İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1009 E. 2026/468 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1009
- Karar No
- 2026/468
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... ..., müvekkilleri tarafından imzalanan 02.12.2024 tanzim tarihli 03.02.2024 vade tarihli 750.000,00 TL bedelli senet ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası ile işleme konmuş olduğunu, davalı ile müvekkilleri arasında bahse konu senedin borcu olabilecek herhangi bir iş ilişkisi mevcut olmadığını, ancak müvekkillerinin zor durumda kalmaları ve ihtiyaçları olması sebebiyle davalıdan borç para almış olduklarını ve ödemediklerini, bu borcu alabilmek için ise boş senede imza atmak zorunda kalmış olduklarını, daha sonra bu senet davalı yan tarafından kesinlikle olmayan bir bedel doldurularak işleme konulmuş olduğunu, bu konuda davalı yan gayet kötü niyetli olarak davranmış ve müvekkillerinin zor durumundan faydalanmış olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, 02.12.2024 tanzim tarihli,03.02.2024 vade tarihli 750.000,00 TL bedelli senedin ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası ile işleme konulması sebebiyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan müvekkilleri lehine %20 tazminat tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin uzun yıllar konfeksiyon atölyesi ve tuhafiye işletmiş, ticaretle uğraşmış olduğunu ve mali durumunun yerinde olduğunu, müvekkilinin, davacıları komşu olmaları ve bir süre beraber çalışmaları sebebiyle 2010 yılından bu yana tanımakta olduğunu, tarafların karşılıklı güven içerisine süregelen sosyal ilişkileri neticesinde davacı, müvekkilden sayısız kez borç para almış olduğunu, davacıların müvekkilin ekonomik durumunu da bildiklerinden devamlı olarak türlü sebeplerle müvekkilinden borç para istemiş olduklarını, müvekkilinin kendilerine yardım etmezse mahvolacaklarını ve borçlarını da ödeyemeyeceklerini söylediklerini, müvekkilinin, aralarındaki ahbaplık ilişkisine istinaden davacılara manevi olarak da değer vermesi sebebiyle bu isteklerini kabul etmiş, defaatle borç vermiş ve davacılara yardım etmiş olduğunu, davacılar tarafından bizzat kendi el yazıları ile imza altına alınmış kambiyo senedi, Yüksek Mahkeme içtihatları ile de kabul edildiği üzere “soyut borç ikrarını içeren senet” niteliğinde olduğunu, senet metninden görüleceği üzere, davacıların müvekkiline borcunun olduğunun anlaşılacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek, haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak açılan dava sebebiyle müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve ilgili icra dosyasına dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.TTK' nın 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin "kayıtsız ve şartsız" belirli bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; borçlu/keşidecinin davacı ..., kefilin davacı ... olduğu, alacaklının davalı olduğu, davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu edildiği, 750.000,00 TL asıl alacak ve 203.732,88 TL işlemiş faiz üzerinden takip yapıldığı görülmektedir.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ifadesine yer verilmiştir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya dair ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i ( savunma ) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 290. maddedeki meblağdan az bir miktara dair olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet ( kesin delil ) ile ispat edilebilir.Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki "kambiyo ilişkisi" ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Senet, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu savlayan tarafa aittir.Bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükü davacı borçlulardadır. Davalı tarafça senedin talili yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilemeyecektir.Davacıların, davalıya borçlarının bulunmadığı iddiasını ispatlar nitelikte yazılı delil sunulmadığı, davacıların şikayetçi olduğu ilgili CBS dosyasında davalı hakkında (tefecilik suçu) ... kararı verildiği, davacılar tarafından yemin deliline dayanıldığı anlaşılmıştır. Davacılara yemin delilini kullanıp kullanmayacakları hatırlatılmış, davacıların tanzim ettiği 26/01/2026 tarihli yemin metni davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı duruşmada ''davacılar benden parça parça 2016 yılından beri borç almışlardı, o dönemdeki borçların toplamı 750.000 TL ediyordu, borçlara istinaden davaya konu edilen senet imzalandı, senedin düzenlendiği gün yapılan ödemeleri düştük, senedi bu şekilde düzenledik, bana senet düzenlenme tarihinden sonra icra kanalı ile ödeme yapıldı, davacılar bana fiziki altın yapıp borçlarını ödememişlerdir, bana banka aracılığıyla yapılan ödemeler senet düzenleme tarihinden önce yapılan ödemelerdir, ben bu ödemeleri hesaplayıp borçlarından düştüm ve senet bu şekilde düzenlendi, senetten sonra borç vermedim,'' şeklinde usulüne uygun yemini yaptırılmış, davacıların davaya/icra takibine konu bonoya istinaden borçlarının olmadığı ispatlanamadığından davanın reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin ihtiyati tedbir ara kararının teminat yatırılmaması nedeniyle uygulanmadığı dikkate alınarak reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin ihtiyati tedbir ara kararının teminat yatırılmaması nedeniyle uygulanmadığı dikkate alınarak reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 12.808,13 TL'den mahsubu ile artan 12.076,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, 4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 149.059,93 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin, davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde ... başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026
Katip ... ¸E-imzalıdır.
Hakim ... ¸E-imzalıdır.