İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/847 E. 2022/1317 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/847
- Karar No
- 2022/1317
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına KARAR ESAS NO : 2021/847 KARAR NO : 2022/1317 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [16494-94571-....] UETS DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - Valikonağı Cad. Ayaz Apt. No:70 K:1 D:5 Nişantaşı Şişli/ İSTANBUL DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2021 KARAR TARİHİ : 22/11/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacı/müvekkil ... ile ... Tekstil Konfeksiyon Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi arasında 2015 yılında başlamış olan ticari emtia satışına dayalı akdi/ticari münasebet mevcut olduğunu, davalı şirketin işbu münasebetten doğan açık hesap bakiye borcunu ödememesi akabinde, alacaklı "Haktim" şirketine vekâleten Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlatıldığını, ancak karşı tarafça takibe, borca, faize ve tüm fer'ilere itiraz edilerek borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, ancak davalı borçlunun itirazında haksız ve mesnetsiz olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, bu nedenlerle davalının Bursa 19. İcra Dairesinin 2021/... E. sayılı icra dosyasına ilişkin yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve fer'ilere ilişkin itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının dava değerinin %20'si oranında tazminat ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı taraf icra takibinde cari hesap alacağını talep etttiğini, davacı 22.02.2021 tarihli, 149 numaralı kur farkına ilişkin fatura sebebiyle son durumda müvekkilin borçlu olduğunu iddia etmektedir. Oysa ki bahsi geçen fatura müvekkil şirketçe iade faturası düzenlenerek iade edildiğini, zira müvekkil şirketin ticari defterleri incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, aksine alacaklı gözüktüğünü, kaldı ki son Kur Farkı adı altındaki fatura Amerikan Doları olarak kesildiğini, yani Kur farkından dolayı tekrar Kur farkına neden olan para cinsinden yani dolar olarak fatura kesilmesi de olağan hayata aykırı olduğunu, Davacı tarafça kötü niyetli olarak müvekkil şirkete sürekli fatura kesilmeye devam edilmiş ve müvekkil borçlandırılmaya çalışıldığını, bunun üzerine davacı tarafa bu hukuka aykırı eylemlerine son vermesi için Beyoğlu 22. Noterliği 2951 yev. Numaralı 25.03.2021 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak davacı eylemlerine devam ettiğini, tekstil işi ile uğraşan taraflar Dolar üzerinden alım satım anlaşmaları yaptığını, ödemeler her ne kadar TL olarak deftere yazılsa da fatura bedellerinde olduğu üzere Dolar olarak takip edildiğini, bu itibarla ödeme yapan kişi bakiyesini Dolar olarak devam ettirdiğini, ödemelerini de Dolar olarak yapmakta olduğunu, ödemeler Dolar olsa da deftere yine TL olarak işlendiğini, bu itibarla alacaklı olduğunu iddia eden davacı aslında Dolar olarak tahsilatlarını yaptığını, müvekkilin defterlerinde de borç olmadığı gibi bu Dolar ödemelerinin ödeme günündeki TL karşılığı Davacının carisine işlendiği için Davacıdan alacaklı durumda olduğunu, Tüm faturalar ile ödeme gününe göre TL işlenen ödemelerin Dolar kaşılığına bakıldığında da müvekkil yine Dolar olarak alacaklı durumda olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine, kötü niyetli davacının %20 tazminata mahkûmiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyası, tarafların BA&BS formları celp edilmiş, Bursa Esnaf Sanatkarlar odasına ve BTSO'ya yazılan yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. İlgili icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı hakkında 03/03/2021 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 03/03/2021 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi raporu temin edilmiştir. Mali müşavir bilirkişi Şevki YETİKER tarafından düzenlenen 07/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının 2018 yılı sonu itibari ile davacıdan 355,757,88-TL alacağı bulunduğunu, 2019 sene sonunda bu tutar 361,257,89-TL, 2020 yılı sonu itibari ile 368,257,68-TL olduğunu, 2021 yılında 155.000.00-TL senet ödemelerinden dolayı düşüm yapılınca davalının, davacıdan alacağı 213,257,68- TL ye düşmüş olup davacının icra takibi de bu tutara yakın olup 213,919,66- üzerinden açıldığını, ancak bu hatalı bir rakam olup ayrıntısı alttaki bölümlerde açıklandığını,tarafların bağlı oldukları vergi dairelerinden gelen BA&BS formları incelendiğinde öncelikle kur farkı faturasına ait BA&BS beyanları incelendiğini, buna göre kur farkı faturası şubat ayında bir kez kesilip davalıya gönderilmiş davacı bunu 8 gün içinde iade hakkını kullanmayarak kabul etmiş defterlerine işlemiş ba formuyla da beyan ettiğini, daha sonra iade faturası kesmiş karşı bu sefer karşı taraf faturayı iade etmemiş kabul edip defterlerine işlemiş ve BA formuyla beyan ettiğini, bu durum iki kez daha tekrarlandığını, açıklama yapmak gerekirse, faturanın iadesi ile iade faturası farklı şeylerdir. İki yataf ta faturaları defterlerine işlemeden ve BA formu ile beyan etmeden noter vasıtası ile faturayı iade etmeleri gerekirken faturayı kabul edip iade faturası kestiğini, bu iade faturasında artık 8 günlük yasal sürenin bir önemi olmadığını, ancak sonuçta her iki taraf ta aynı şekilde davranmış ve bu faturadan dolayı defterlerinde herhangi bir artı ya da eksi bakiye oluşmadığını, taraflar arasında kur farkı faturası öncesi hesap bakiyesinde bir tutarsızlık olmadığını, çok küçük rakam farklılığıyla-davacı davalıya 213,257,66-TL borçlu olduğunu, dolayısıyla burada anlaşmazlık konusu davacının kur farkı faturası kesme hakkının olup olmadığı böyle bir hakkı varsa kur farkın ne kadar olması gerektiği hususunda olduğunu, mevzuat gereği defterler Türkçe tutulmak ve kayıt ile belgelerde Türk para birimini kullanmanın mecburi olduğunu, dövizli faturalar ile ilgili Vergi Usul Kanununun 215. Maddesine göre, Yabancı para birimi ile fatura düzenlenmesi konusundaki temel düzenleme Vergi Usul Kanunu'nun 215. maddesinde yapıldığını, VUK'un 215/2-a maddesi gereği “Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılacağını, belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranır Madde metninden de anlaşılacağı üzere temel kural faturaların Türk parası olarak düzenlenmesi olmakla birlikte, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebildiğini, faturalar temel fatura senaryosunda kesilmiştir kesildiğinde karşı tarafın reddetme imkanı olmadığını, bu faturalar aynı kağıt faturanın iadesinde uygulanan yasal yükümlülüklere tabi olduğunu, Yasal 8 günlük süre içinde iade edilmezse kabul edilmiş sayılacağını, tüm bu incelemelerden sonra davacının kur farkı faturası kesme hakkının olduğu tespit edildiğini, Yargıtay kararlarondan görüldüğü gibi kur farkında vade farkında olduğu gibi teamül aranmayacağına, talimatla alınan bilirkişi raporunda yer alan davacı tarafından hazırlanıp gönderilmiş kur farkı hesaplama tabloların çıkan rakamın doğruluğu araştırıldığında bir hatanın olmadığı ve davacının 87,912,00-$ kur farkından dolayı alacaklı olduğu tespit edildiğini, davacının kestiği fatura ARTI KDV olarak kesildiğini, Gelir idaresinin tebliğlerine özelgelerine göre kur farkı faturasında KDV iç yüzde ile bulunmalı fatura KDV dahil kesilmesi gerektiğini, buna göre faturanın KDV dahil 567,651,04-TL olarak kabulünün gerektiğini, bu tutardan davalının alacak rakamı olan 213,257,68-TL yi düştüğümüzde davacı davalıdan 354,393,36-TL alacaklı durumda olduğunu, dava dilekçesi ve talimatla alınan bilirkişi raporunda davacı 213,019,66-TL alacaklı görünmektedir ki bu rakamın hatalı olduğunu, Çünkü kur farkı faturası kesilmeden önce davacı davalıya 368,257,68TL borçlu olduğunu, 155,000,00-TL senet tahsilatı gereğince davalıya olan borcu 213,257,68-TL , İç yüzde ile düzenlenmesi gereken kur farkı faturası 567,651,04-TL olması gerektiği, buna göre davacı vekili 155,000,00-TL çeki iki kez hesaplamadan düştüğü için bu farkın meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Davacının defterlerinin incelenmesi için davacının defterlerinin bulunduğu mahal mahkemeye talimat yazılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. Mali müşavir bilirkişi Abdulkadir Uğur tarafından hazırlanan 10/06/2022 tarihli raporunda özetle: Davacı tarafın ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve lehine delil teşkil edeceği,Davacı tarafın daval taraftan — 87.912.00 USD kur farkından alacaklı olduğu,bu tutarın fatura tarihi olan 22/02/2021 itibari ile KDV dahil 613.063.12 TL olduğu davalı tarafın alacaklarının mahsubundan sonra davacı tarfın takip tarihi itibari ile 213.019.66 TL KDV dahil alacaklı olduğu bildirilmiştir. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça kur farkı alacaklarına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.Davacı tarafın kur farkına dayalı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti bakımından her iki tarafın ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi Şevki Yetiker tarafından tanzim edilen 07/10/2022 tarihli raporda özetle; davalının 2018 yılı sonu itibari ile davacıdan 355,757,88-TL alacağı bulunduğunu, 2019 sene sonunda bu tutar 361,257,89-TL, 2020 yılı sonu itibari ile 368,257,68-TL olduğunu, 2021 yılında 155.000.00-TL senet ödemelerinden dolayı düşüm yapılınca davalının, davacıdan alacağı 213,257,68- TL ye düşmüş olup davacının icra takibi de bu tutara yakın olup 213,919,66 TL üzerinden açıldığını, ancak bunun hatalı bir rakam olduğunu, tarafların bağlı oldukları vergi dairelerinden gelen BA&BS formları incelendiğinde öncelikle kur farkı faturasına ait BA&BS beyanları incelendiğini, buna göre kur farkı faturası şubat ayında bir kez kesilip davalıya gönderildiğini, davacının bunu 8 gün içinde iade hakkını kullanmayarak kabul ettiğini, defterlerine işlemiş BA formuyla da beyan ettiğini, daha sonra iade faturası kestiğini, karşı bu sefer karşı taraf faturayı iade etmemiş kabul edip defterlerine işlediğini, BA formuyla beyan ettiğini, bu durum iki kez daha tekrarlandığını, faturanın iadesi ile iade faturasının farklı olduğunu, iki tarafın da faturaları defterlerine işlemeden ve BA formu ile beyan etmeden noter vasıtası ile faturayı iade etmeleri gerekirken faturayı kabul edip iade faturası kestiklerini, bu iade faturasında artık 8 günlük yasal sürenin bir öneminin olmadığını, ancak sonuçta her iki tarafın da aynı şekilde davrandığını ve bu faturadan dolayı defterlerinde herhangi bir artı ya da eksi bakiye oluşmadığını, taraflar arasında kur farkı faturası öncesi hesap bakiyesinde bir tutarsızlık olmadığını, çok küçük rakam farklılığıyla - davacının davalıya 213,257,66 TL borçlu olduğunu,dolayısıyla burada anlaşmazlık konusu davacının kur farkı faturası kesme hakkının olup olmadığı, böyle bir hakkı varsa kur farkının ne kadar olması gerektiği hususunda olduğunu, mevzuat gereği defterler Türkçe tutulmak ve kayıt ile belgelerde Türk para birimini kullanmanın mecburi olduğunu, dövizli faturalar ile ilgili Vergi Usul Kanununun 215. Maddesine göre, Yabancı para birimi ile fatura düzenlenmesi konusundaki temel düzenleme Vergi Usul Kanunu'nun 215. maddesinde yapıldığını, VUK'un 215/2-a maddesi gereği “Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılacağını, belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı arandığını, temel kuralın faturaların Türk parası olarak düzenlenmesi olmakla birlikte, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebildiğini, faturaların temel fatura senaryosunda kesildiğinde karşı tarafın reddetme imkanı olmadığını, bu faturalar aynı kağıt faturanın iadesinde uygulanan yasal yükümlülüklere tabi olduğunu,yasal 8 günlük süre içinde iade edilmezse kabul edilmiş sayılacağını, tüm bu incelemelerden sonra davacının kur farkı faturası kesme hakkının olduğu tespit edildiğini, Yargıtay kararlarından görüldüğü gibi kur farkında vade farkında olduğu gibi teamül aranmayacağını, talimatla alınan bilirkişi raporunda yer alan davacı tarafından hazırlanıp gönderilmiş kur farkı hesaplama tabloların çıkan rakamın doğruluğu araştırıldığında bir hatanın olmadığı ve davacının 87,912,00-$ kur farkından dolayı alacaklı olduğu tespit edildiğini, davacının kestiği fatura ARTI KDV olarak kesildiğini, Gelir idaresinin tebliğlerine özelgelerine göre kur farkı faturasında KDV iç yüzde ile bulunmalı fatura KDV dahil kesilmesi gerektiğini, buna göre faturanın KDV dahil 567,651,04-TL olarak kabulünün gerektiğini, bu tutardan davalının alacak rakamı olan 213,257,68-TL düşüldüğünde davacının davalıdan 354,393,36-TL alacaklı durumda olduğunu, dava dilekçesi ve talimatla alınan bilirkişi raporunda davacının 213,019,66-TL alacaklı göründüğünü ancak bu rakamın hatalı olduğunu, çünkü kur farkı faturası kesilmeden önce davacının davalıya 368,257,68TL borçlu olduğunu, 155,000,00-TL senet tahsilatı gereğince davalıya olan borcun 213,257,68-TL, İç yüzde ile düzenlenmesi gereken kur farkı faturası 567,651,04-TL olması gerektiği, buna göre davacı vekilinin 155,000,00-TL çeki iki kez hesaplamadan düştüğü için bu farkın meydana geldiğinin bildirildiği, SMMM bilirkişi Abdulkadir Uğur tarafından tanzim edilen 10/06/2022 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edeceği,davacı tarafın davalı taraftan - 87.912.00 USD kur farkından alacaklı olduğu,bu tutarın fatura tarihi olan 22/02/2021 itibari ile KDV dahil 613.063.12 TL olduğu davalı tarafın alacaklarının mahsubundan sonra davacı tarfın takip tarihi itibari ile 213.019.66 TL KDV dahil alacaklı olduğunun bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlarda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporların mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte , her iki tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında davacının davalıdan kur farkına dayalı olarak 213.019,66 TL alacaklı olduğu tespit edilerek davanın kabulüne,buna göre davalının Bursa 19. İcra Dairesi’nin 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazların iptali ile takibin aynen devamına, İİK' nın 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 42.603,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Her ne kadar SMMM bilirkişi Şevki Yetiker tarafından tanzim edilen raporda davacının alacağı 354.393,36 TL olduğu hesap edilmiş ve belirtilmiş ise de icra takip miktarı ve dava değeri 213.019,66 TL olarak belirtildiğinden netice-i taleple bağlı kalınmıştır. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın KABULÜNE,buna göre davalının Bursa 19. İcra Dairesi’nin 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazların İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA, 2-İİK' nın 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 42.603,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Alınması gerekli 14.551,37 TL harçtan peşin alınan 2.572,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.978,62 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 2.107,00 TL yargılama gideri ve 2.572,75 TL peşin harcın, 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.747,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 32.822,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine, 8-Davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ,davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/11/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Yargılama Gideri: 1800 TL bilirkişi ücreti 307 TL posta ve tebligat gideri 2.572,75 TL peşin harç 59,30 TL TL başvurma harcı 8,50 TL vekalet harcı