İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/554 E. 2018/328 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/554
Karar No
2018/328
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/554 Esas KARAR NO : 2018/328 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Ulubatlı Hasan Bulvarı No:106 Karasu İş Merkezi Kat:1 D:1-2 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2017 KARAR TARİHİ : 08/03/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/03/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Bursa 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibinde davalı tarafça yetkiye de itiraz edildiğini, ancak davalının yetki itirazının yersiz olduğunu, davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki gereği müvekkil şirket davalıya mal satışında bulunduğunu ve fatura kesildiğini, cari hesap ekstresinden ve davalı yanın ticari kayıt ve belgelerinden de anlaşılacağı üzere davalı yanın davacı müvekkile borçlu olduğunu, icra takibine davalı taraf haksız yere itiraz ettiğinden itirazın kaldırılması ve davalı tarafın %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, Bursa 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... sayılı borca itirazının iptalini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, taraf beyanı, tarafta iradi değişiklik dilekçesi, Bursa 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası, 28/06/2016 tarihli irsaliyeli fatura aslı, 09/04/2016 fatura ve sevk irsaliyesi, 01/01/2015- 31/12/2017 tarihli cari hesap ekstresi, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak 20/03/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 23/03/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 27/03/2017 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Davalının icra müdürlüğün yetkisine yönelik itiraz ön inceleme duruşmasında reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından ön inceleme duruşması ve 05/12/2017 havale tarihli dilekçe ile sehven icra takibinde ana şirket üzerinden takip başlatıldığını, ancak takip alacaklısının grup şirketlerinden ... Tekstil Medencilik Mermer Sanayi ve Ticaret Ltd Şti olduğunu HMK' nın 124, maddesi gereği icra takibinde ve davada bu davacı şirket olarak devamına karar verilmesi talep edilmiştir. Öncelikle icra takibinde taraf değişikliğinin mümkün olup olmadığı yönünden incelendiğinde: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124 üncü maddesinde yer verilen hükümler esasen görülmekte olan bir davada uygulama alanı bulur. Ancak davadan önce başvurulan ihtiyati haciz gibi geçici korumaya ilişkin yargılamanın süjeleri veya icra takibinin tarafları da yanlış veya eksik gösterilmiş olabilir. Bu durumda, iradî taraf değişikliğine ilişkin hükümlerin geçici korumalarda veya icra takibinde uygulama alanı bulup bulamayacağı sorunu ile karşılaşılmaktadır. İcra takibinde tarafların değişmesi, takip esnasında maddî hukukta gerçekleşen olayların takibe yansımasının; bir diğer ifade ile küllî veya cüzî halefiyetin sonucu olarak mümkündür. Örneğin, takip esnasında borçlu veya alacaklının ölümü veya alacağın devri veya borcun nakli gibi durumlarda takibin taraflarının değişmesi mümkündür. Buna karşılık, kural olarak, icra takibinde iradî taraf değişikliği yapılamaz (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, 2.b., Ankara 2013, s.168-169; Pekcanıtez, H./Atalay, O./Sungurtekin Özkan, M.l/Özekes, M.: İcra ve İflâs Hukuku, 11.b., Ankara 2013, s.165; Taş Korkmaz, s. 44; Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E.: İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, 28.b., Ankara 2014, s.109). Bunun temel sebebi, icra takibinin dava olmaması dolayısıyla icra takibinde bir yargılama işleminin yapılmamasıdır. Ayrıca davada taraf değişikliği yapılmasıyla taraf değişikliğinden önceki yargılama işlemlerinin sonuçlarından yararlanmak; dolayısıyla usûl ekonomisini gerçekleştirmek şeklindeki amacın icra takipleri bakımından gerçekleşmesi de söz konusu olmaz. Yine cebri icra hukukunda kabul edilen ‘şekle sıkı bağlılık ilkesi’ iradi taraf değişikliği bakımından sınırlayıcı rol oynar. Alacaklının takip talebine göre, takibin taraflarına ilişkin bilgiler borçluya gönderilen ödeme, icra ve tahliye emirlerinde yer alır ve borçlu, buna göre takibe karşı koymasının mümkün olup olmadığına karar verir (Taş Korkmaz, s.43-44). İcra takibinde iradî taraf değişikliği yapılamayacağına ilişkin kural, mutlak değildir. Gerçekten de bu kuralın çok katı bir şekilde uygulanması, icra takibinde tarafın maddî hata veya temsilcide yanılma nedeniyle yanlış gösterilmesi gibi sınırlı durumlarda, söz konusu takibin iptali ve tekrar başlatılmasına; dolayısıyla da hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açabilir. Bunu önlemek için, maddî hata ve temsilcide yanılma halleriyle sınırlı olarak istisnaî bazı hallerde icra takibi esnasında da taraf değişikliği yapılabileceğinin kabulü gereklidir. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir; nitekim Hukuk Genel Kurulunun yukarıda gösterilen kararının dayandığı temel ilke de budur. Ancak bu durumda, takip borçlusuna tekrar bir ödeme emri gönderilmesi ve itiraz olanağının tanınması, hukukî dinlenilme hakkının gereğidir (Taş Korkmaz, s.44-45). (Yargıtay HGK 2014/12-1190 Esas ve 2016/964 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere) Bu durumdu, icra takibinde, temsilcide yanılma ya da maddi hata olduğunda yukarıdaki Hukuk Genel Kurulda da açıklandığı üzere davacı tarafın icra takibinde taraf değişikliğinin kabulu öngörülmüştür. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında, dava konusu Bursa 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasına konu cari hesap ekstresine dayalı olarak takip başlatıldığı davacı tarafından hem davanın hem de icra takibinin alacaklısının ... Tekstil Medencilik Mermer Sanayi ve Ticaret Ltd Şti olduğu ileri sürülerek tarafta iradi değişiklik talep edildiği, diğer yandan cari hesaba konu faturalarda da alacaklının davacı değil dava dışı ... Tekstil Medencilik Mermer Sanayi ve Ticaret Ltd Şti olduğu anlaşılmakla icra takibini dayanak alacağın alacaklısının davacı olmadığının sabit olduğundan davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı açıktır. Uyuşmazlık noktası, tarafta iradi değişiklik şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Yukarıda anılan HGK kararını göre icra takibinde alacaklının taraf değişikliği için temsilde yanılma ya da maddi hatanın olmasının zorunlu olduğu ancak somut durumda davacı ile dava dışı ... Tekstil Medencilik Mermer Sanayi ve Ticaret Ltd Şti' nin ayrı tüzel kişilikleri olup temsilcide yanılma olmadığı gibi maddi hatanında söz konusu olmadığı zira itirazın iptali davasında icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan borçlunun itirazlarının da mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerektiği bir an için taraf değişikliği kabul edilse davalının yetki itirazında bulunmasının aralarında akti ilişkinin olmaması sebebiyle olduğu gibi borçlunun doğru tarafça takip başlatıldığında icra dosyasında itiraz etmeyerek takibin kesinleşebileceği ve savunma haklarını kullanabileceğinden bu durumda davalının savunma hakkının sınırlandırıldığı gibi davacının tacir olup bütün iş ve işlemlerinde basiretli davranması gerektiğinden, açıkça maddi hatanında olmadığından tarafta iradi değişiklik talebinin reddi ile aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın HMK 124 maddesi kapsamında davacı tarafta iradi değişiklik yapma isteminin koşulları oluşmadığından reddi ile davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddesi uyarınca aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 199,95 mahsubu ile bakiye 164,05 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/03/2018 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/554, K. 2018/328, T. 08.03.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-554-e-2018-328-k-e982e10a8648