İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/825 E. 2018/1290 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/825
- Karar No
- 2018/1290
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/06/2017 KARAR TARİHİ : 11/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı aleyhine Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının işbu takibe itiraz ettiğini, ödeme emrinin borçlu tarafa 20/04/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun haksız ve gerçeğe aykırı bir şekilde 24/04/2017 tarihinde müvekkiline borcu olmadığı gerekçesiyle takibe ve borca itiraz ettiğini, bunun üzerine Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlayan takibin 24/04/2017 tarihinde durdurulmasına karar verildiğini, davalı ile davacı müvekkilinin 2011 yılından itibaren ticaret yapmaya başladıklarını, davalı müvekkilinin firmadan ticaret yapmaya başladığı ilk dönemlerde aldığı malların bedellerini eksiksiz ödeyeceğini taahhüt ederek müvekkilde güven oluşturduğunu, bir kısım ödemeler de yaparak ticaretin devam etmesini sağladığını, davalı ile davacı müvekkilinin aralarında oluşan güven ilişkisi nedeniyle daha sonra da birçok kez mal aldığını fakat ödemesini yapmadığını, ticari defterlerde gözüken davalı tarafa satılan mallar nedeni ile düzenlenen faturalar, kur farkı faturaları ve imzalı irsaliyeler nedeniyle oluşan borçlardan fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 24.861,32 TL bedelin davalı tarafından müvekkiline ödendiğini, davalı tarafın müvekkilinden aldığı malları teslim aldığına ilişkin belgeleri kur farkı faturaları, faturalar ve teslim alan tarafından imzalanmış sevk irsaliyeleri sunulduğunu, buna rağmen borca itiraz eden ve herhangi bir borcu olmadığını iddia eden davalının tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında yabancı para üzerinden alım satımlar nedeniyle davalıya 31/12/2011 tarihidne, 31/08/2015 tarihinde, 31/12/2016 tarihinde ve 31/03/2017 tarihinde olmak üzere 5 adet kur farkı faturası kesildiğini, takibe konu olan alacak nedeni ile kesilen faturaların müvekkili şirketin defterlerinde işli olduğunu, takibe konu olan alacağın 24/861,32 TLnin müvekkiline ödenmediğinin ticari defterlerle de sabit olduğunu, davalının haksız ve sebepsiz yere yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü burada yer verilen ve verilmeyen sav ve beyanlarının haksız, yersiz beyanlar olduğunu, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında akdedilen bir kur farkı sözleşmesi olmadığı gibi davacı tarafça müvekkili şirkete kesilen kur farkı faturalarının da müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, işbu faturaların yasal süresi içerisinde davacı firmaya iade edildiğini, davacı tarafın icra takibine konu ettiği kur farkı faturalarının müvekkili şirket tarafından kabülünün mümkün olmadığını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yapılan alım satım nedeniyle müvekkili şirketin davacı şirketten almış olduğu mallara karşılık düzenli olarak ödemelerini yaptığını, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle davacı tarfaın müvekkili şirketin birçok kez mal aldığını ancak ödemelerini yapmadığına dair iddialarının kötü niyetten ibaret olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, faturalar, kur farkı faturaları, sevk irsaliyeleri, ticari defterler, BA ve BS formları, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 18/04/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 20/04/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 24/04/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı ve davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 09/07/2018 tarihli raporunda özetle: Davalı firmanın incelemeye 2011-2012-2013-2014-2015 yıllarına ait yevmiye kebir defterlerini ibraz ettiğini, incelenen bu defterlerin tamamının açılış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırıldığını, taraflar arasında 2011 yılından bugüne kadar yapılmış bir ticari ilişki bulunmadığını, aralarında yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığını, faturaların tamamının TL olarak düzenlendiğini, ancak üzerlerinde kurun o günkü değeri ile faturanın hem TL hem de USD karşılığı toplam olarak yazıldığını, son iki fatura Aralık 2016 da kesilen 4.178,75 ve Mart 2017 tarihinde kesilen 815,83 TL tutarındaki faturalara da davalı tarafından yasaal 8 günlük sürede itiraz gelmediğini, ancak iki faturayı da defterlerine işlememiş olduğunun tespit edildiğini, faturalara 8 günlük yasal sürelerinde itiraz gelmediğini, davacıya gönderdiği iade faturası niteliğindeki kur farkı faturasının davacı tarafından kabul edilmemesi halinde geçerliliğinin bulunmadığını, davacının bu faturayı kabul etmediğini, yasal süresi içinde noter vasıtasıyla iade ettiğini, sonuç olarak davacının davalıdan dava ve takip tutarı kadar yani 24.861,32 TL tutarında alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiğinden taraflar arasında döviz cinsinden satış yapılacağına ilişkin bir sözleşme veya teamül bulunmasa da davalı bu fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı ve HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici 09/07/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının davalıdan 24.861,32 TL alacaklı olduğu sabit olduğundan ,sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-DAVANIN KABULÜ İLE, Davalının Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynen devamına, 2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 4.972,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.698,28 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 300,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.398,02 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 450,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 101,80 olmak üzere toplam 551,80 TL yargılama gideri ve 300,26 TL peşin harç olmak üzere toplam 852,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.983,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/10/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.