İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1784 E. 2019/1316 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1784
- Karar No
- 2019/1316
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2018 KARAR TARİHİ : 01/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile hakkında ilamsız icra takibi başlatılan borçlu davalı ... Kahvecinin takipte alacaklı görünen müvekkiline herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle icra takibine konu borcun tamamına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin ambalaj üretimi sektöründe ticari faaliyet gösterdiğini, borçlu ile müvekkili şirket arasında yıllardır süren alım satım ilişkisi bulunduğunu, ticari ilişki boyunca davalı tarafından zamanında yapılmayan ödemeler neticesinde cari hesap alacağının 6.698,27 TLye ulaştığını, bu borçların tahsili maksadıyla Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçlu yanca takibe borçlu olmadığından bahisle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin başlatıldığı tarihte müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalının müvekkili şirkete 6.698,27 Tl cari hesap borcu, 2.247,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.946,24 TL borcu bulunduğunun sabit olduğunu, ancak borçlunun icra takibi öncesi ve sonrasında borcunu ödememekte ısrar ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle birçok kez birlikte iş yapıldığını, davacı müvekkili üzerine düşen yükümlülüklerinin eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı yükümlülüklerini aksattığını, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının kötüniyetli olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, sevk irsaliyeleri, fatura suretleri, Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 23/05/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz edilmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 14/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının ticari defterlerine göre takip tarihine göre davalıdan 6.698,27 TL alacaklı olduğu, davacının davalıyı temerrüde düşürmek amacıyla çekilmiş bir ihtarnamesine dava dosyası içerisinde rastlanılmaması nedeniyle davacının faiz talep edemeyeceği mütalaa edilmiştir. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 16/08/2019 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi davalının ticari defterlerini sunmadığı, mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-İİKnun 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 1.789,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 611,12 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 152,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 458,34 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 113,10 TL olmak üzere toplam 613,10 TL yargılama gideri ve 152,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 765,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.