İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/995 E. 2022/679 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/995
Karar No
2022/679
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021 KARAR NO : 2022/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2021 KARAR TARİHİ : 02/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı şirket arasında mal alım satımı ile ilgili ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili davacının, davalı şirkete mal satması sonucu, sattığı mallara karşılık olarak tanzim ettiği faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu, davalı tarafın, söz konusu borcunu ödememesi üzerine, müvekkil davacı tarafından davalı taraf aleyhine cari hesap ekstresine dayalı olarak ... 13.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde davalının icra takip dosyası sebebi ile borçlu olmadığını iddia etmiş ise de davacı tarafça haricen yapılan incelemelerde söz konusu icra takibine konu çekin karşılıksız çıktığı, davalı tarafın davacı müvekkilden önce ki ciranta olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın işbu karşılıksız çıkan çeke istinaden çek bedelini müvekkile olan cari borcundan düşmesinin hiçbir hukuki temeli bulunmadığını, zira çek davalının cirosundan sonra müvekkili tarafa cirolanmış olup, karşılıksız işlemi gördüğünü, hukuken kabul edilebilir bir ödeme yok iken davalının, davacı müvekkile olan cari borcundan işbu bedeli düşmesinin mümkün olmadığını, anılan bu sebeplerle; davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde, davanın kaynağının davacının davalıya mal satması sonucu, sattığı mallara karşılık olarak tanzim ettiği faturalardan kaynaklı bakiye alacağının bulunduğunu belirterek; her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde borcun mevcudiyetinin anlaşılacağını, hukuki delilleri arasında göstermiş olduğu faturaların da alacağın kaynağının delili olduğunu ifade ettiğini, bunun üzerine Sayın Mahkeme tarafından davacıya cari hesaba konu fatura örneğini Mahkemeye ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı tensip zaptında yer alan söz konusu ara kararın gereğinin yerine getirilmesi için sunduğu dilekçesinde kendine ait hiçbir belge ve kayıt sunmadığı gibi, münhasır delil olarak yalnızca davalı müvekkilin ticari defter ve kayıtlarına dayanacaklarını, diğer delillerden vazgeçtiklerini ifade ettiği, bu beyanı ile davacı, davasının hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu açıkça beyan etmiş olmakta, böylelikle işbu dava da hukuki dayanaktan yoksun olduğundan esasa girilmeden Sayın Mahkemece reddi gerektiği, “Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu” başlıklı HMK MADDE 219- (1) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar." hükmünde olduğu, ancak karşı taraf davasına konu sözde alacağına dayandırdığı kayıt ve belgeleri Mahkemeye ibraz etmediği gibi bundan sonra da etmeyeceğini açıkça belirttiği, davacının ön inceleme tensip zaptında yer alan ara kararları yerine getirdiğini belirttiği dilekçesi ekinde dayanak olarak yer alan “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK MADDE 222-(5) “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir” şeklinde olduğu, huzurdaki davada her iki taraf da tacirdir ve Ticaret Kanunu m. 18/2 uyarınca “basiretli” olması beklenen davalı tacirin davasına konu ettiği alacağını ispatlamak üzere fatura vs. belge ve kayıtlarını sunması gerektiği, aksi halde kendi ticari defter ve kayıtlarını sunmaktan imtina eden davalı tarafın huzurdaki davayı açmasındaki amaç müvekkil şirketin ticari defterlerini inceletmek ve dayanağı olmayan bir borcu talep etmekten ibaret olacağı, davacı taraf ile 2016-2018 yılları arasında iş ilişkimiz olduğu, davacının dayandığı Cari Hesabın kaynağı aradaki bu ilişkiye dayalı olduğu, davalı şirkete ait 2018 cari hesap ekstresi’nde borçlu değil alacaklı görünmekte oldukları, davacı, davaya konu 2021/... E. Sayılı dosyaya dair uyuşmazlık arabuluculukta müzakere edilirken müvekkil şirketin 2019/... E. sayılı dosyada borçlu olmadığını iddia ettiğini söylediği, öncelikle, 2019/... E. Sayılı icra dosyasının işbu dava ile hiçbir ilgisi bulunmadığı, ikincisi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu “Gizlilik” başlıklı MADDE 4 – (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür. (2) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler de bu konudaki gizliliğe uymak zorundadırlar." Hükmünde olduğu, “Beyan veya belgelerin kullanılamaması” başlıklı MADDE 5 – (1) Taraflar, arabulucu veya arabuluculuğa katılanlar da dâhil olmak üzere üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak hukuk davası açıldığında yahut tahkim yoluna başvurulduğunda, aşağıdaki beyan veya belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz: c) Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü.” Şeklinde olduğu, söz konusu hükümler göz önünde bulundurulduğunda davacının arabuluculuk müzakeresinde bahsedildiğini iddia ettiği bir konuyu davasına dayanak yapması Kanuna aykırı olduğu, sonuç olarak, “HMK MADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” demekle ispat yükünün iddia sahibi tarafta olduğunu düzenlendiği, davacı, dava dilekçesinde davalı müvekkilden alacağını gösterir olduğunu iddia ettiği faturalar ve ticari defterler ile kayıtları sunmamakla, bunların varlığını ve doğruluğunu sorgulanır hale getirmiş, Arabuluculuk Kanuna aykırı beyanlarda bulunarak mesnetsiz davasına bir dayanak oluşturma çabasına girişdiği, yukarıda bahsettiği tüm bu vakıa ve hükümler göz önünde bulundurulduğunda, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın hiçbir belge ve kayıt sunmaksızın açtığı huzurdaki davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ... 13.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından 03/06/2021 tarihinde cari hesap ekstresinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla, davalı aleyhine 46.284,31-TL asıl alacak, ve 17.859,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.143,63-TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafın 11/06/2021 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; ... Alüminyum Sanayi ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından, 16/04/2019 tarihinde, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile, borçlular ..., ... Metal Hırdavat İmalat sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, ... mobilya Otomotiv ve Beyaz Eşya Yedek Parçaları Pazarlama İthalat İhracat Ticaret Ltd. Şti, ... aleyhine 27.970,00-TL asıl alacak, 209,20-TL geçmiş gün faizi, 2.797,00-TL çek tazminatı, 83,91-TL Komisyon olmak üzere toplam 31.060,11-TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, dosya borcu davalı tarafından ödenmiş olup, çek aslı şirket yetkilisi ...'a 24.04.2019 tarihinde teslim edilmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak, tarafların 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait BA/BS formları dosyamıza celbedildiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme tensip zaptı ara kararı ile, davacı vekiline, cari hesaba konu fatura örneğini mahkememiz dosyasına ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 22/11/2021 tarihli dilekçesi ile; "münhasır delil olarak sadece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dayanacağımızı beyan ediyoruz. dava dilekçemizde belirttiğimiz davalı tarafın ticari defter ve kayıtları haricinde diğer tüm delillerden vazgeçmekteyiz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce, dava dosyası, ibraz edilen deliller ve davalıya ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesine yönelik rapor tanzimi için, dosya tüm ekleri ile birlikte inceleme gün ve saatinde konusunda uzman SMMM bilirkişi ...'a teslim edilmiştir. 19/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... Esas Sayılı mevcut dava dosyası, davalı şirkete ait 2018- 2019 yılları (yevmiye ,kebir, envanter) defterlerinin incelenmesi sonucu; davalı şirketin 2018-2019 yılları (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin açılış tasdiklerinin ve (yevmiye) defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacı şirketin 2017 yılı davalı şirketten devir bakiye alacağı 20,45 TL, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturalar toplamının (tablo 1) 349.855,16 TL, davalı şirket tarafından, davacı şirkete düzenlenen fatura (tablo 2) 06.12.2018 tarih, 30.045,75 TL ve davalı şirket tarafından, davacı şirkete yapılan ödemeler (tablo 3) toplamı, 323.643,04 TL olmak üzere, davalı şirketin, davacı şirketten kalan bakiye alacağı 3.813,18 TL olduğu, davalı şirket, davacı şirkete ödeme olarak verdiği ... 31.03.2019 vade ... nolu 30.000 TL bedelli ciro çek, davacı şirket tarafından ciro ile ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verildiği, çekin karşılıksız olması nedeni ile ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... 17. İcra Müdürlüğü 2019/... Esas Sayılı Dosya ile icra takibi yapılmış olup dosya davalı şirket tarafından haricen ödenerek kapatılmış ve çek aslı davalı şirket tarafından İcra Müdürlüğü'nden teslim alındığı, davalı şirket bu çeke istinaden resmi kayıtlarına davacı şirkete 30.000 TL alacak ve yapılan ödeme tutarı olan 33.500 TL davacı şirkete borç girdiği, bu kaydın yapılması sonucu davacı şirket 3.500 TL fazladan borçlandırıldığı, ayrıca bu muhasebe kaydının davacı şirketle alakası olmadığı, davacı şirkete yapılmış bir çek iadesi de olmadığı, davalı şirketin resmi defterlerine göre; davalı şirketin, davacı şirketten 7.313,18 TL alacaklı gözüktüğü, tablolarda detaylı açıklandığı üzere ; davalı şirketin, davacı şirketten 3.813,18 TL alacaklı olduğu (7.313,18 TL-3.500,00 TL) yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Kural olarak alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir. Davacı tarafından kesilen takibe konu faturalar ibraz edilmemiş olup, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile münhasır delil olarak sadece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını, dava dilekçesinde belirttiği davalı tarafın ticari defter ve kayıtları haricinde diğer tüm delillerden vazgeçtiğini beyan etmiştir. Taraflar tacir olup, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce münhasıran delil olarak dayanılan davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmü gereği, usulüne uygun olarak tutulan davalı taraf ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen faturaların davalı tarafın ticari defter kayıtlarına işlemiş olup, Ba formu ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan ettiği, akdi ilişkinin ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafın buna ilişkin bir itirazı da bulunmayıp aksine alacaklı olduğunu savunduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre, davalının davacıdan 3.813,18 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterleri usulüne uygun olduğundan defterlerdeki ödeme kaydı davalı lehine delil teşkil ettiği, ödenmediğini başka yazılı belgelerle davacının ispat etmesi gerektiği, davacı vekilinin duruşmada alınan beyanından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belgenin bulunmadığını beyan ettiği, ayrıca davacı tarafça, münhasır delil olarak sadece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını, dava dilekçesinde belirttiği davalı tarafın ticari defter ve kayıtları haricinde diğer tüm delillerden vazgeçtiğini beyan ettiğinden, Mahkememizce davacı tarafa yemin delili hatırlatılmadığı, sonuç olarak davacının alacağını ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkememizce sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, dosya kapsamından davacının takibinde kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmayıp, yasal şartları oluşmamakla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 80,70-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 774,70-TL harçtan mahsubu ile, bakiye 694,00-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 9.138,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2022 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/995, K. 2022/679, T. 02.06.2022, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-995-e-2022-679-k-15d97006f7e3