İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/963 E. 2025/159 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/963
Karar No
2025/159
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 28/09/2023 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı kefil ... hakkında, ... 20. İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, Borçluya 7 örnek ödeme emri tebliğe çıkarıldığı, Borçlunun takibe, borca ve ferilerine yönelik itirazı üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı/ borçlu tarafından yapılan itiraza ilişkin itirazın iptali davası açılabilmesini teminen zorunlu arabuluculuk başvurusu talebinde bulunulduğunu, ancak yapılan görüşme sonucunda karşı taraf ile anlaşılamadığını, itirazın iptali ile takibin devamını sağlamak için Mahkememizde dava açmak gerektiğini, takibin dayanağı olan sözleşme, dava dışı asıl borçlu ..., davalı kefil ... ile müvekkil banka arasında akdedilmiş olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi olduğunu, sözleşme tarafların özgür iradeleri ile karşılıklı olarak imzalandığı, Sözleşme gereğince dava dışı ... firmasına ... numaralı Taksitli Ticari Krediler kullandırıldığını ve davalı ... ise anılan kredilere müteselsilen kefil olduğu, Kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesaplar kat edilerek, asıl borçlu hakkında ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... E. Dosyasından verilen ... Tasdik Kararı bulunması nedeniyle sadece kefil hakkında yasal takip işlemleri başlatıldığını, davalı/borçlu kefil haksız yere borcun tamamına itiraz ettiğini, banka kayıtları incelendiğinde davalının Bankaya ne kadar borçlu olduğu ortaya çıkacağını, takip konusu alacak likit ve muayyen olduğu, ... ... kararları gereğince takip konusu alacak belirli, borçlu tarafından tayin ve tespit edilmesi mümkün nitelikte ise alacak likit sayılacağını, borçlu/davalıların itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde İcra İflas Yasasının 147 ve 67/2 maddeleri gereğince alacağın %20' inden az olmamak üzere lehe tazminata da hükmedilmesini talep edildiğini, İcra İflas Yasasının 147 ve 63. maddeleri gereğince borçlu/davalı icra dosyasına ileri sürdüğü itiraz nedenlerini değiştiremez ve genişletemeyeceğini, İtiraz nedenlerinin değiştirilmesine ve genişletilmesine muvafakat olmadığını, davalının faize yönelik itirazının da yasal dayanağı olmadığı, müvekkil bankanın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi talep etme hakkı olduğunu, takipte istenen faiz oranı yasal ve taraflar arasındaki sözleşmeye ve yasalara tamamen uygun olduğunu, bu yöndeki itiraz dayanaksız olduğunu, Sözleşmenin 10.5.maddesinde uygulanacak Temerrüt Faizine ilişkin düzenleme mevcut olduğunu, Buna göre “Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilerde en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi” uygulanacağını, yine bu faizin gider vergisi ve fon payının da ödenmesi kabul edildiğini, Talep edilen faiz oranı ve BSMV sözleşmeye ve Banka kayıtlarına uygun olduğunu, Sözleşmenin 13.5.maddesi ile taraflar her türlü anlaşmazlıklarda Banka defter ve belgelerindeki kayıtların delil olacağını, bunlara itiraz edilmeyeceği kabul edildiğini, Bu nedenle başkaca delil ibrazına, bu anlamda davalıların icra dosyasında ileri sürdükleri itiraz nedenlerinin değiştirilmesine ve genişletilmesine muvafakat bulunmadığını, davalının itirazları tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, İtirazların yasal dayanağı olmadığı, davalı itirazlarında samimi olmadığını, davalının takibe itiraz etmesindeki amaç, takibi uzatarak zaman kazanmak ve takip konusu borçlarının tasfiye sürecini kendi inisiyatifi doğrultusunda sürdürmek, alacağın tahsil sürecini uzatarak müvekkil Bankayı zarara uğratmak olduğunu, davalı kötüniyetle hareket ettiğini, dava tarihi itibariyle anılan krediler için herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle, borçlu/ davalının icra dosyasına yaptığı borca, faize ve ferilerine yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, takip konusu olan dava konusu edilen alacak kısmının %20’sinden az olmamak üzere lehimize icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının davasının reddini talep edildiğini, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden itiraz edildiğini, davacının talepleri zaman aşımına uğradığını, ayrıca davacı davasını hak düşürücü süreden sonra ikame etmiş olup davanın zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini talep edildiğini, müvekkili tarafından herhangi bir harcama yapılmadığını, İcra takibine dayanak gösterilen herhangi bir bilgi veya belge müvekkile tebliğ edilmediğini, anılan işlemleri kabul edilmediğini, alacaklı olduğunu iddia eden tarafça müvekkiline herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediğini, müvekkilinin icra dosyası alacaklısına icra takibine konu edilen miktar bakımından herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı bankaya yazılan müzekkereye verilen yazı cevabından da anlaşılacağı üzere müvekkili hakkında herhangi bir kredi kaydı bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ...'ün kullandığı Ticari Kredilere müteselsil kefil olduğunu, dava dışı ... hakkında ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasından verilen ... Davasında tasdik kararı verildiği ve bu tasdik kararı çerçevesinde davacı bankanın icra takibine konu ettiği krediler taksitler halinde her ay davacı bankaya ödenmekte olduğunu, likit bir alacak mevcut olmadığından tazminat talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazları doğrultusunda öncelikle davacının davasının hak düşürücü süre ve zaman aşımına uğrayan taleplerinin reddine, müvekkili hakkında geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeni ile davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafın haksız ve dayanaksız davasının reddine, yerinde olmayan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesi uyarınca davacı şirket hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, kredi sözleşmeleri, banka kayıtları, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile 20. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasında, 318.465,15-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekilince davalı borçlunun icra takibine yönelik itirazından vazgeçtiği, takibin kesinleştiği bu nedenle davanın konusuz kaldığını ve ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını bildirdiği görüldü. Davalı vekili 18/02/2025 tarihli celsede; müvekkilce icra takibine yönelik itirazdan vazgeçildiği, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı beyanında bulunulmuştur.Dava konusu takibe yönelik davalının itirazından vazgeçtiği anlaşılmakla, dava konusuz kalmakla aşağıdaki şekilde konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 3.616,31 TL'den mahsubu ile artan 3.000,91‬ TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 4-Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konularda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi.18/02/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/963, K. 2025/159, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-963-e-2025-159-k-cc196f38b753