İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1020 E. 2025/89 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1020
- Karar No
- 2025/89
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO :2023 KARAR NO :2025 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALILAR :1- VEKİLİ :Av. :2- 3- 4- DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında müvekkilinin Han 16 isimli restoranına eklenti olarak "Otomatik Pergola Sistemi" yapılması konusunda sözleşme yapıldığını, işin bedeli KDV dahil toplam 1.250.273,30 TL olup tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, kalanı iş bitiminde kesilmek üzere bir kısmı için yüklenicilerden davalı ... San firması tarafından fatura düzenlendiğini, davalının grup şirket olduğunu söyleyerek sözleşmeyi ... ve ...Sistemleri San.Tic.A.Ş. adına imzaladığını, ancak ödemelerin davalıların talebi ile 20/05/2022 tarihinde yüklenici firma ... San Perde ve Panjur Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd.Şti.’ne 625.000-TL tutarında, 08/07/2022 tarihinde yüklenici ... namına ...’a 200.000-TL tutarında, aynı tarihte yüklenici ... namına kardeşi ...’e 200.000-TL tutarında, 15/07/2022 tarihinde yüklenici ... namına ...’a 70.000-TL tutarında ve 22/07/2022 tarihinde yüklenici ... San Perde ve Panjur Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd.Şti.’ne 153.000-TL tutarında yapıldığını, davalıların imalata 20/05/2022 tarihinde başladığını ve müvekkiline 10/08/2022 tarihinde gecikmeli olarak teslim ettiğini, yapılan imalatın 08/02/2023 tarihinde olduğu gibi kendiliğinden çöküp yıkıldığını, davalılar tarafından yapılan imalatların hatalı ve eksik olduğunu, bu hususların tespiti için delil tespiti yapıldığını, raporda kusurlu imalatın yapılacak herhangi bir tamirat işlemiyle düzeltilemeyeceği ve işlev göremeyeceğinin tespit edildiğini, davalılar tarafından ayıplı ve eksik imalatın kabul edildiğini, bunun üzerine taraflar arasında 22/03/2023 tarihinde yapılan eksik ve ayıplı imalatların kaldırılması, bu imalatların davalılarca yeniden yapılarak eksiksiz ve ayıpsız şekilde, müvekkilden ek ödeme alınmaksızın 18/03/2023 tarihinde teslim edileceği hususlarında sözleşme yapıldığını, anlaşma gereği davalıların enkaz haline gelmiş tente ve tüm parçalarını toplayıp götürdüğünü, işbu sözleşmede yapmayı taahhüt ettikleri işleri de yapmadıklarını, ayıplı ve eksik imalatları yine düzeltmediklerini ve müvekkiline sözleşmede belirttikleri tarihte teslim etmediklerini, bu kez Bursa 21.Noterliği'nin 10.04.2023 tarih ve 14956 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek taahhüt ettikleri imalatı 1 aylık gecikme ile en geç 17/04/2023 tarihine kadar bitirmeleri, aksi halde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 2.500.000,00 TL ödemesinin ihtar edildiğini, ancak davalı tarafça olumlu bir cevap verilmediğini, uyarılara rağmen davalılar tarafından imalatın hiç yapılmaması nedeni ile müvekkilinin tente sistemini başka bir firmaya yaptırdığını ve 30/06/2023 tarihinde teslim alarak kullanmaya başladığını, işletmenin restoran, kır düğünü, nişan ve topluluk organizasyonları için kullanılmakta olduğunu, dava konusu imalat 08/02/2023 tarihinde yıkıldığı için müvekkilinin o tarihten sonra işletmesini 30/04/2023 tarihine kadar hiç kullanamadığını, 30/06/2023 tarihine kadar da işletmesinin bahçe kısmını tenteli olarak kullanamadığını, 23/03/2023-30/06/2023 tarihleri arasında Ramazan ayı içerisinde iftar yemekleri veremediğini, 30/06/22023 tarihine kadar sadece dışarıdaki başka yerlerdeki organizasyonlara malzeme sağlayarak gelir elde etmeye çalıştığını, bu nedenle müvekkilinin mahrum kaldığı karı munzam zarar olarak talep etmekte olduklarını, bu zararın bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespitine, sözleşme nedeni ile davalılara ödenen toplam 1.248.000,00 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, müvekkilinin işletmesinin kullanılamamasından kaynaklanan munzam zararlarının (mahrum kaldığı kar) ticari defterle incelenerek bilirkişi marifetiyle belirlenerek şimdilik 1.000,00 TL sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... San Perde ve Panjur Sis. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi, ilk sözleşmeye taraf olunmadığını, şirketin faaliyetleri arasında pergola sistemi yapımının da bulunmadığını, fatura kesilmesinin şirketini akdi ilişkinin tarafı haline getirmeyeceğini, dolayısıyla taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafça talep edilen hizmetlerin 06/09/2022 tarihli faturada belirtilmiş olup hizmetlerin tam olarak ifa edildiğini, şirketin sözleşmenin tarafı olduğu kabul edilse dahi ödemenin tamamının kendisine yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. CEVAP:Davalı ... vekili, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yerleşim yeri olan İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu, davadaki tüm tarafların yerleşim yerinin de İzmir olduğunu, 22/03/2023 tarihli sözleşmede Bursa Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartı bulunmakta ise de müvekkili tacir olmayıp davaya konu pergola sisteminin montajında çalışmış usta olduğunu, dolayısıyla yetki şartının geçersiz olduğunu, ayrıca her iki tarafı tacir olan ilk sözleşmede İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşme uyarınca inşası yapılan pergola sisteminde müvekkili yüklenici olmayıp müvekkil ve eniştesi Lokman Akbulut’un montaj işinde davalı ...’e bağlı olarak çalıştıklarını, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını ve davacı tarafından müvekkiline yapılan bir ödeme bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin yüklenicinin işçisi olarak görülmemesi halinde dahi bütün işleri ...'in yani ...A.Ş.'nin direktifleri altında yapan müvekkilinin olsa olsa işbu sözleşmedeki sıfatının yardım eden olacağını, bu halde dahi yardım edenin bir zarar verdiği iddiası bulunuyorsa iş sahibinin bu zararının tazminini yükleniciden istemesi gerektiğini, müvekkili ve eniştesinin ...’den işçiliklerine karşılık 40.000,00-TL talep ettiklerini, ...’in ise bunu kabul ederek kendi gözetiminde vereceği direktiflere uyarak müvekkilinin montaj kısmında çalışması için müvekkiliyle anlaştığını, davacının yapılan işi sağlam bir şekilde teslim aldığını, ancak davacı bu yaptırdığı alanı yazın açık düğün salonu olarak kullanacağı için ortasını pist gibi kullanmak istediğini, bu sebeple de sistemin taşıyıcısı olan ve ortada kalan direği kaldırtarak orta alanı pist olarak kullandığını, 2022 yılında mevsimin uygun olduğu dönemlerde sorunsuz bir şekilde yapılan pergola alanı kullanan davacı, kış ayı gelince bu alanı kullanmayacağından alanın bakımını yapmadığını, kışları yağan kar vb hava durumu koşulları karşısında yıkılmasını önlemek için otomatik olarak açılıp kapanabilen tenteyi kapatmadığını, yağan karın bu tente üzerinde birikerek ağırlık yapması sonucu tentenin (ortadaki direğin kaldırtılması sebebiyle) çöktüğünü, yapılan diyaloglar sonucun yüklenicinin sorunu gidermek için hazır olduğunu belirterek davacı ile anlaştığını, bu sırada davacı tarafından yerin tadilatı ve inşası için ek bir sözleşme hazırlandığını ve yüklenici ile yanında bulunan tüm taraflara bu sözleşmenin imza edildiğini, tacir olmayan müvekkilinin ise yüklenicinin yönlendirmesi ile yapılacak işin inşasında yeniden çalışacağı için imzaladığını düşünerek sözleşmeyi okumaksızın imzaladığını, müvekkilinin işbu sözleşmede yükleniciymiş gibi gösterildiğinden dava dilekçesinin ekinde sunulan sözleşmeyi görünce haberdar olduğunu, dolayısıyla sözleşmenin hem gerçeğe hem hukuka aykırı olduğunu, ayrıca sözleşmede belirtilen ile yapımda kullanılan malzemelerin bir olduğunu, işbu malzemelerin iş sahibi tarafından bilinerek ve onaylanarak kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacı, işletmekte olduğu “Han 16” isimli restoranına eklenti olarak "Otomatik Pergola Sistemi" yapılması konusunda yüklenicisi ... ve ...Sis.San. Tic. A.Ş. ile aralarında sözlemenin akdedildiğini, sözleşmedeki işin bedelinin ödendiğini, ancak ayıplı imalattan dolayı eklentinin çöküp yıkıldığını, davalılar tarafından ayıplı ve eksik imalatın kabul edilerek bu kez taraflar arasında eksik ve ayıplı imalatların kaldırılması ve bu imalatların davalılarca bila bedel yeniden yapılması hususunda yeni bir sözleşmenin imzalandığını, ancak davalıların sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, keşide edilen ihtardan da sonuç alınamadığını, bunun üzerine tente sisteminin başka bir firmaya yaptırıldığını iddia ederek ödenen bedelin iadesi yanında işletmenin kullanılamadığı dönemde mahrum kalınan kar karşılığı maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, bir kısım davalılar davanın reddini savunmuştur. Somut olayda; taraflar arasında davacının işletmesine tente kurulumu işini konu alan eser sözleşmesi akdedildiği, davacının iş sahibi, davalıların yüklenici olduğu, iş bedelinin ödendiği, yapılan imalatın eksik ve ayıplı olmasından dolayı çöktüğü, ayıplı işin davalılarca kabul edilerek bu kez taraflar arasında eksik ve ayıplı imalatların kaldırılması ve bu imalatların bila bedel yeniden yapılması hususunda yeni bir sözleşmenin imzalandığı, ancak davalıların bu sözleşme gereğini ifa etmedikleri, temerrüde düştükleri, bunun üzerine davacını sözleşmeden döndüğü sabit olup uyuşmazlığın taraflar arasında eser sözleşmesinin feshi nedeniyle davacının ödediği iş bedelini ve varsa müspet zararını isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı ile davalılar arasında eksik ve ayıplı imalatların kaldırılması ve bu imalatların bila bedel yeniden yapılmasına yönelik olarak davaya cevap vermeyen bir kısım davalıların talimat mahkemesince isticvap edilmek suretiyle 22.02.2023 tarihli sözleşmenin davalıları bağladığı kabul edildiği, bu sözleşmede, davacı ile davalılar arasında akdedilen bu sözleşmede daha önce ... Panjur ile(eski sözleşmede sehven ...