İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1562 E. 2019/1572 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1562
Karar No
2019/1572
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2018 KARAR TARİHİ : 28/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalının aleyhine Bursa 17. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattığını, davalıya asıl 14.000 TL para aldığını, davalının boş senede 70.000 TL yazarak doldurduğunu ve icraya koyduğunu, kendisinin okuma yazma bilmediğini, emekli olduğunu, muhtaçlık belgesi olduğunu, adli yardım talebinin kabul edilmesini ve icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının borcunun 70.000,00 TL olmadığına ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığını, okuma- yazma bilmediği gerekçesiyle emekli maaşının tamamına haciz konulmasına muvafakat verdiğinin doğru olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunun davanın açılma tarihinden bile anlaşıldığını, zira davacının söz konusu muvafakati 2017 Ekim ayında verdiğini, davayı ise bundan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra 2018 yılının sonlarına doğru açtığını, Bu sebeple bu zamana kadar bilmediği şeklindeki beyanları borçtan kurtulmaya yönelik ve kötü niyet taşıyan beyanlar olduğunu, Kötü niyetli davacını kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, Haksız, kötü niyetli ve somut herhangi bir delile dayanmayan davanın reddini, kötü niyetli davacının dava değeri üzerinden %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, yemin metni vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, 17. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu, bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. Dosya; Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin........... E. ............ K. Sayılı 10/10/2018 tarihli görevsizlik kararı ile gönderilerek yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Davacı yemin deliline dayandığından, yemin metni sunulduğunda bir suretinin ihtaratlı davetiye ile davalı asile tebliğine karar verilmiştir. Davalı asil 28/11/2019 tarihli celsede; "Ben konuyla ilgili emniyete de ifademi verdim, ben davacı tarafa 70.000,00 TL elden parça parça borç verdim, kendisi maaşının tamamından kesinti yapılmasını muvafakat etmiştir, davacının beyanlarını kabul etmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, senedin bedelinin 14.000,00 TL olduğunu ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Davacı keşideci, bonoda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı tarafın bono bedelinin 14.000,00 TL olduğu iddiasını yazılı deliller ile kanıtlaması gerekirken, iddialarını ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, tedbir kararı infaz ettirilmediğinden davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının menfi tespit ve istirdat talebinin REDDİNE, 2-Mahkememiz tarafından verilen tedbir kararı infaz ettirilmediğinden davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı yararına ölçümlenen 8.416,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; taraf vekillerinin ve davalı ve davacı asilin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/11/2019 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1562, K. 2019/1572, T. 28.11.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1562-e-2019-1572-k-84fbaf91521b