İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/635 E. 2019/741 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/635
Karar No
2019/741
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : ... - ... VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/05/2018 KARAR TARİHİ : 02/05/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin davalı borçlu şirket aleyhine Bursa 17.İcra Müd.’nün ... sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının borca itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete danışmanlık hizmeti vermekte olup, bu hizmetin karşılığı “danışmanlık bedelinin” ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, işbu davaya konu alacağın hukuki dayanağının çözüm ortaklığı altında kesilmiş 04/09/2017 tarihli 10423 seri nolu A, cinsi danışmanlık ücreti olan 23.603,00 TL.bedeli faturadan kaynaklandığını, davalı tarafından faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu alacak için Bursa 17.İcra Müd.nün ... sayılı dosyası ile işlemiş faizlerle birlikte toplamda 22.671,40 TL.tutarında borç için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapılmış olup ve usulüne uygun şekilde ödeme emri borçlu tarafından tebellüğ edildiğini, davalı tarafın böyle bir borcu olmadığını veya fatura bedelini ödediğini iddia ediyorsa belgesini sunması gerektiğini, davalının ödeme belgesi sunmadığını, alacağın belirlenebilir e muayyen olması sebebiyle %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacının davalıya hizmet vermediğini, icra takibine geçmekte haksız ve kötüniyetli olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi ile bunun açığa çıkacağını, ödeme emri ve zarfı incelendiğinde icra takibinin neye istinaden yapıldığının anlaşılmadığını, davalının temerrüde düşürülmediği için takipten önce faiz talep edilemeyeceğini, davalıya gönderilmiş bir fatura bulunmadığını, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, davacının kötüniyet tazminat talebini kabul etmediklerini, alacağın limit olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazılı beyanlar, ticari defterler, Bursa 17.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası, Kayseri 5.İcra Müd.’nün ... esas sayılı dosyası, BA ve BS formları, faturalar, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafın davalı aleyhine Kayseri 5.İcra Müd.’nün ... esas sayıl dosyası ile 05/02/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, söz konusu takibe davalının yetki itirazı üzerine Bursa 17.İcra Müd.’nün ... sayılı dosyası ile devam edildiği ve davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacının davalıdan alacak talebinin 21.842,00 TL.asıl alacak, 829,40 TL.işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.671,40 TL.olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 18/12/2018 tarihli celsesinde davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için bulunduğu yer yargı çevresi Kayseri Asliye Tic.Mah.’ne talimat yazılarak taraflar arasındaki borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden bilirkişilerce yapılan değerlendirme sonucu aldırılan 28/02/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacının davalıdan takip konusu faturaya dayalı olarak 21.842,00 TL.alacak talebinde bulunduğu, bahse konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça BA formu ile bu faturanın beyan edildiği, hal böyle olunca faturaya konu satışın ispatlandığı, davalının sadece takip konusu faturaya dayalı takip yaptığı, cari hesap bakiyesi alacağı talep edemediği, hal böyle olunca davalı ödemelerinin TBK 101. Ve 102.maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay 19.HD’nin yerleşik içtihatlarına göre takip konusu faturadan sonra yapılan ödemelerin takip konusu faturaya sayılması gerektiği, takip konusu faturadan sonra yapılan ödemenin 37.000,00 TL.olması sebebiyle davacının takip konusu faturadan alacaklı olmadığı, mahkeme taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin dikkate alınması yönünde kanaat oluşması durumunda davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibari ile 21.841,00 TL.alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği, ancak TTK 1530 madde kapsamında davalının temerrüde düşmüş olacağı, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen faiz tutarının ise 517,00 TL.olacağı kanaat ve görüşü açıklanmıştır. İhbar olunan T.C.Mesleki Yeterlilik Kurumu vekilinin ihbara karşı cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki aleyhe olan hususların tamamını reddettiklerini, davaya konu talebin zamanaşımına nedeniyle ve husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından davanın ihbarının yersiz olup, kurumlarının davalının borcunu üstlenmesi ya da ödemesi söz konusu olmadığını beyanla, itirazlarının kabulü ile, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 18/12/2018 tarihli oturumu ile davalıya ait ticari defterlerin incelenmesi için belirlenen inceleme gün ve saatinde defterlerin ibraz edilmediği ve mahkememizce 25/01/2019 tarihli TUTANAK tutulduğu anlaşılmıştır. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacı tacirin davalı şirkete danışmanlık hizmeti verdiği ve 04/09/2017 tarihli 23.603 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağının olduğu, ödenmediğinin ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise hizmetin verilmediğini borcun olmadığı savunulmakla uyuşmazlık, icra takibine konu olan bir adet faturada belirtilen hizmetin verilip verilmediği hizmet verilmiş ise bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığı ancak Vergi Usul Kanunu gereği davalının 2014/12 döndemi itibariyle BA formları ile beyan ettiği anlaşılmakla fatura konusu hizmetleri teslim almadığını davalının iddia edemeyeceğinden, beyan edilen bu faturalar yönünden hizmetin verildiği ispat edilmiştir. Dolayısıyla hizmetin ödendiğinin ispat yükü davalıda olmasına rağmen davacının ticari defterlerinde yapılan talimat yoluyla bilirkişi incelemesi sonucunda faturanın düzenlendiği tarihten sonra 37.000 TL lik ödeme kaydının yer aldığı anlaşılmakla davacının açık hesap ilişkisine cari hesap ekstresine değil bir adet faturaya dayandığı, cari hesap bakiyesi talep edilmediğinden ödemenin dava konusu faturaya karşılık yapıldığından davacının alacağının kalmadığı ve davalının borçlu olmadığı kanaatine varılarak (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 31/05/2018 tarih ve 2016/18667-2018/3139 E/K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere benzer olayda da davacının kendi defterinde sehven kaydedildiği belirtilen çekle ilgili - Ancak davacının ticari defterlerinde mal bedelinin 34.000.-TL’lık 10/03/2014 keşide tarihli 5733671 nolu çekle ödendiğine dair kayıt mevcuttur.- Davacı bu kaydın aksini yine yazılı delille ispatlamalıdır.--) davacının fatura sebebiyle alacaklı olduğunun ispat edilmediğinden reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından REDDİNE, 2-Davalı lehine kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 387,18 TL'den mahsubu ile artan 342,78 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345.Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/05/2019 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/635, K. 2019/741, T. 02.05.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-635-e-2019-741-k-ec36b0826f33