İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/661 E. 2021/1013 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/661
- Karar No
- 2021/1013
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/ KARAR NO : 2021/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- DAVALI : 2- DAVALILAR VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/08/2020 KARAR TARİHİ : .../12/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekilinin 24/08/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında ticari mal (kumaş) satımına dayalı bir ticari münasebet söz konusu olduğunu, davalı tarafın cari hesap ekstresi gereğince bakiye borcunu ödememesi akabinde davalılar aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı tarafça yetkiye, borca ve tüm fer'ilere itiraz edilerek, takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafça her ne kadar arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, anılan bu sebeplerle; davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin de davalılar tarafına tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; davalılar vekilinin 19/10/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğundan, yetki itirazında bulunduğunu, dava konusu ihtilaf 31/12/2019 tarihli 108.986,09 TL- bedelli kur farkı faturasından kaynaklanmakta olduğunu, buna göre davacının iddia ettiği üzere müvekkil firma ile davacı arasında kur farkından kaynaklı bir akdi ilişki bulunmadığını, haliyle dava konusu ihtilaf nedeniyle taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir alacak bulunmadığını, taraflar arasında imza altına alınmış kur farkından kaynaklı bir para borcunu doğuracak herhangi bir sözleşme olmadığından ve ayrıca müvekkil firmanın davacıya herhangi bir cari borcu olmadığından HMK.’nın 10. maddesi ve TBK’nın 89. maddesi somut uyuşmazlıkta uygulama alanı bulmadığını, takip yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, haliyle mahkemenin de iş bu davada yetkili olmadığını, yetki itirazını yenileyerek, yetkili icra dairesi ile Mahkemenin HMK.’nın 6. maddesine göre ... İcra Dairesi ve Ticaret Mahkemeleri olduğunu, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, fatura tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, esas ilişkin ise dava konusu ihtilaf 31/12/2019 tarihli 108.986,09 TL- bedelli kur farkı faturasından kaynaklandığını, buna göre davacının iddia ettiği üzere müvekkili firma ile davacı arasında kur farkından kaynaklı bir akdi ilişki bulunmadığını, haliyle dava konusu ihtilaf nedeniyle taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir alacak bulunmadığını, taraflar arasında teamül oluşturacak herhangi bir ilişki de olmadığını, açıklanan sebeplerle davacının kur farkından kaynaklı alacak talebinde bulunması hukuki dayanaktan yoksun olup, öncelikle yetki itirazı nedeniyle davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, icra konusu değerin %20'si oranında davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava; davacı tarafça, davalı aleyhine kur farkı faturasından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından, ... ve ... Ortaklığı, ..., ... aleyhine 15/01/2020 tarihinde, 108.986,09-TL asıl alacak miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalılar vekilinin 23/01/2020 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dava dosyası, ibraz edilen deliller ve davacı tarafa ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra takip tarihi itibariyle davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesine yönelik 22/04/2021 günü bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu nedenle dosya tüm ekleri ile birlikte konusunda uzman SMMM Bilirkişi Zehra KAYA'ya teslim edilmiştir. Davalılar tarafın ticari defterlerinin incelenmesi yönünden ise, ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Talimat sayı ve 26/04/2021 tarihli yazı cevabı ile; davalı tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edildiğine dair bilgi verilmiştir. 12/06/2021 Tarihli Davacı Taraf Defterleri Üzerinde Yapılan İnceleme Sonucu Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; davaya konu alacağı oluşturan faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının yasal defter kayıt ve belgelerine göre; takip tarihi itibariyle davalıdan 109.015,16 TL tutarında alacaklı olduğu, icra takibinin 108.986,09 TL üzerinden başlatıldığı, davacının işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda(%13,75) avans faizi ile birlikte tahsili talebinin bulunduğu, ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Talimat sayılı dosyası üzerinden düzenlenen bilirkişi raporuna göre dava konusu 31.12.2019 tarihli, ... seri numaralı 108.986,09 (KDV dahil) tutarlı bir adet kur farkı faturasının davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle Davalının yasal defter kayıt ve belgelerine göre; davacıya 29,08.TL tutarında borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı kayıtlarına 30/03/2016 tarihinde kaydedilmiş 23/11/2016 tarih, 3.837,30-TL bedelli kur farkı faturası aynı zamanda davacının ticari defterlerinde de 23/11/2016 tarih, 3.837,30-TL bedel ile kayıtlı olduğu, dava dosyası içerisinde mevcut olan davacı şirketin davalı şirkete ticari ilişkinin başından beri düzenlediği, faturalar incelendiğinde, fatura metinlerinde kaç USD karşılığı düzenlendiği ve kur bilgisinin yer aldığının görüldüğü, cevaba cevap dilekçesi ekinde davacı tarafından sunulan 01/08/2019 tarihli e-posta yazışmasında davalı tarafın, kur farkı faturasının cari hesap mutabakatı esnasında ve davacıya verdikleri çeklerin vadeleri bittiğinde kesilmesi gerektiğini beyan ettiği, Davacının da son çekin vadesi ve yıl sonu itibarı ile kur farkı faturasını düzenlediğinin görüldüğü, davacı Şirketin 2016-2017-2018-2019 yılına ait tutmuş oldukları Ticari Defterlerin “e-defter” kapsamında olduğu, TTK'nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde onay beratlarının alındığı, Tek Düzen Hesap planına uygun olarak düzenli bir şekilde tutulduğu, Kanunlara uygun olarak tutulan Ticari defterlerin bu davada delil olabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 26/04/2021 Davalı Tarafın Ticari Defterlerinin İncelenmesi Neticesinde Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; davaya konu ihtilafın tespit ve değerlendirmesi bakımından davalı yasal defterleri usul yönünden incelendiği, incelenen davalı şirket 2016-2017-2018-2019 dönemleri yasal defterlerinin fiziki olarak tutulduğu, açılış ve yevmiye defterleri kapanış noter tasdiklerinin, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun olarak tutulduğu, davalı yasal defter kayıt ve belgelerinin incelenmesi neticesinde; dosya kapsamı ele alındığında, taraflar arasındaki ilişkinin yazılı cari hesap sözleşmesine dayanmayan bir ticari ilişki içerisinde yürütüldüğünün anlaşıldığı, davacının alacak iddiasının 31.12.2019 tarihli seri ... numaralı 108.986,09 (KDV dahil) tutarlı bir adet faturaya dayandığı, davalı yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde, davaya konu faturanın, yasal defterlerine kaydedilmediğinin tespit edildiği, ilgili faturanın ait olduğu Aralık/2019 dönemi Ba beyannamesi ile de beyan edilmediği, takip talebi tarihi itibariyle (15.01.2020) davacı hesabının, 29,08.TL tutarında alacaklı olduğu ... 13. İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasında belirtilen alacak tutarı (108.986,09.TL) ile, davalı yasal defterlerindeki (29,08.TL) tutarındaki bakiyenin 108.975,01-TL tutarında farklı olduğu, netice olarak, davalı yasal defter kayıt ve belgelerine göre; davacıya 29,08-TL tutarında borçlu olduğu, yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce 26/10/2021 tarih ve 3 nolu celse ara kararı ile; davacı vekiline yemin hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 09/11/2021 tarihli beyan dilekçesi ile de; yemin teklifinde bulunmayacaklarına dair beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davanın taraflar arasında var olduğu iddia olunan ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı kur farkı fatura alacağı kapsamında ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, davacı ve davalının tacir olduğu, tarafların ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde ticari defter deliline dayandığı, davacı ve davalı taraf ticari defterlerinin incelenerek alınan bilirkişi raporunda da; dava konusu 31.12.2019 tarihli, ... seri numaralı 108.986,09 (KDV dahil) tutarlı bir adet kur farkı faturasının davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, takip tarihi itibariyle Davalının yasal defter kayıt ve belgelerine göre; davacıya 29,08-TL tutarında borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı kayıtlarına 30/03/2016 tarihinde kaydedilen 23/11/2016 tarih, 3.837,30 TL. bedelli kur farkı faturası aynı zamanda davacının ticari defterlerinde de 23/11/2016 tarih, 3.837,30 TL. bedel ile kayıtlı olduğunun tespit edildiği görülmüştür.Mahkememiz dosyası ile benzer bir dosyada ... 19. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2019 tarihli, 2018/... Esas ve 2019/ Karar sayılı ilamı ; Taraflar arasındaki uyuşmazlık kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen faturaların ... cinsinden olduğu görülmekle kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi ... üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi." şeklinde karar vermiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında yabancı kur üzerinden ticari alışveriş gerçekleştirilmiş, davalı ödemelerini TL üzerinden düzenlenmiş çek yapmış, davacı da çeklerin ödeme tarihindeki TL kuru üzerinden kur farkı alacağı faturası düzenlemiş ve bunu icra takibine konu etmiştir. Yukarıda örnek olarak değinilen ... kararı ve benzer içtihatlar doğrultusunda çekin bir ödeme vasıtası olduğu, tarafların aralarındaki ticari ilişkiden doğan yabancı para birimine konu alışverişe ilişkin ödemeyi düzenlenecek olan çekin bedel hanesinde yabancı para birimi olarak belirtebilecek olmasına rağmen TL olarak düzenlenen çekin alacaklı tarafından kabul edilmesinin davacının ödemeyi bu şekilde kabul ettiği sonucunu doğuracağı, bunun neticesinde de davacının kur farkı alacağı talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.316,28-TL peşin harçtan mahsubu ile arta kalan 1.256,98-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana İADESİNE 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 14.398,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak müştereken ve müteselsilen davalılara VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. .../12/2021 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır