İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/564 E. 2019/1713 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/564
- Karar No
- 2019/1713
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2018 KARAR TARİHİ : 26/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2020 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Yerleşim yeri Bursa'da bulunan davalı ...Ş. ile İzmir'de ikamet eden müvekkili şirket arasında akdedilen anlaşmaya nazarandavalı şirketin işyerinde montaj ve nakliye işlemleri yapıldığını, yapılan işler karşılığında müvekkili faturaları kestiğini, ancak söz konusu fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilgili faturalara binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı 20/12/2017 tarihinde borca itiraz ederek takibin durduğunu, borçlu davalı şirketin böyle bir borçlarının olmadığını iddia etmekte ise de kesilen faturalar ve bunlara yapılan kısmi ödemelerle borcun sabit olduğunu, ancak davalı şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek taraflar arasında imzalanan anlaşmaya aykırı davrandığını, bu nedenlerle itirazın iptali ile, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibin devamına, alacak likit ve davalı kötüniyetli olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket aleyhine Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibe itiraz edildiğini, bu sebeple müvekkili şirket aleyhine işbu davanın açıldığını, davalı ile davacı şirketler arasında akdedilen sözleşmeye nazaran işyerinde montaj ve nakliye işlemleri yapıldığını, bu işler karşılığında icra takibine konu faturaların kesildiğini, bu fatura bedellerinin bir kısmının ödenmemesi dolayısıyla Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile faturalara takip yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, kesilen faturalar ve bunlara yapılan ödemeler ile bakiye borcun sabit olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa takip konusu faturalarla ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin banka kanalıyla ilgili borcu ödediğini, cari hesap ekstresinde bu durumun görüldüğünü, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, sözleşme sureti, faturalar, cari hesap ekstresi, bilirkişi raporu, ticari defterler, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 17/10/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 20/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 20/12/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 14/03/2019 tarihli raporunda özetle: Davalı şirketi ile davacı şirket arasında 05/11/2015 tarihli sözleşme imzalandığı, davalı şirketin ticari defterlerine göre davalı şirketin davacı şirketten bakiye alacağının 19.064,31 TL olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirketin icra takibine konu faturalardan kalan alacağının olmadığı, davalı şirketin davacı şirketten 19.064,31 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Karşıya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu 16/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, dava dosyasında davacı yandan 116.800,00 Tl toplam alacağın takip taihinden itibaren %9 faizi, icra giderleri ve avukatlık ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, taraflar arasında 2015-2016 inceleme dönemlerinde ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı yana ait 2015-2016 dönemleri resmi defter kayıtları incelendiğinde, 16/08/2016 tarihinde davacı tarafından davalıya düzenlenen takibe konu 2 adet 1.014.153,33 TL toplam tutarında 2 adet faturanın düzenleme tarihinden önce olan 10/08/2016 tarihi itibariyle toplamda 1.014.153,32 TL tutarın tamamının davalı tarafından davacıya düzenlenen fatura ve işbankasına yaptığı ödemelerle tahsil edildiği, bir başka anlatımla davacı resmi defterlerinde takibe konu 2 adet fatura tarihi olan 16/08/2016 tarihi itibariyle davalının davacıya 0,01 Tl borçlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 16/07/2019 havale tarihli raporda, takibe konu iki faturanın bedelinin tamamının davacıya düzenlenen fatura ve iş bankası hesapları ile ödendiği anlaşılmakla, bu ödemenin aksinin yazılı ve kesin delillerle davacının ispat edilmediğinden davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğunun sabit olmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından REDDİNE, 2-Davalı lehine kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.410,66 TL'den mahsubu ile bakiye fazla kalan 1.366,26 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 12.094,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.