İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/715 E. 2019/237 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/715
- Karar No
- 2019/237
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2017 KARAR TARİHİ : 12/02/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2019 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkilinin İmamoğlu Ticaret unvanı ile perakende nalburiye ticareti yaptığını, davalı şirketin teslim edeceği mallara istinaden davalı firma çalışanı tarafından tanzim edilmiş 5 adet toplamda 50.000 TL değerinde avans senedi müvekkili tarafından imzalandığını, söz konusu senetlerin bir nüshasının taraflarında olmadığını, kambiyo niteliğinde olup olmadığının bilinmediğini, cari hesap dökümündeki senet bilgilerinin 28/02/2017 vadeli, 10.000 TL bedelli senet, 30/03/2017 vadeli, 10.000 TL bedelli senet, 30/04/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli senet, 30/05/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli senet, 30/06/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli senetlerin teslim edilmeyen malların telefonla defalarca talep edilmesine rağmen teslim edilmediğini, davalı şirket merkezine gidildiğinde şirket merkezinde malların boşaltıldığını, dükkanda mal kalmadığını, şirket tabelası ve sadece masasının kaldığını, şirket çalışanlarının ... Yapı unvanı ile faaliyet yaptığını, müvekkilince tespit edilmediğini, bugün itibariyle ödenen fazla miktarın 6.203,00 TL olduğunu, bu ödeme neticesinde davalı şirketin 6.203,00 TL tutarında nedensiz zenginleşme sağladığını, bedelsiz kalan 30/05/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli ve 30/06/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli iki senetleri müvekkilinin ödeme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, haksız ve nedensiz zenginleşmeye neden vermemek adına vadesi gelecek olan bu iki senet için dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren ödemeden men yasağı verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile bedelsiz kalan 20.000,00 TL değerindeki iki senedin hükümsüzlüğüne ve davacıya iadesine, fazladan nedensiz yapılan 6.203,00 TL ödeme nedeniyle ve bedelsiz senetler nedeniyle toplam 26.203,00 TL borçlu olmadığının tespitine, nedensiz ve fazla ödenen 6.203,00 TL miktarın istirdadına ve ayrıca yargılama sırasında senet bedellerini ödemek zorunda kalınırsa ödenecek senet bedellerinin de istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, cari hesap bilançosu, fatura ve tahsilat makbuzu, cari hesap bilançosu, ticari defterleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak bedelsiz kalan bonoların ödenmesi sebebiyle istirdat istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş,taraflarca ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 26/04/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının 2016 ve 2017 yılları defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTKnun 64 ve 213 sayılı VUK'un 220 ve 222nci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğunu, kayıtlama sistemi olarak tek düzen muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine ve muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak tutulduğunu, tutulması zorunlu olan diğer defterlerin de birbirlerini doğruladığını, 2017 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiki için yasal sürenin henüz devam ettiği, bu nedenle yaptırmamış olmasının olağan olduğu, davacının ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.203,54 Tl alacaklı göründüğü, davalının 2016 ve 2017 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK'nun 64 ve 213 sayılı VUKun 220 ve 222nci maddelerinde öngörülen esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak tek düzen muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine ve muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu olan diğer defterlerin de birbirini doğruladığı, davalının elektronik defter mükellefi olduğu ve gelirler idaresi başkanlığı onaylı beratların görülmüş olduğunu, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi 29/05/2017 itibariyle davacının davalıdan 25.983,64 TL alacakı göründüğünü, taraflar arasındaki 219,90 Tl farkın davalı kayıtlarında olup davacı kayıtlarında olmayan senetlerle ilgili damga pulu masraflarından kaynaklandığı, davalı kayıtlarında dava tarihinden nakit ödeme açıklamasıyla 1684,99 Tl davacı aleyhine kayıt girilmişse de kayıtlarla ilgili belgelerin incelemeye sunulmadığı mütalaa edilmiştir. Dava dilekçesinde ifade edilen 3 adet bonunun davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığını, bu 3 adet bono sebebiyle davacının borçlu olup olmadığı hususunun açıkça değerlendirilerek ek rapor hazırlanmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 12/10/2019 havale tarihli dilekçesi ile; Tarafların kayıtlarının incelenmesi sonucu 3 adet senedin her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, bu 3 adet senet nedeniyle davacının borçlu olmadığı, 6.203,54 TL fazla ödeme yaptığı mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı ile davalı arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişki kapsamında davacının davalıya sıralı olarak 10.000 er TL bedelli 5 adet bononun avans olarak verildiği, 30.000 TL ödeme yapıldığı ancak 23.797 davalının mal gönderdiği ileri sürülerek fazla ödenen 6203 TL ile avans olarak verilen 10.000 er TL bedelli iki bononun bedelsiz kaldığından borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş yargılama sırasında iki adet bononun ödendiğinden istirdatına karar verilmesi istenilmekle, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda dava konusu 3 adet 10.000 er TL bedelli bonoların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kurulduğunun sabit olduğu, davacının davalıya bonoların verildiği ancak malların verildiğinin ispat yükü davalıda olup davalı tarafından malların verildiğinin usulune uygun deliller ile ispat edilmediği anlaşılmakla 30/04/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli bono yönünden 6203 TL alacak , 30/05/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli bono sebebiyle İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ödenen 13.273 TL ve 30/06/2017 vadeli, 10.000 Tl bedelli bono sebebiyle Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ödenen 13.224,64 TL kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının istirdat talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davacı tarafından açılan menfi tespit talebinin alacağın yargılaması sırasında ödenerek resen istirdat davasına dönüştüğünden ödenen (13.224,64 TL, 13.273 TL ve 6.203 TL) olmak üzere taplam 32.700,64 Tl alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.233,78 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 447,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.786,29 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 156,90 TL olmak üzere toplam 556,90 TL yargılama gideri ve 447,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.004,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.924,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.