İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1795 E. 2019/1120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1795
Karar No
2019/1120
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/1795 KARAR NO : 2019/1120 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ...-(V.D: ÇEKİRGE:...) - Beşevler Küçük San.Sitesi Ertuğrul Cad.Satış Blokları 12 N:9-11 Nilüfer/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Selamet Mah. Vardar Cad. Ecevit Sinem 2 İş Hanı No:5 Kat:3 D:26-27-28 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 09/07/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/07/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin aralarındaki şifahi sözleşme gereğince davalı tarafa mal satımı gerçekleştirdiğini, ekte sundukları faturalar ve teslim alan kısımları davalı çalışanları tarafından imzalı sevk irsaliyelerinde görüleceği üzere müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirerek malların davalıya eksiksiz teslim ettiğini, fatura konusu bedellere hak kazandığını, davalı şirketin ise fatura ve fatura konusu mal/hizmeti teslim almasına karşın, süresi içinde usulüne uygun hiçbir ihbar ya da itirazda bulunmadığı gibi ekli faturalar, sevk irsaliyeleri ve cari hesap dökümünün gereği gibi sabit olan borcunu tüm şifahi taleplere karşın ödemediğini, bu nedenle aleyhinde icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin takip konusu bedelde alacaklı olduğu, dosya kapsamında toplanacak deliller ve taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi için neticesinde netlik kazanacağını, faize ve takibin ferilerine ilişkin taleplerinin hukuka uygun bulunduğunu, tazminat talebinin bulunduğunu beyanla, davalının borca ve tüm ferilere yönelik itirazının iptali ile Bursa 10.İcra Müd.'nün 218/... esas sayılı icra takibinin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, taraf beyanı, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, sevk irsaliyeleri, cari hesap ekstresi, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan mal alım satıma yönelik ticari ilişkiye dayalı olarak itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından fatura ve cari hesap ekstresine dayalı olarak 19/10/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 25/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 30/10/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 11/06/2019 havale tarihli raporda sonuç olarak:Davalı şirket tarafından bilirkişi incelemesi için herhangi bir ticari defter ve belge getirilmediği, davalı borçlu tarafındna borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturalarda (önceki borç bakiye-fatura tutarı-son borç bakiyenin) fatura üzerinde net bir şekilde belirtildiği ve anlaşılabilir olduğu, davacı ve davalı şirket arasında mal alım satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığı, tarafların peşin ve cari hesap çalıştığı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, taraflar arasında çok uzun süreli bir ticari ilişki olduğu, davacı şirketin, davaı şirkete 2012 yılında satışlarının olduğu, satışların cari hesap olduğu, davacı şirketin, davalı şirkete 2013 yılında satışlarının olduğu, satışların peşin olduğu, davacı şirketin 2014 yılında satışlarının olmadığı, davacı şirketin davalı şirkete 2015 yılında satışlarının peşin ve cari hesap olduğu, davacı şirketin davalı şirkete 2016 yılında satışlarının olduğu, satışların cari hesap olduğu, davacı şirketin davalı şirkete 2017 yılında satışlarının peşin ve cari hesap olduğu, davacı şirketin davalı şirkete 2018 yılında satışlarının peşin ve cari hesap olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete takip tarihinden önce borcun ödenmesi konusunda ihtar gönderilmediği, davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği, işlemiş faizin olmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde takip tarihinde: davacı şirketin, davalı şirketten 25.238,45 TL.alacaklı gözüktüğü, işin ticari bir iş olduğu, davacı şirketin asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık (%19,50) ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği yönünde tespit ve kanaati açıklanmıştır. Davalı asil ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen belirlenen inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarını sunmadığından bilirkişi tarafından inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 11/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi irsaliyelerde teslim alınan bilgisinin imzalı olduğu ve davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları ve bilirkişi raporu dikkate alınarak 25.238,45 TL asıl alacak yönünden talebin kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile:Davalının, Bursa 10.İcra Müd.'nün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 25.238,45 TL.asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK'nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan, 5.047,69 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.724,04 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 431,01 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.293,03 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 813,75 TL yargılama gideri ve 431,01 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.028,61TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/07/2019 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır Davacı gideri ; 750,00TL bilirkişi gideri, 62,70TL tebligat posta gideri + 1,05 TL.müzekkere gideri 813,75 TL toplam gider

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1795, K. 2019/1120, T. 09.07.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1795-e-2019-1120-k-08a242385b45