İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/396 E. 2018/962 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/396
- Karar No
- 2018/962
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2017 KARAR TARİHİ : 12/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, yıllardır otomotiv yan sanayi alanında faaliyet göstermek olup, halen yukarıda yazılı adresinde faaliyetine devam ettirdiğini, Müvekkili şirketin, yaptığı işin niteliği gereği Tofaş gibi büyük otomotiv şirketlerine yan ürünler üretmekte olup, bu ürünlerin bir kısmını da kendi taşeronlarına ürettirmekte veya bir takım işlemlerini yaptırdığını, müvekkili şirketin bu amaçla davalı/borçlu şirket ile de, 06.09.2015 tarihli "Genel Satın Alma Şartnamesi" ve 06.09.2015 tarihli ''... Otomotiv A.Ş'ye Ait Özel Alet Ve Edevat, Malzeme İle ilgili Ariyet Mukavelesi" imzaladığını, Taraflar arasında imzalanan iş bu sözleşmeler gereğince, davalı işlem yapılacak olan parçaların, müvekkili şirket tarafından fatura edilmek suretiyle davalı/borçlu şirkete teslim edilmekte, davalı /borçlu şirket de bu parçalara şartnameye uygun gerekli işlemi yaptıktan sonra, yine fatura etmek suretiyle müvekkili şirkete teslim ettiğini, Tarafların yaklaşık 8 ay boyunca bu şekilde çalıştıklarını, ancak davalı/borçlu tarafın, 2016 yılı Eylül ve Ekim aylarında kendisine fatura karşılığında teslim edilen parçaları, işlemini yapmak suretiyle müvekkili şirkete teslim etmemiş ve teslim etmediği parçaların bedellerini de ödemediğini, Bu nedenle davalı taraf aleyhine tarafımızca Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun borcunu ödemediği gibi icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, yargılama sırasında yapılacak inceleme ve dosyaya sunulacak delillerden de görüleceği üzere, davalı/borçlu tarafın, sırf takibi durdurmak ve tahsilatı geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine itirazda bulunduğunu, Nitekim davalının, icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve fatura içeriklerine aynca ve açıkça itiraz etmediğini, ticari ilişkinin varlığını zımnen kabul etmediğini, Bu nedenle de, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, davalının -borçlunun Bursa 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, davalı-borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 25/11/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 01/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 06/12/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce 01/02/2018 tarihli duruşmada, Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtlan üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi olarak konusunda uzman 1 SMMM ile 1 makine mühendisi bilirkişinin resen seçilmesine karar verilmiş olmakla; SMMM bilirkişi ... ile makine mühendisi Mehmet Yakup Gültekin tarafından mahkememize ibraz edilen 07/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " Davacı 2016 2017 yıllarında e-defter mükellefi olup defter bilgilerini usb içinde incelemeye ibraz etmiştir. E-defter beratları rapor ekindedir. Davalı incelemeye gelmemiş defter ibraz etmemiştir. Taraflar arasında karşılıklı mal satım ticareti yapılmış olup bu ticaretin neticesinde davalının davacıya 62,596,26-TL bakiye borcunun kaldığı defter kayıtlarından tespit edilmiştir. Davacının icra takibine konu ettiği faturaların toplamı 67,202,20-TL olarak görülse de önceki yıllardan da gelen cari hesap işlemleri neticesinde kalan alacak bakiyesi takip ve dava tarihlerindeki asıl alacak rakamı kadar yani 62,596,26-TL dir. Davacı takip Öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da temerrüt oluşmadığı için talepte bulunamayacağı huşundaki kanaatlerine varıldığı " belirtilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 01/02/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 06/09/2015 tarihli genel satın alma şartnamesi ve ve ariyet sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya işlem yapılmak üzere teslim edilen ürünlerin iade edilmemesi ve bedellerinin ödenmemesi sebebiyle alacağının olduğu davacı tarafça ileri sürülmüş davalı tarafından davaya savunmada bulunmayarak davacının bütün iddialarını inkar etmiş olup taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan satın alma şartnamesi, ariyet mukavelsi ve bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 07/05/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi mazerette bildirilmeden ticari defterler sunulmadığı anlaşılmakla davalının davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla davanın kabulu ile talep edilen 62259,26 TL kısmı yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 16. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak 62.259,26 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 12.451,8 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.252,93 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 746,97 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.505,96 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 800,00 TL, posta ve tebligat gideri 130,80 TL olmak üzere toplam 930,80 TL yargılama gideri ve 746,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.677,77 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 7.198,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/07/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır