İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/854 E. 2020/584 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/854
Karar No
2020/584
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/ KARAR NO : 2020/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 28/06/2018 KARAR TARİHİ : 15/10/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ile davalı ... arasında, 10.04.2018 tarihli Tekstil Ürünleri Alım Satım Protokolü imzalandığını, anılan bu Protokol uyarınca, davalının, müvekkili ...’a dava dilekçesinde yazılı tekstil ürünlerini satmayı ve teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ürünlerin toplam değerinin, 3.309.500,00 TL olduğunu, söz konusu Protokol gereği, müvekkilinin ise, davalıya 35 adet çeki teslim ettiğini, çeklerin tamamının lehtarının ... (... Tekstil) olduğunu, anılan Protokol uyarınca, davalının, müvekkiline aylık ortalama 400.000,00 TL değerinde ürün teslim etmesi gerektiğini, Protokol doğrultusunda, anılan tekstil ürünleri 20.04.2018 tarihinden itibaren 31.12.2018 tarihine kadar teslim edileceğini, Ancak, davalının Protokol uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini; müvekkiline ev tekstili dökümleri, nevresim takımları, uyku setleri, yatak örtüleri, pike takımları, bebek uyku setleri gibi tekstil ürünlerini teslim etmediğini, Bu hususun yargılama sürecinde, müvekkilinin ve davalının kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını, Bunun üzerine, müvekkilinin, davalı ile irtibat kurmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını, tüm çabalarına rağmen kendisine ulaşamadığını, Davalı ...’ın iflas ettiğine ve işyerini kapatarak kaçtığına dair duyumlar alan müvekkilinin, davalıya ... 10.Noterliği’nin 27.06.2018 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, Bu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, Ancak davalı yanın Protokolde belirtilen adresinden taşınmış olması sebebiyle söz konusu ihtarname kendisine tebliğ edilemeyeceğini, Davalının iflas ettiğine ve işyerini kapatarak kaçtığına dair duyumlar alan müvekkilinin, davalının işyerine gittiğinde, davalının kaçtığını ve ortadan kaybolduğunu tespit ettiğini, görüldüğü üzere, davalının Protokolde gösterilen adresini terk ettiğini ve müvekkiline hiçbir bildirimde bulunmadığını, Bununla beraber, Protokol uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi kendisine de hiçbir şekilde ulaşılamadığını, Bu durum göstermektedir ki, davalının taahhütlerini yerine getirmesi imkansız hale geldiğini, Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve yargılama sürecinde Sayın Mahkeme tarafından re’sen nazara alınacak hususlarla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.04.2018 tarihli Protokolün şartlarının yerine getirilemeyeceği açıkça belli olduğundan, Protokol uyarınca, müvekkilinin davalıdan 35 adet, toplam 3.309.500,00 TL meblağlı çeklerden şimdilik 30.06.2018 tarihli 40.000,00 TL ... Bankası ... Şubesi ... sayılı çek, 31.07.2018 tarihli 40.000,00 TL ... Bankası ... Şubesi ... sayılı çek, 10.08.2018 tarihli 35.000,00 TL ... Bankası ... Şubesi ... sayılı çekten borçlu olmadığının tespiti ile davalının yahut devretmiş olduğu kişi ya da kurumların elinde bulunan çeklerin iptaline; Bedelsiz kaldığı açıkça belli olan yukarıda listesi yer alan 35 adet, toplam 3.309.500,00 TL meblağlı çeklerden şimdilik şimdilik 30.06.2018 tarihli 40.000,00 TL ... Bankası ... Şubesi ... sayılı çek, 31.07.2018 tarihli 40.000,00 TL ... Bankası ... Şubesi ... sayılı çek, 10.08.2018 tarihli 35.000,00 TL ... Bankası ... Şubesi ... sayılı çekİN ödenmesinin mümkünse teminatsız Sayın mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda gerekirse uygun bir teminat karşılığında tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasınA ve tedbir kararının ilgili banka şubelerine bildirilmesine; yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalı yan üzerine bırakılmasına; karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, 10/04/2018 tarihli protokol, çek dökümleri ve banka kayıtları, davalı ...'a ait kayıtlar, ... 10. Noterliğinin 27/06/2018 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesi, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, hukuki niteliği itibariyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine dayalı icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı tarafından dava konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... numaralı 30/06/2018 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek, ... numaralı 31/07/2018 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek, ... numaralı 10/08/2018 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çeklerin davalı ile yapılan tekstil ürünleri alım satım protokolü kapsamında verildiği ancak tekstil ürünlerinin teslim edilmediğini ileri sürerek çeklerin bedelsiz kaldığını ve borçlu olmadığını iddia etmiş olup davalı vekili tarafından sözleşmedeki imzayı inkar etmekle uyuşmazlık, taraflar arasındaki 10/04/2018 tarihli tekstil ürünleri alım satım sözleşmesi ilişkisi kurulup kurulmadığı, imzanın davalıya ait olup olmadığı ve sözleşme geçerli ise davalının sözleşme kapsamında tekstil ürünleri teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 6100 Sayılı HMK 211. maddesi “(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.” hükmünü içermektedir. Dolayısıyla davalı vekilinin 10/04/2018 tarihli sözleşmedeki imzayı inkar etmesi sebebiyle davalıya isticvap davetiyesinin tebliğ edildiği ancak davalının duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla inkâr etmiş olduğu sözleşmedeki yazı ve imzanın ikrar edilmiş sayılacağından sözleşmenin geçerli olduğu ve tarafları bağladığı açıktır. Bu durumda tarafların sözleşmedeki edimlerini ifa etmesi gerekir. Davacının sözleşme kapsamında çekleri davalıya verdiği anlaşılmakla davalının tekstil ürünleri teslim ettiğini ispatla yükümlü olup davalı tarafından ürünlerin teslim edildiğine dair delil sunulmadığı ve ispat edilemediğinden çeklerin bedelsiz kaldığı anlaşılmakla davanın kabulune dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, dava konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... numaralı 30/06/2018 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek, ... numaralı 31/07/2018 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek, ... numaralı 10/08/2018 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.855,55 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.793,14 TL'nin mahsubu ile bakiye 6062,41 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan posta, talimat ve tebligat gideri 190,80 TL yargılama gideri ve 1.793,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.983,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 13.925,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/854, K. 2020/584, T. 15.10.2020, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-854-e-2020-584-k-02aff713eea2