İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/526 E. 2019/261 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/526
- Karar No
- 2019/261
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/04/2018 KARAR TARİHİ : 14/02/2019 KARAR YAZIM TARİHİ :14/03/2019 Mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin bağımsız motorlu araç yedek parça piyasası paydaşları için Avrupa çapında faaliyet gösteren lider, bilgi-iletişim platformu ve bir aracın hangi yedek parçalara ihtiyac olduğunu ve bu yedek parçaların en uygun fiyatlarla nereden nasıl bulunabileceği bir araya getirilebileceği ve sipariş verilebileceği noktasında bir veri bankası oluşturduğunu, avrupa pazarında araç parçalarına ilişkin elektronik bilgi sunan lider tedarikçilerden biri konumunda olduğunu, müvekkili şirketin doğrudan veri bankasını kullanılarak hem otobüs hem de ticari araç alanında standart katalog formunda işbirliği içinde olduğu otomobil parçası üreticileri için serbest araç yedek parça pazarına parçaların tespit ve sipariş edilmesi için güncel ve kapsamlı bilgiler sunulduğunu, bu kapsamda toplanmış bu bilgiler ve verilerin üçüncü kişilerin aylık bir ücret karşılığı lisans sözleşmesi ile kullanabilecekleri kapsamlı ... adlı veri bankası oluşturduğunu, müvekkili şirket adına kayıtlı olan lisans yazılım davalı şirket tarafından müvekkilinden izin alınmadan lisans ücreti ödenmeksizin http://aloparca.com adlı web sitesi vasıtasıyla halen kullanıldığını, müvekkili şirkete ait lisans yazılım programını yetkisiz kullanan davalının bu programdan yararlanmak suretiyle haksız kazanç sağladığını, müvekkili şirketin haksız kullanım ve satış nedeniyle maddi ve manevi zararlara uğramakta ayrıca bu durumunun müvekkilinin olumlu prestjini sarstığını, haksız ve hukuka aykırı kullanımın devam ettiğini, müvekkili şirketin yazılım programının (... veri bankası) lisans ücreti elde edememekten kaynaklanan kazanç kaybı ile davalının haksız rekabeti sonucu elde etmesi mümkün menfaatinin nazara alınmasının talep edildiğini, davalının haksız davranışının tespiti ve önlenmesi bakımından da lisans ücreti ödemeksizin müvekkili şirketin yazılım programını kullanan http://aloparca.com adlı web sitesinin erişime dava süresince ihtiyati tedbir olarak engellenmesinin ve dava sonunda tamamen engellenmesini haksız fiili sonucu oluşan zarar ve ziyanın tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekillerinin 31/07/2018 havale tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin kurulduğu 2014 senesinden beri Eyüp/İstanbul'da kain bir şirket olduğunu, davacının ise Türkiye'de merkezi veya herhangi bir şubesi bulunmayan Almanya'da kain bir şirket olduğuun, yani ne davalının ne de davacının yerleşim yerinin Bursa olduğunu, bununla birlikte davacının davasını haksız rekabet hükümlerinedayandırdığını, HMK'nun 16.maddesi hükmü uyarınca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri olduğunu, davanın 18/04/2018 tarihinde açıldığını, buna göre zamanaşımı süresinin dolduğundan, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının Tecalliance, tüm oto yedek parça piyasasının haiz olduğu bilgilerin müvekkilince kendisine ait "veri tabanının" kopyalanması suretile elde edildiği şeklindeki iddianın abes olduğundan bahisle huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, müvekkilinin internet sayfasındaki ürün blgilerinin tamamının üretici distribütör tedarikçi firmalardan edinildiğini, yazılım programının müvekkilince kullanıldığını ve veri bankasının hiçbir değişiklik yapılmadan aynen aktarıldığını iddia ettiğini ve bu iddialarına mesnet olarak delil tespit raporunu gösterdiklerini, ancak salt sahte bir verinin ortak olmasının yazılım programının kopyalandığı iddiasını ispat etmediğini, kaldı ki davacının veri tabanının değil aynen aktarıldığına benzerlik olduğuna dair dahi hiçir delil sunamadığını, davacının HMK'ndaki somutlaştırma yükünü de yerine getirmediğini, somutlaştırma yapıldıktan ve söz konusu somutlaştırmaya ilişkin belgeler sunulduktan sonra cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, davacının dava dilekçesinde işbu davaya temel oluşturabilmesi için delil tespiti davası açıldığını ve işbu bilirkişi raoru ile veri tabanının kopyalandığının sabit olduğunubeyan ettiğini, davacı tarafça yaptırılan delil tespitinin aşağıdaki maddeler halinde sıralanacak sebeplerle hak ve hukuka aykırı olduğunu, delil tespitinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını ispat etmek amacıyla dayandığı bahse konu delilin, hukuka aykırı yollardan elde edildiğinden ve bu şekilde delil elde edilmesinin en başta dürüstlük kurlaına aykırı olduğundan değerledirme yasağı kapsamında olduğunu, davacının iddiasının aksine bahse konu raporun davaının iddialarını yaklaşık olarakdahi ispat etmediğini, ihtilafın yargılamaya muhtaç olduğunu beyanla,öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, işbu davanın zamanaşımı yönünden reddine, davanın zamanaşımı yönünden tümden reddi taleplerinin kabul görmediği takdirde eğer varsa davacı alacağının, zamanaşımına uğramış kısımlarının reddine, HMK'nun emredici hükümlerine aykırı olarak iddia somutlaştırılmadığından ve iddiaya ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından davanın reddine, davacının iddilarının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğundan davanın esastan reddine, hiçbir hakkı olmadığı halde ve dahası tamamen kötüniyetli olarak dava açan davacıdan HMK'nun 329/2 hükmü gereğince hükmoluncak en yüksek disiplin para cezasının alınarak müvekkillerine ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazılı beyanlar, Bursa 1,Sulh Hukuk Mah'nin ... d.iş sayılı dosyaı, davalı Aloparça vekilinin dilekçesi ekinde ibraz ettiği Yargıtay kararları, basılı katalog örnekleri, örnek listeler ve katalogları içerir CD, ... Taşıt ve Otom...AŞ'ne ait üye işyeri sözleşmesi, ... Otom...AŞ'ne ait gizlilik sözleşmesi, yazışma örnekleri, ürün bilgisi örnekleri, sahte veriye dair ... İzmir AŞ resmi internet sitesi sayfa görüntüleri. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin davalıya 02/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının HMK.nun 127.maddesinde belirtilen ek cevap süresi 2 haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi verdiği ve HMK.nun 117.maddesine uygun olarak şirket merkezi İstanbul'da açılması gerektiği dilekçede beyan edilmekle yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 5 ila 19. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir(m.6). HMK’da davalının ikametgahı mahkemesinin yanında, özel yetki kuralları ile başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır.. Öğretide ve uygulamada özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen bu istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (m.6) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Uyuşmazlığa konu eldeki davanın haksız eylemden kaynaklanması nedeniyle HMK 16. maddesinin de açıklanması ve HMK 6.maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK’nın “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16. maddesi; “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir” düzenlemesini içermektedir. O halde toplanan delillerden yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının motorlu araç yedek parça piyasasına ilişkin Lisanslı Veri Bankasının davalı tarafından web sitesinde hiçbir değişiklik yapmadan aynen aktarılarak haksız kazanç sağladığından bahisle TTK'nun 54.maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat talep edilmiştir. Haksız rekabet, haksız fiilin özel bir türüdür. Haksız rekabete dayalı davalarda genel yetki kuralları uygulanacaktır. Haksız fiilin özel bir türü olması dolayısıyla haksız rekabete ilişkin davalarda HMK'nın 16'ncı maddesi uyarınca haksız rekabetin gerçekleştiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Bu kapsamda davalının internet sitesinden verinin aktarılmasına ilişkin ileri sürülen eyleminde, haksız fiilin gerçekleştiği ve zararın meydana geldiği yerin sunulan deliller kapsamında Bursa olmadığı gibi haksız fiilin nerede gerçekleştiğinin tespitinin de mümkün olmadığından genel yetkili yer davalının yerleşim yeri ile zarar gören davacının yerleşim yeri mahkemelerin yetkilidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/5900 Esas ve 2011/16597 Karar sayılı Onama Kararında vurgulandığı üzere) Dolayısıyla davacının yerleşim yeri ile davalının yerleşim yerinin Bursa olmadığından mahkemizin yetkili olmadığı ve davalının yetki ilk itirazının usulune uygun olduğundan genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2006/11815 Esas ve 2007/14483 Karar sayılı Kararı ile mahkememizin yetkili olduğu ileri sürülmüş ise de haksız fiilde HMK'nın 16'ncı maddesi uyarınca haksız rekabetin gerçekleştiği veya zararın meydana geldiği yerin yetkili olarak düzenlendiği, internet aracılığı ile yayınının yapıldığı her yerde haksız eylemin gerçekleştiği ve zararın doğduğunun kabul edilmesinin Hukuk Muhakemeleri Kanununda olmayan yeni bir yetki kuralının düzenlenmesi niteliğinde olduğu, yasa koyucunun HMK' nın 6. Maddesi ile düzenlediği genel yetki kuralının, seçimlik özel yetki kurallarının uyuşmazlığa uygulanmaması halinde genel yetki kuralının uygulanacağından kanun koyucu tarafından düzenlenen alanda, haksız fiil ve zararın nerede gerçekleştiğinin tespitinin mümkün olmadığında, internet yayının yapıldığı her yer mahkemesinin yetkili olmasının yasaya aykırı olduğundan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/5900 Esas ve 2011/16597 Karar sayılı Kararda genel yetki kuralının uygulanacağına dair kararına itibar etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalının yetki ilk itirazının KABULÜ ile, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin YETKİLİ OLDUĞUNA, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerince taktirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2019 Katip ... ¸ Hakim ...