…yazıldığı) 20/05/2022 tarihli sözleşmenin yapıldığı, aslında bu sözleşmenin tüm davalılar ile yapılmış olduğu, işveren tarafında ödemelerin yapıldığı, yapılan işin eksik ve ayıplı olduğu hususunda tarafların anlaştıkları, hatalı imalat yıkıntılarının 25/02/2023 tarihinde kaldırılıp eksiksiz ve ayıpsız şekilde ek ödeme alınmadan yeniden yapılıp 18/03/2023 tarihinde teslim edileceği belirtildiği, davacının davalılara keşide ettiği 10/04/2023 tarihli ihtarnamesinde, işin süresinde yapılmadığı belirtilerek 17/04/2023 tarihine kadar süre verilmiş, aksi halde zarara karşılık 2.500.000 TL’nin ödenmesi istendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı ... iradesinin hile ile sakatlandığını, sözleşmenin bu nedenle bağlayıcılığının bulunmadığını ileri sürmüşse de, hile olgusuna yönelik dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından bu savunmasına itibar edilmediği gibi tacir olmasa da sözleşmede şirketler yönünden geçerli bir yetki şartı bulunduğundan müteselsil sorumluluk gereği yetki itirazı da yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. "Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur (Prof. Dr. H. Tandoğan Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.). Bununla birlikte müspet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Menfi zarar, borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hükümsüzlüğü dolayısıyla ortaya çıkar. Sözleşme feshedilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zararın istenmesi mümkün değildir. TBK 125/3 maddesi uyarınca sözleşmeden dönüldükten sonra ancak menfi zarara ilişkin taleplerin hüküm altına alınması mümkün olup, sözleşmeden dönüldükten sonra tekrar sözleşmeye dayanılarak borcun ifa edilmemesinden doğan zararın (eksik işler bedelinin) tazmini talep edilemez.(Yargıtay 15 HD 30/09/2013 tarih 2012/6574 e. 2013/5286 k. sayılı emsal kararı)Bununla birlikte sözleşmede taraflarca aksinin kararlaştırılması da mümkündür Somut olaya döndüğümüzde, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinde, davacı iş sahibinin, davalılara ödediği iş bedeli ile ayıplı imalattan dolayı işletmenin faaliyetinin aksadığından dolayı mahrum kaldığı (müspet) zararı talep ettiği anlaşılmış olup, ödediği bedelin istirdadını talep etmekle haklı ise de, sözleşmeden döndüğünden, sözleşmeden dönülmesi halinde müspet zarar niteliğindeki zararların talep edilebileceği yönünde taraflar arasında bir hükmün bulunmadığı da dikkate alındığında, davacının sözleşmeden dönme ile birlikte müspet zarar niteliğindeki mahrum kalının kar kaybını davalılardan talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının ancak sözleşmeden dönme ile davalı yüklenicinin yaptığı işin bedelini talep etmekle; temerrüt olgusunun her bir davalı bakımından değerlendirilmesi gerekir. bu bağlamda, davacının davalılara keşide ettiği 10/04/2023 tarihli ihtarnamesinde 7 günlük mehil verildiği, ihtarnamenin davalılar ... San Perde Panjur Ltd Şti’ne 10/04/2023+7=18/04/2023; ...’e 12/04/2023+7=20/04/2023; ...’a 14/04/2023+7=22/04/2023 temerrüt gerçekleştiği, diğer davalı ... ..AŞ’ye tebliğ edilemediğinden bu davalı yönünden temerrüdün dava tarihi olduğu kabul edilmiş, TTK m.19 hükmü gereğince, avans faizine hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, sözleşmeden dönme nedeni ile davalılara ödenen toplam 1.248.000,00 TL’nin davalılar ... San Perde Panjur Ltd Şti yönünden 18/04/2023; ... yönünden 20/04/2023; ... yönünden 22/04/2023; diğer davalı ... Panjur..AŞ yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 85.250,88.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 21.329,80.-TL harcın mahsubu ile bakiye 63.921,08.-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.200,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 186.720,00.-TLvekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan kısım üzerinden taktir ve tayin olunan 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... vekiline VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 23.776,65.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre( % 99,92 kabul % 0,08 red) 23.757,62.-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza