İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1341 E. 2024/893 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1341
- Karar No
- 2024/893
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca; müvekkilinin sözleşmedeki özelliklere haiz bir karavan imal edip davalıya teslim etmeyi, davalının ise kendisine teslim edilen karavanın bedelini süresi içerisinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşme hükümleri uyarınca karavanın imalatını tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, ancak davalının karavanın bedeli olan 465.425,04.-TL' yi ödemediğini, bunun üzerine cari hesap ekstresine dayanılarak ... 11. İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin icra takibine haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, itirazında kötüniyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, icra takip dosyasına dayanak olarak gösterilen faturaları kabul etmediklerini, davacı tarafın faturaları müvekkili şirkete tebliğini ve faturada yazılı hizmeti vermiş olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, taraflarınca ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/ D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti davası açtıklarını, açılan davada aldırılan 27/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporuyla "eser sözleşmeye göre imalatın yapılmaması, imalatın kusurlu olarak değerlendirildiği ve gizli ayıplı olduğununun anlaşıldığı", davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacı tarafça yapılan eksik ve ayıplı işler bedeli, müvekkili şirketin iş bu eksik ve ayıplı işler sebebiyle uğradığı zararlar ile geç teslim sebebiyle müvekkili lehine hesaplanacak ceza-i şart bedeli alacağına ilişkin olarak fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla takas/mahsup def'inde bulunduklarını, davacı tarafça yapılan iş ve işlemler ile hizmetin eksik ve ayıplı olduğunun davacıya şifahen defalarca bildirildiklerini ayrıca davacı tarafın internet sitesinde yer alan ... mail adresine yazılı bildirim yoluyla delil tespiti raporu da gönderilerek ayıp bildirimi yaptıklarını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraflar arasındaki sözleşmeler, cari hesap ekstreleri, banka dekontları, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı icra takip dosyası, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/ D.İŞ sayılı dosyası, bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı tarafından davalıya üretilen ürünlerin bedelinin ödenmediği iddiası kapsamında ... 11.İcra Dairesi’nin 2022/... esas sayılı dosyasında yapılan takibin yerinde olup olmadığı, karavanın ayıplı olup olmadığı noktasında toplandığı görüldü. Dava konusu karavanın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın türü, ayıbın niteliği, ayıplı miktarın tespiti amacıyla Bilirkişi heyetinden rapor talep edildiği,12/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"Taraf dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu karavan imalatının ayıplı olduğu, ayıp niteliğinin gizli ayıp olduğu, ayıbın karavan imalatının bütünü kapsadığı, ayıbın giderilmesi ve sözleşme ile belirlenen faydayı sağlayabilmesi için için bütün imalatın sökülüp projesine ve sözleşmesine uygun malzemeden yeniden yapılması gerektiği, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı, her iki tarafın da ticari defterlerinde davalının davacıya 400.512,72 TL borçlu göründüğü, tarafların bu bakiyede mutabık oldukları, dava konusu ayıbın eserin bütününü kapsadığı, giderimi için bütün imalatın sökülmesi gerektiği ve gizli ayıp niteliğinde olduğu dikkate alındığında davalı iş sahibi şirketin ödemezlik defi hakkını haiz olduğu, davacı şirketin bakiye imalat bedelini talep edemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sundukları, itirazlar üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor talep edildiği, 02/07/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Dava konusu karavan imalatının ayıplı olduğu,Ayıp niteliğinin gizli ayıp olduğu, ayıbın karavan imalatının bütünü kapsadığı ayıbın giderilmesi ve sözleşme ile belirlenen faydayı sağlayabilmesi için bütün imalatın sökülüp projesine ve sözleşmesine uygun malzemeden yeniden yapılması gerektiği ,Tarafların Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı, Her iki tarafın da ticari defterlerinde davalının davacıya 400.512,72.-TL borçlu göründüğü, tarafların bu bakiyede mutabık oldukları, dava konusu ayıbın eserin bütününü kapsadığı, giderimi için bütün imalatın sökülmesi gerektiği ve gizli ayıp niteliğinde olduğu dikkate alındığında davalı iş sahibi şirketin ödemezlik defi hakkını haiz olduğu, davacı şirketin bakiye imalat bedelini talep edemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacının bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduğu, itirazının reddedildiği görüldü. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek doktrinde; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davacı ile davalı arasında kravan yapım sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine ... 11. İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,davalı tarafından 29/08/2022 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu kravanın ayıplı olduğu yönünde savunma yapılması üzerine, mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan kök ve ek raporlarda , kravanın ayıplı olduğu,ayıbın sonradan giderilemeyeceği tespiti yapılmıştır.6098 sayılı kanunun 223. Maddesinde '' Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmüne yer verildiği, aynı kanunun 227. maddesinde'' Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.'' şeklinde alıcıya seçimlik haklar tanındığı, somut olayımızda davalının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullandığı, bu haliyle sözleşme bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde davalının borçlu olmadığı, dosya kapsamında ayıp unsurunun bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkmış olması ve davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminat talebinin ve davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından, davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60.-TL harcın peşin alınan 5.980,07.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 5.552,47.-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümleri uyarınca hesaplanan 75.319,66.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı,gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır