İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/674 E. 2019/1717 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/674
Karar No
2019/1717
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. .. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/07/2019 KARAR TARİHİ : 26/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili ile davalı arasında 15/12/2018 taihinde Uzun Süreli Kantar Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin kurulmasından önce taraflar arasında yapılan görüşmelerde kararlaştırılan koşullardan farklı bir sözleşmenin müvekkiline yaşlılığından ve tecrübesizliğinden yararlanılarak imzalatıldığını, müvekkilinin pratikte yalnızca kendisini borç altına sokan dava konusu sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme incelendiğinde kantarın davalı firmaya ait olduğu, kantarı müvekkiline 10 yıl için kiraladığı ve kiraladığı kantarı müvekkilinden tekrar kullanmak üzere kiraladığını, karşılığında her bir tartım için ücret ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeye göre her bir tartım için ücret ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeye göre hem kantarın sahibi hem kiralayan hem de kiracı olduğunu, üstelik yapılan görüşmelerden farklı olarak kantarda çalışacak 2 personelin maaş ve sigorta masraflarının da müvekkiline yüklendiğini, ancak yapılan görüşmelerde ve davalının kaşesi ve paraf imzasını içeren bir nevi görüşme tutanağı olarak müvekkiline verilen tutanakta, müvekkilinin kantır 60.000,00 TL.karşılığında satın alarak davalıya kiralayacağı ve tartım başına 20,00 TLödeneceğinin kararlaştırıldığını, personel konusunda ise herhangi bir madde içermediğinin görüldüğünü, müvekkilinin sözleşme bedeli olan 60.000,00 TL.'yi kredi çekerek ödediğini, herhangi başka bir birikimi de bulunmadığını, bu halde kendisine yalnızca borç yükleyen ve herhangi bir vade tarihi içermeyen 120.000,00 TL.bedelli sözleşmeyi imzalamasının da mantık kurallarına aykırı olduğunu, bununla birlikte emsal olabilecek kantar fiyatları ya da kiralama sözleşmelerinin de araştırıldığında sözleşme bedelinin fahiş olduğunu ve müvekkilinin açıkça gabin uyglandığının anlaşıldığını, kantarın fiyatının dahi 60.000,0 TL.olmasına rağen müvekkilinin her masrafını karşılamak şartıyla ve 120.000,00 TL.bedelle sözleşme imzalanmasının mümkün olmadığını beyanla, davanın kabulüyle öncelikle sözleşmenin iptaline karar verilmesini, müvekilinin ödemiş olduğu 60.000,00 TL'nın bankaya geri ödenecek miktarıyla birlikte davalıdan tahsilini, müvekkilinin manevi zararının tahsili amacıyla 10.000,00 TL.manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini, mümkün olmaz ise sözleşmeni yeniden yapılandırılarak, çıkar dengesinin kurulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Müvekkili firma ile davacı arasında davacının yoğun ısrarı ve talebi sebebiyle yatırımcı olarak uzun süreli kantar kullandırma sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşme uyarınca kantarın kullanımından kaynaklı olarak müvekkili firmaya 120.000,00 TL.ödeneceğinin kararlaştırıldığını, belirlenen miktarın yarısı lan 60.000,00 TL.peşin olarak ödenmiş olup, bakiye 60.000,00 TL'nın de kısa süre içerisinde ödeneceği konusunda tarafların mutabık kaldığını, ancak davacı tarafın haksız bir şekilde ödemesi gereken bakiye borcunu da yerine getirmediğini, sözleşmenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen müvekkili firmanın mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davacının talep ve iddialarının yersiz olup, manevi tazminat talebinin de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının söleşmenin kendisine yüklediği yükümlülüklerden haksız olarak kaçındığını ve müvekkili firmanın mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bu nedenle haksız kazanç elde etme amacıyla ödemenin iadesi ile manevi tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığının sabit olduğunu, davacının bahse konu sözleşmeye ilişkin manevi tazminat talebinin kabulünün mümkün ollmadığı gibi nedensellik bağı nedeniyle de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu olmayan ve yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat talebi ile birlikte davacının diğer taleplerinin de reddi gerektiğini beyanla, davacı tarafın hukuki mesnetten yoksun ve yersiz beyanlarının reddi ile yasal hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava, cevap ve cevaba dilekçesi, sözleşme örneği. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, taraflar arasında düzenlenen Uzun Süreli Kantar Kiralama Sözleşmesinin iptali ile ödenen bedelin iadesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK.dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir. Diğer yandan anılan kanunun 114/1-c maddesi gereğince bir mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup aynı yasanın 115/2. Maddesi gereğince dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden red kararı verilmesi öngörülmüştür. O halde somut olayda, davacı tarafından sözleşmenin düzenlenmesi sırasında tecrübesizliğinden, yaşılığından faydalanarak koşulları farklı olan bir davalı tarafça sözleşme düzenlendiğinin ileri sürülerek sözleşmenin iptali talep edilmiş olup uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen 15/12/2018 tarihli uzun süreli kantar kiralama sözleşmeden kaynaklandığı, davacının kiracı, davalının kiraya veren olduğu anlaşılmakla, HMK' nın 4. Maddesi uyarınca kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Sulh Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine ilişkin hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/674, K. 2019/1717, T. 26.12.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-674-e-2019-1717-k-6b37fcbafb40