İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/91 E. 2020/525 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/91
Karar No
2020/525
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/91 Esas KARAR NO : 2020/525 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - Uluyol Er Sk. Kasapoğlu İş Hanı K:3 No:10 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - Hacıilyas Mah. Uluyol Cad. 2.Tezcan Sk. Şenocak İş Merkezi No:1/13 Osmangazi/ BURSA DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2018 KARAR TARİHİ : 08/10/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin, davalı ...'dan alınan olan alacağın tüm taleplerine rağmen tahsil edilememesi neticesinde, müvekkili tarafından davalı aleyhine Bursa 14. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2017/... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını fakat davalı tarafından itirazda bulunularak takibin durdurulduğunu, icra takibine konu edilen dayanağın Vergi Usul Yasası gereği tanzim edilmiş irsaliyeli fatura olup, irsaliyeli faturada malın teslim alındığına dair davalının imzasının olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden tanzim olunan irsaliyeli faturada davalının imzası bulunduğundan mal teslimi hususundaki ispat yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davalının da ödeme iddiası söz konusu ise ödeme iddiasının yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini, davacının vekili aracılığıyla, Bursa 14. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2017/... E.Sayılı icra dosyasına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ; davacı ve davalı arasında düzenlenen faturanın konusunun hali hazırda mevcut bir malın teslimi değil bükme kalıp imalatı işi olduğunu ve fatura tarihinde davalının, davacının sigortalı işçisi olduğunu, söz konusu kalıp siparişinin müvekkilinin abisinin siparişi olup faturanın müvekkilinin adına düzenlendiğini, kalıp işinin mahiyeti gereği sipariş veren tarafın, hammadde ve gerekli teknik malzemelerin alımı için üreticiye bir miktar ödeme yaptığını, işin yoğunluğuna göre ortalama bir bükme kalıp imalatının 5-6 ay sürdüğünü ve kalıp bittiğinde ödemenin tamamının yapıldığını, müvekkili tarafından da kendisine ait TEB bankası hesabından kalıp bedeli açıklamasıyla yapılan, 26.09.2014 tarihli 3.600,00.-TL ve yine 26.09.2014 tarihli 2.600,00.- TL havale ile malzeme alımı için gerekli ön ödemenin şirketin o dönem ortağı olan ... hesabına yaptığını, müvekkilinin fatura tutarını ödemediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, nitekim banka üzerinden yapılan kısmi ön ödemelerden sonra tarafların aralarında yaptığı anlaşmaya göre geri kalan bakiye tutarını 4 çek ile ödediğini, iş bu çeklerin keşidecisinin .. ve Aparat Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve alacaklısı ... olup müvekkilinin cirosu ile davacı tarafa geçtiğini, davalının vekili aracılığıyla, davanın reddine, davacının aleyhine dava miktarının %20'sinden aşağı olamamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davacı üzerinde bırakılarak karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 14. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasında, 44.157,32-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 28/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının ticari defterlerine göre davacının 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarında KDV dahil toplam 68.755,71.-TL'lik fatura düzenlemiş olduğu ve karşılığında 37.800,00.- TL'lik tahsilat yapmış olduğunu, icra takibe dayanak yapılan faturanın teslim alan kısmında davalı ...'mn isim ve imzasının bulunduğunu, davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulmuş olan TEB bankasının hesap haraketlerine göre davalı ...'nın ...'e 2013 ve 2014 yıllarında ödeme yapmış olduğu, bu ödemelerden 31.07.2014 tarihli, 3.000,00.-TL bedelli havalenin davacının kayıtlarında olduğu fakat 27.03.2013 tarihli, 15.000,00.- TL bedelli havalenin davacının kayıtlarında gözükmediğini, her ne kadar davacı sıfatında ... gözükse de gerek takibe konu olan faturanın şirket unvanında ..., ... ortaklığı gözüküyor olması gerekse inceleme için davacı tarafından sunulan ticari defterlerin ... ortaklığının defterleri olması nedeniyle davalı vekili tarafından sunulan banka hesap hareketlerindeki 15.000,00.-TL'lık ödemenin takibe konu faturayla ilgili olabileceği düşüncesinin oluştuğunu yine de bu konudaki takdirin Mahkememizde olduğunu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nm 23.07.2018 tarihli yazısında ... ve ...'nın şirket ortaklığının bulunmadığının bildirildiğini bu durumda 6.maddede belirtilen konuların Mahkememizin takdirinde olduğunu, davacının icra takibinde talep ettiği tutarın 43.966,80.-TL olmasına rağmen davacının ticari defterlerine göre yapılan incelemede davacının alacağının 30.955,71.-TL olduğunu, Mahkememizin 5. maddede belirtilen 15.000,00.-TL ödemenin davalının ödemesi sayılması gerektiği kanaatinde olması durumunda davacının alacağının 15.955.71.-TL olduğunu, davacının davalıyı temerrüde düşürmek için çekmiş olduğu bir ihtarnameye dava dosyası içerisinde rastlanılamadığından davacının faiz talep edemeyeceği kanaatinde olduğu bildirilmiştir. Davalı tarafa ticari defterlerini sunmak üzere 08/11/2018 tarihli celsede verilen ara karar gereğince süre verildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi davacı ticari defter kayıtlarının aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşılmaktadır. Mahkememizce; dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile gelen yazı cevapları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Alınan 30/04/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; Bankalardan gelen yazılara göre toplam 30.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğunun tespit edildiğini, kök raporda da davacının alacağı hesaplanırken zaten bu çek bedellerinin davacı tahsilatı olarak hesaplanmış ve yine de davalının davacıya 30.955.71 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davacının alacak miktarının değişmediğini, yine kök raporda belirtilen ve davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulmuş olan TEB bankasının hesap hareketlerine göre davalı ... ...'nın ...'e 2013 ve 2014 yıllarında ödeme yapmış olduğu, bu ödemelerden 31.07.2014 tarihli, 3.000,00.-TL bedelli havalenin davacının kayıtlarında olduğu fakat 27.03.2013 tarihli, 15.000,00.-TL bedelli havalenin davacının kayıtlarında gözükmediğini, her ne kadar davacı sıfatında ... gözükse de gerek takibe konu olan faturanın şirket Unvanında ..., ... ortaklığı gözüküyor olması gerekse inceleme için davacı tarafından sunulan ticari deÛerlerin ... ortaklığının defterleri olması nedeniyle davalı vekili tarafından sunulan barıka hesap hareketlerindeki 15.000,00.-TL'İık ödemenin takibe konu faturayla ilgili olabileceği düşüncesinin oluştuğunu yine de bu konudaki takdirin Mahkememizde olduğunu, Mahkememizin 4. Maddede belirtilen 15.000,00.-TL ödemenin davalının ödemesi sayılması gerektiği kanaatinde olması durumunda davacının alacağının 15.955.71.-TL olduğu bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, mahkememizce ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesine karar verildiği, davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için ve defterlerini sunması için ihtarlı davetiye ile süre verildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi davacı ticari defter kayıtlarının aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği, bilirkişi raporuna da itiraz etmediği, bilirkişi raporunda davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre davacının toplam 68.755,71 TL'lik fatura düzenlediği ve 30.955,71 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalı ...'nın 27/03/2013 tarihli 15.000,00 TL tutarında ...'e havale gönderdiği, davaya konu faturanın ...-... ortaklığı adına düzenlendiği, bu havaleninde borçtan düşülmesi gerektiği kanaatine varılarak davacının davalıdan 15.955,71-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla; mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporlarına itibar edilerek takibin 15.955,71 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, alacaklının reddedilen kısım yönünden icra takibini yapmada haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 15.955,71 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında olan 3.191,14-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alacaklının reddedilen kısım yönünden icra takibini yapmada haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar yasası gereği alınması gereken 1.089,93-TL harçtan peşin alınan 533,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,62-TL harcın davalıdan tahsiline, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 865,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 312,56-TL ile peşin alınan 533,31-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yararına ölçümlenen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı yararına ölçümlenen 4.230,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/10/2020 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır. Davacı gideri ; 500,00 TL bilirkişi gideri, 365,00 TL tebligat posta gideri 865,00 TL toplam gider Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/91, K. 2020/525, T. 08.10.2020, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-91-e-2020-525-k-723adc75006a