İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1404 E. 2019/471 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1404
- Karar No
- 2019/471
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. . DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2018 KARAR TARİHİ : 19/03/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/03/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı şirket arasında iki taraflı bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, davacı müvekkili şirketin konteyner ara nakliye taşımacılığı, parsiyel taşımacılık ve proje taşımacılığı işlemlerinde hizmet veren bir şirket olduğunu, davalı şirkete verdiği taşıma hizmeti karşılığı 24/11/2017 tarih, 17995 nolu, 1.506,18 USD bedelli, 24/11/2017 tarih, 17996 nolu, 293,82 USD bedelli, 27/11/2017 tarih, 18002 nolu, 1.751,88 USD bedelli, 27/11/2017 tarih, 18003 nolu, 453,12 USD bedelli faturaların davalı şirkete düzenlendiğini, davalı şirketin Aramex evrak gönderim firmasının acentesi olduğunu, müvekkilinin yurt dışı evrak gönderimleri için bir dönem çalışmaları söz konusu olduğunu, bu hususta davalı şirketin davacı şirkete kestiği 20/12/2017 tarih, 342032 nolu, 685,08 TL bedelli, 26/01/2018 tarih, 340704 nolu, 373,75 TL bedelli 08/02/2018 tarih, 341091 nolu 212,03 TL bedelli üç adet fatura söz konusu olduğunu, bu arada davalı şirketin müvekkili şirkete 09/02/2018 tarihinde 2.500,00 TL ödeme yaptığını, taraflar arası ticari ilişkideki hesap hareketlerinin bu yönde olduğunu, davaya konu ticari ilişkinin iki taraf yönünden de ticari mahiyet arz ettiğinden ve taşıma sözleşmesinin TTKda düzenlendiğinden davanın ticari dava statüsünde olup mahkeme nezdinde ikame olunduğunu, davalı şirketin Bursa Şubesi ile yürütülmüş olması ve HMKnun 10. Maddesi uyarınca sözleşmenin müvekkili yönünden ifa edileceği yerin yükleme yeri ve limanı olarak Bursa olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında müvekiklinin verdiği hizmet yönünden ticari münasebeti değerlendirildiğinde müvekkili şirket armatörü ile yükleyici arasında komisyoncu tabir edilen şekilde çalıştıklarını, davalı şirketin ise denizyolu taşımacılığı yaptığını, bu kapsamda ticari ilişki mesnedi taşımalara ilişkin konişmentoların asıllarının gemi kalkışına istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaması ayrıca müvekkilinin davalıya düzenlediği faturalarda vade tarihinin mevcut olmaması nedeniyle TTK'nun 1530/4-b maddesi uyarınca müvekkilinin hizmeti teslim tarihi faiz başlangıç tarihi olarak ele alınacağı, bu tarihin de müvekkilinin edimini ifa ile konişmento aslını davalıya teslimi neticesi hizmeti teslim etmiş sayılacağından konişmento tarihini takip eden otuz günün sonu olduğunu, konişmento tarihleri 22/11/2017 ve 28/11/2017 olup, 28/11/2017 tarihini takip eden otuz birinci gün olan 29/12/2017 tarihinden başlayan faiz talebi mevcut olduğunu, bu nedenlerle beyan ve dilekçe sunma hakları mahfuz kalmak kaydıyla alacak davasının kabulü ile 3.014,07 USD alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline karşı davacı tarafın işbu dava konusu alacakları ile ilgili olarak Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ................ esas sayılı dosyaı ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ilişkin olarak yetki ve borca itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, müvekkili şirketin rızası hilafına yapılan bir kısım taşıma işlemleri müvekkili şirkete fatura ettirildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket yetkililerinin yapmış olduğu görüşmelerde, bu faturalar ile ilgili herhangi bir talepte bulunulmayacağının görüşüldüğünü, müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına kesilen faturalar ile müvekkili şirketin herhangi bir onayı ve talimatı olmadığı halde davacı tarafından yapmış olduklarını iddia ettikleri taşımalarla ilgili müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, karşılıklı tanzim olunan faturalardan sonra yapılan karşılıklı görüşmeler sonrasında müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile cari hesap ilişkisinin kapatılacağının görüşülmüş olmasına rağmen, bu hususa ilişkin mutabakat yapılması noktasında davacı şirketin sürekli bahane ileri sürmek kaydıyla süreci uzattığını, sonrasında ise davacı şirket ile müvekkili şirketi icraya vermekten çekindiklerini, müvekkili şirketin haklı olarak söz konusu icra takibine ve yetkiye de itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, faturalar, konişmentolar, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davacının davalıya taşıma hizmeti vermesinde kaynaklanan düzenlenen faturalara dayalı alacak istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır Dava konusu faturalara konu alacağın dayanağı, davacının verdiği deniz taşıma hizmetine dair konişmentoların davalı şirkete teslim edilmesine dayalı olup deniz taşımacılığından kaynaklandığı anlaşılmakla, dava TTK'nun deniz ticareti başlıklı 5.kitabında düzenlendiğinden, deniz ticareti ile ilgili davalara bakmaya mahkememiz görevli olmadığından, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun 24/03/2005 tarih 188 Sayılı Kararına göre birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 numaralı Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizin görevsizliğine, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu yönünden davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Taraflar arasındaki ihtilafın TTK'nun 5. Kitabında yer alan Deniz Taşımacılık işinden kaynaklandığı ve HSYK'nın 24/05/2005 ve 188 sayılı karar ile Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görev alanına giren davalarda Asliye 1. Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan davanın görev dava şartı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince takdirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.