İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/325 E. 2024/874 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/325
- Karar No
- 2024/874
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ :Av. DAVALI : .... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/04/2021 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 20. İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibine girişilmesi neticesinde borçlunun iş bu takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalı borçlunun itiraz dilekçesindeki borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının icra takibine vaki itirazlarının iptali ve takibin devamının sağlaması adına iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili firmanın, inşat malzemeleri satışı yaptığını, takibe konu faturadan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalı taraf ile ... İli ... İnşaatı ile Altyapı ve Çevre düzenlemesi konusunda anlaştıklarını, müvekkili firmanın anlaşma gereğince davalı tarafa hizmet verdiğini ve karşılığında takibe konu faturayı kestiğini, ancak davalı tarafın kendisine tebliğ edilen faturayı ödeme ve faturaya da hiçbir itirazda bulunmadığını, müvekkilinin davalı taraftan aldığı talimatlara uygun olarak davalıya davaya konu faturada belirtilen hizmeti verdiğini, ancak davalı tarafın aldığı hizmete karşılık müvekkiline ödeme yapmadığını, bunun üzerine taraflarınca icra takibi başlatıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafın takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde müvekkiline hiçbir borcu olmadığından bahisle takibe itiraz etmişse de takip konusu faturaya ilişkin hiçbir açıklama getirmediğini veya ödeme belgesi sunmadığını, yapılan bu itirazın zaman kazanmaya yönelik kötüniyetli bir itiraz olduğunu, ayrıca taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunun açık olduğunu, bu sebeple davalı borçlunun müvekkili şirkete '' herhangi bir borcum yoktur ''ibaresine dayalı kötüniyetli itirazının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirkete ait ticari defterler incelendiği taktirde taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve davalının müvekkili şirkete olan borcunun açıkça ortaya çıkacağını, davalının, müvekkiline karşı takibe ve davaya konu faturadan dolayı borçlu olduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğinden davalı borçlu hakkında iş bu davayı ikame etme ve haksız itirazının iptaline karar verilmesini isteme zarureti hasıl olduğunu, müvekkili ile davalı tarafın ... İli ... İnşaatı ile Altyapı ve Çevre düzenlemesinin yapılması konusunda anlaştıklarını, hizmetin verilmesinden sonra 30.06.2015 tarihli dava konusu olan fatura kesildiğini, bu şekilde davalı tarafın en geç faturanın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde temerrüde düşmüş bulunduğunu, bu nedenle taraflarınca asıl alacak ile birlikte faizin de talep edildiğini, açıklamış oldukları ve yargılama sırasında ortaya çıkabilecek sebeplerle; davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile itirazla duran takibin devamına, borçlunun takip konusu asıl alacağa işlemiş ticari faizi, vekalet ücreti ve takip masraflarını ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacaklı tarafça dava dilekçeleri ile talep edilen haksız ve yasal dayanaktan yoksun tüm hususların usulden ve esastan reddi gerektiğini, dava konusu faturanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu iddia edilen tüm alacak kalemleri için dava tarihinden geriye doğru zamanaşımı defiinde bulunduklarını, davacının, dava ve takip konusu faturadan dolayı 20/01/2021 tarihinde takip başlattığını, fatura tarihinin ise 30/06/2015 tarihli olduğunu, ödenmeyen faturanın, faiz gibi konularda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, dava konusu faturanın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının faturadan kaynaklı alacak talebinin yasaya aykırı olduğunu, cari hesap alacağından dolayı takip başlatmasının gerektiğini, taraflar arasında 2013 yılından süregelen, uzun yıllara dayanan iş ilişkisinin söz konusu olduğunu, sürekliliğe dayalı bir iş ilişkisinin ve ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu anlamda her ne kadar faturadan dolayı icra takibi başlatılmış ise de bu hususun doğru olmadığını, yasaya aykırı olduğunu düşündüklerini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının alacak iddiasında ise fatura alacağından değil, cari hesap alacağından kaynaklı takip başlatmasının gerektiğini ve bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, fatura tutarı ile alacak tutarının örtüşmediğini, davaya ve takibe konu faturanın 30/06/2015 tarihli, 91.431,39 TL tutarlı olduğunu, ancak davacının 40.926,55 TL asıl alacak üzerinden takibe giriştiğini, fatura bedelinden farklı olarak talep edilen tutarın taraflarınca izahının yapılamadığını, talep edilen faiz türünün yasaya aykırı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacının, takip talebi ile asıl alacak üzerinden avans faizi (%13,75) işlettiğini, talep edilen ve işletilen faiz türüne itiraz ettiklerini, zira taraflar arasında faiz türüne yönelik herhangi bir sözleşme olmadığı için talep edilmesi gereken faizin yasal faiz olmasının gerektiğini, bu bağlamda talep edilen faiz türünün yasaya aykırı olduğunu, davacının takip talebi ile 40.926,55-TL asıl alacak üzerinden 30.06.2015 (fatura tarihi) tarihinden itibaren 30.056,63-TL avans faizi işlettiğini, işletilmiş faizin yasaya aykırı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında vade tayinine ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, davacının davalıyı icra takibinden önce temerrüte düşürecek ihtari bir işleminin bulunmadığının açık olduğunu, takip tarihinin işlemiş faiz hesabına baz vade başlangıç tarihi olarak esas alınamayacağını, temerrütün icra takibiyle oluştuğundan takip tarihinden önce temerrüt oluşmadığını, faturanın tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini, açıklamış oldukları tüm hususlar gereği Mahkeme huzurunda açılan davacının haksız ve hukuka aykırı davasının ve diğer tüm taleplerinin usulden ve esastan reddine, davacınn (alacaklının) kötü niyetli icra takibi başlatması ve kötü niyetle itirazın iptali davası açması sebebiyle toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmelerine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce, ... 20. İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasının celp ve incelenmesinde, davacı vekili tarafından, 29/12/2020 tarihinde, davalı aleyhine 30.06.2015 tarih ve numaralı faturadan kaynaklı 40.926,55-TL asıl alacak, 30.056,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.983,18-TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanığın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Talimat sayılı dosyasında beyanın alındığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, bu kapsamda davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi yönünden ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Talimat sayılı dosyası gereğince bilirkişinin 02.12.2021 tarihli raporunu ibraz ettiği, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi yönünden ise yerel bilirkişinin 09.03.2022 tarihli raporunu sunduğu görülmüştür. Mahkememizce, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davacının yapımını üstlendiği, ... büfe inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işine ilişkin projeler ve tüm inşaat dosyası ile hakediş tutarları dosyaya celp edilerek dosyanın daha önceki SMMM bilirkişi ve bir inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi ile, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi raporları, hakediş tutarları dikkate alınarak davacının varsa takip tarihi itibariyle bakiye alacağının tespiti yönünden ek rapor düzenlene karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişilerin 05.01.2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Bilirkişi raporunda, dosyaya celp edilen kesin hakediş raporunun davaya konu işle ilgili olmadığı tespit edildiğinden Mahkememizce, kesin hakediş raporunun dosyaya celbi ile yeniden ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişilerin 05.01.2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.03.06.2024 tarihli ek raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hak ediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Somut olayda taraflar arasında ... büfe inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işine ilişkin pencere profili, kapı kanat profili, pencere aksesuarları, kapı aksesuarları, löwe cam, pvc doğrama anahtar teslim işinin yapılmasına ilişkin sözleşme imzalanmış olup, sözleşme niteliği itibariyle eser sözleşmesi olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davalı vekilince, öncelikle zamanaşımı def'inde bulunulmuş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesinde, eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir. TBK’nın 149. maddesinde zamanaşımı sürelerinin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı kabul edilmiş olup, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu açıktır. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili davalarında zamanaşımının başlangıcı ise eserin teslimi, yani kesin kabulün yapıldığı 13/03/2019 tarihidir. Somut olayda takibin yapıldığı tarih 29/12/2020 olup, zamanaşımının icra takip tarihinde kesilmiştir. Davacı tarafça 29/03/2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş olup, 29/04/2021 tarihinde ise iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmakla 5 yıllık süre dolmadığından Mahkememizce zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Tarafla arasındaki sözleşmeye konu, ... büfe inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işinin geçici kabulü 11/05/2018 tarihinde, kesin kabulü 13/03/2019 tarihinde, kesin hesap raporu 22/03/2019 tarihinde ve kesin hakediş raporu 27/03/2019 tarihinde onaylandığı, bakiye hakediş alacağının 63.928,22-TL olarak hesaplandığı, ancak taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre, taraflar arasında 2013 yılından itibaren süregelen ticari ilişki mevcut olup, davacı tarafça davalı tarafa son olarak kesilen takibe konu fatura her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre, 2017 yılında davalı tarafından gönderilen 50.000.00-TL çek ödemesi sonucu davalı borcunun 40.910.05-TL olarak göründüğü, 2018 ve 2019 yıllarında herhangi bir hareket görülmeyen davacı defterlerinde 2020 yılı sonunda alacak tutarı 41,499,42-TL olarak görünmekle birlikte 40.910.05-TL ile arasındaki farkın nereden kaynaklandığı anlaşılamadığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan alacağı 40.910.05-TL olduğu, davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya borcu teminat kesintileri düşülmeden 40,910,12-TL olduğu, teminatların kesildiği hakediş belgelerinden görülmekle sonuç olarak davalı defterlerinde de kayıt edildiği gibi 16.945,29-TL kesinti tutarı düşüldükten sonra davacının alacağı 23,964,86-TL olarak tespit edilmiş olup,sonuç olarak 23,964,86-TL davacı asıl alacağın sübut bulduğu, davalının ödemeye ilişkin bir belge, ya da ticari defterlerin aksine yazılı bir delil de sunmadığı, her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebinde bulunulmuşsa da, icra takip tarihinden önce alacağa yönelik davalıya temerrüt ihtarı gönderilmediğinden, davacının icra takip tarihinden önceki dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 20. İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile, takibin 23.964,83-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; ayrıca, alacak likit olmayıp yasal şartlar oluşmamakla icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ... 20. İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin 23.964,83-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak likit olmayıp yasal şartlar oluşmamakla icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.637,03-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 857,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 779,73-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 925,10-TL harç, 3.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 549,05-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 4.724,15-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.594,93-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre, 445,64-TL'sinin davalıdan; 874,36-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı