İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/790 E. 2019/516 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/790
- Karar No
- 2019/516
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/06/2018 KARAR TARİHİ : 28/03/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan "Genç Çiftçi Projesi" kapsamından faydalanmak amacıyla sera kurulumuna ilişkin müvekkili şirkettin çelik konstrüksiyon işçiliği hizmeti satın aldığını, bu işçilik karşılığından 43627 numaralı 08/09/2016 tarihli 35.400,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı tarafından Tarım İl Müdürlüğüne verildiğini, Karesi Tarım İl Müdürlüğünce gerekli inceleme yapıldığını ve genç çiftçi projesi kapsamında davalı ...'nın kredi başvurusunun onaylandığını, söz konusu faturanın 20.000,00-TL bedelinin müvekkile ödendiğini, kalan 15.400,00-TL tutarındaki bedelin ödenmediğini, müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, kalan fatura bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Balıkesir'de çiftçilik yaptığını, ticari bir işletmesinin olmadığı gibi dava konusu işleminde alacak verecek ilişkisi olması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görev ve iş bölümüne girdiğinden açılan davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesini, esasa ilişkin itirazlarında ise hem vergisel anlamda hem de hukuksal anlamda hiçbir ticari işletme almadığı bir bedelin faturasının kesilmeyeceği gibi veya verilmiş bir hizmetin bedelinin ödenmeden fatura kesilmediğini, davacının mükerrer talepte bulunarak haksız kazanç peşinde olduğundan davanın reddine karar verilimesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, fatura, muhasebe kayıtları, sigorta kayıtları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 15.438,50-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Karesi Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının vergi kaydının bulunmadığı, Balıkesir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının esnaf kaydının bulunmadığı, Balıkesir Ticaret Odasına yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer Kanun'larda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia, fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de; davacının tacir ya da esnaf olmadığı, vergi kaydının bile bulunmadığı, söz konusu uyuşmazlığın, her iki tarafın birden ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olmadığı, eldeki davanın Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan da olmadığı, dolayısıyla iş bu davaya bakmakta mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu vicdani kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/03/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır