İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1770 E. 2019/364 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1770
- Karar No
- 2019/364
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 04/03/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; ortak kullanım alanları sigorta poliçesi ile ... Evler Balat adına müvekkili şirkete sigortalı bulunan sitede 21/05/2017 tarihinde temizlik için boşaltılan site havuzu içerisinde dezenfektasyon işlemi sonrasında sitede görevli ve diğer davalı şirket çalışanı olan davalı ...'nın havuz suyu vanası yerine elektrik şalterlerini açması sonucu pompaların su bulunmayan havuzda devreye girmesi ile 4 adet sirkülasyon pompasında hasar meydana geldiğini, sigortalı site müdürü tarafından site görevlisi ...'dan su vanasının açılması ve havuz dolumunun güvenli bir şekilde yapılması istenmiş ancak davalı ... tarafından su vanasının açılması ve havuz dolumunun güvenli bir şekilde yapılması istenmiş ancak davalı ... tarafından vana yerine elektrik şalteri açıldığını, meydana gelen hasarın davalı ... Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti. Çalışanı olan ...'nın görevini dikkatsiz ve özensiz şekilde yapılması sonucu meydana geldiğini, müvekkili şirketin site ortak kullanım alanında meydana gelen hasar nedeniyle poliçe teminatı kapsamında sigortalısını 7.200,00-TL tazminat ödeyerek sigortasınını haklarına halef olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın davalılardan tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; görevinin sitenin güvenliğini sağlamak olduğunu, güvenlik dışında başka herhangi bir işi yaptığı zaman güvenlikçinin görevini dışına çıkmış olduğunu, özel güvenlikçinin görevi dışına çıkmadığı için hiçbir gerekçe göstermeden dava konusu suçlamayı kendisine yükleterek ikramiye tazminatlarını ödemeden kendisinin işten çıkarıldığını, özel güvenlikçinin havuz işi yapması için özel bir sertifikayla eğitim görmesi gerektiğini, sitenin kendisini işe aldıklarında iş ve görev dağılım bölümü ile ilgili olarak aralarında site yönetimi ile yapılan hiçbir sözleşme olmadığını, dava konusu havuzda görevi ve sorumlu olduğuna dair hiçbir sözleşme ve imzası olmadığını, davacıya hiçbir borcu olmadığı halde hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının açmış olduğu davanın yersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Özel Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ...'nın sitede özel güvenlik personeli olarak çalıştığını, site görevlisi (havuzdan, temizlikten sorumlu kişi olmadığını), özel güvenlik personelinin kanunda belirtilen koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamayacağını, davacı sigorta şirketinin hasar bedelini müvekkilinden rücu etme hakkı bulunmadığını, havuzda meydana gelen hasarda kusurlu kişinin başka işte çalışması kanunen yasak olan güvenlik personeline bilgisi ve tecrübesi dışında iş vererek yaptırmaya çalışan site müdürü Gürhan Şehitoğlu olduğunu, dolayısıyla müvekkili firmanın bilgisi ve talimatı olmadan meydana gelen olay sebebiyle sorumlu olduğunun düşünülemeyeceğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, sigorta poliçesi, dekont, ekspertiz raporu, servis raporu, sözleşme, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 7.508,91-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer Kanun'larda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia, fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Halefiyet 6102 sayılı TTK'nun 1472 . maddesinde düzenlenmiştir. Yasa da, sigortacının sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçeceği ,sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olduğu ifade edilmiştir.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK nun 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi asliye ticaret Mahkemesine aittir.TTK nun 4/1-a vd bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalar mutlak ticari davalardır.Düzenleme kapsamında , halefiyetin TTK nun 1472 . maddesinde yer almış olması nedeni ile rucüen tazminat davalarının mutlak ticari dava olduğu düşünülse dahi, gerek yargı kararlarında gerekse de doktrinel olarak , görevli mahkemenin zarar görenle zarar sorumlusu arasındaki sorumluluk doğuran olayın niteliğine göre belirleneceği kabul edilmektedir.Sigortalı zarar gören ile zarar veren arasında ticari bir ilişkiden dolayı zarar meydana gelmiş ise, hasar bedelini ödeyerek hukuken sigortalı yerine geçen sigorta şirketinin açtığı davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekirken , zarar ticari bir işten meydana gelmemiş ise bu durumda , dava dışı sigortalı hangi mahkemede zarar verene karşı dava açabilecekse sigorta şirketide ancak o mahkeme de halefiyetten kaynaklanan rücu davasını açabilecektir. (İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi 2017/683 E- 2017/758 K.) Davacı sigorta şirketi ," Ortak Kullanım Alanları Sigorta Poliçesi " kapsamında, sigortalı ... Evler Balat Sitesi adına, davalının sorumluluğuna dayanarak dava açmıştır. Dava dışı sigortalı site yönetimi tacir olmadığı gibi, zarara neden olduğu iddia edilen eylemde ticari bir iş değildir. Söz konusu uyuşmazlığın, her iki tarafın birden ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olmadığı, eldeki davanın Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan da olmadığı, dolayısıyla iş bu davaya bakmakta mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu vicdani kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı ...'nin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2019 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır