, bu harcamadan 31.12.2019 tarihli mizan değerinin 16.06.2019 tarihli 937.65TL tutarlı mizan değerinde kapsadığı için bu tutarının mükerrer olduğu kabulü halinde, bu zararın 8.227,16 -TL olacağı. davacı kooperatifin toplam zararının teslimi gerçekleşmeyen kasa bakiyesi ile yetkisiz harcamalar toplamının (313.216,24TL+8.227,16TL)=321.443,40 TL olduğu, davaya konu dönem, yönetim kurulu üyeleri olan davalıların eşit derecede sorumlu oldukları belirtilmiştir. Davacının müştekisi, davalıların ise şüphelisi olduğu dava konusu olayla ilgili zimmet suçundan yargılamanın ... 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/... E. Sayılı dosyasında derdest olduğu, iddia, savunma ve dosyada toplanan deliller göz önüne alındığında ceza dosyasının işbu davanın sonucuna etkisi olmadığından bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiştir.Mahkememizce toplanan deliller sonucunda, davalıların davacı kooperatifin 26.07.2018-17.09.2020 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliğini yaptıkları, görevde oldukları dönemde, kooperatifin kasa hesabında olması gereken 306.775,00-TL ve yetkisiz harcamalar nedeniyle toplam 9.164,84-TL zarar tespit edildiği, ancak bu harcamadan 31.12.2019 tarihli mizan değerinin 16.06.2019 tarihli 937.65TL tutarlı mizan değerinde kapsadığı için bu tutarının mükerrer olduğundan bu tutarın mahsubu ile bu zararın 8.227,16 -TL olduğu, davalıların tespiti yapılan bu zarar tutarlarına, teftiş ve savcılıkta alınan beyanlarında itiraz etmedikleri gibi, bu harcamaların kooperatif için yapıldığını, zimmetlerine geçirmediklerini beyan ettikleri görülmekte ise de, ispat yükü üzerinde olan davalıların kasada olması gerekirken bulunmayan paranın kooperatif adına harcandığına ilişkin dayanak belgeleri ile diğer zarar tutarına ilişkin harcama masraflarının dayanaklarını ortaya koymakla yükümlü olmalarına karşın dosyaya herhangi bir belge ve delil ibraz edilmediği gibi kooperatif ticari kayıtlarında da bu yönde herhangi bir kayda veya belgeye rastlanılmadığı gözetildiğinde, davacının talebi ile bağlı kalınarak 306.775,00-TL ve mahkememizce kabul edilen 8.227,16 -TL olmak üzere toplam 315.002,16 TL zarardan davalıların sorumlu oldukları kabul edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557 maddesi; "(1) Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur. (2) Davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir. (3) Birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir.6762 sayılı mülga Ticaret Kanunu zamanında var olan üyelerin mutlak müteselsil sorumluluğu sisteminden farklı olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557. maddesinde, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğuna ilişkin olarak Kurumsal Yönetim İlkeleri çerçevesinde “farklılaştırılmış teselsül ilkesi” benimsenmiştir. Bu yeni düzenleme uyarınca, hiç bir yönetim kurulu üyesi kendisinin sebep olmadığı zararlardan sorumlu değildir. Sorumluluk dış ilişkide kişisel kusurun varlığına bağlıdır. Aynı zarardan birden fazla yönetim kurulu üyesi kusurlu ise zararın tamamından müteselsil sorumlulukları devam eder. Ancak zararın ortaya çıkmasında tek bir üyenin kusuru varsa kural olarak diğer üyeler dış ilişkide sorumluluktan kurtulur ().Mahkememizce, TTK'nın 557/1. maddesi uyarınca farklılaştırılmış teselsül ilkesi dikkate alınarak, zararın meydana gelmesinde, kusur ve sorumluluğun, davalı yönetim kurulu üyeleri arasında hangisi veya hangilerinde olduğu tartışılmasında; davalı ...’in yönetim kurulu başkanı, ...’in yönetim kurulu başkan yardımcısı, diğer davalılar ..., ... ve ...’un yönetim kurulu üyesi oldukları, davalıların davalı ... ile birlikte bankadan para çektiklerini ancak paranın akıbetini bilmediklerini beyan ettikleri nazara alındığında, somut olayın özelliği ve zararın meydana gelmesinde davalıların müşterek eylemlerinin bulunduğu kabul edilerek her bir davalının eşit derecede (%20 oranında) kusurlu oldukları kabul edilmiştir.Dava konusu icra takibinde, 315.919,81 TL asıl alacak ve 59.514,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 375.433,91 TL’nin tahsili istenmişse de, takibe itiraz üzerine açılan işbu itirazın iptali davasında dava değeri asıl alacak olarak gösterilmiş ve bu tutar üzerinde harç yatırıldığından talebin asıl alacağa vaki itirazın iptaline yönelik olduğunun kabulü gerekmiştir.Hal böyle olunca, davacının davasının kısmen kabulüne, davalıların ... 14. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı icra dosyasına yönelik itirazlarının 315.002,16 TL asıl alacak üzerinde iptali ile (davalıların her birinin 63.000,43 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla) takibin kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden likit-bilenebilir olmadığından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, reddedilen 917,65 TL asıl alacak kısım yönünden davacı takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalıların ... 14. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı icra dosyasına yönelik itirazlarının 315.002,16 TL asıl alacak üzerinde iptali ile (davalıların her birinin 63.000,43 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla) takibin kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden devamına, Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden likit-bilenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Reddedilen 917,65 TL asıl alacak kısım yönünden davacı takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 21.517,80.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.517,96.-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.999,84.-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 50.400,35.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.13/3 uyarınca, 917,65.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 8.184,75.-TL harç, 4.500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 3.119,75.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 15.804,50.-TL yargılama giderinin ( %99,71 kabul %0,29 red) 15.758,66.-TL'sinin davalılardar müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde .. açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1126, K. 2025/1590, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1126-e-2025-1590-k-a0a7c105f935