İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/354 E. 2018/273 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/354
Karar No
2018/273
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2017 KARAR TARİHİ : 22/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından davalı borçlunun işyerinde sıcak içecek otomat makineleri kurularak sıcak içecek servis hizmeti sunulduğunu, kurulan otomatların jetonla çalıştığını, hizmet verilen süre boyunca davalı borçluya talebi doğrultusunda jeton satışı yapıldığını ve teknik destek hizmeti verildiğini, taraflar arasındaki ticari münasebet gereğince müvekkili şirkete borçlu olan davalı borcun ödenmesi hususunda birçok kez şifahi olarak uyarılmasına rağmen bir netice alınamadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin davalıya verdiğini hizmeti sonlandırarak borçlu davalı şirket aleyhine 2.700 TL alacağın tahsili amacıyla Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlu şirektin Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, davalının bugüne kadar geçen zaman içinde borcunu ödemediği gibi aleyhine takip yapıldıktan sonra borca ve ferilerine peşinen ve kötü niyetle takibi sürüncemede bırakma maksadıyla itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının açtığı davanın haksız ve yersiz oludğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin beyanına göre davacı taraf ile davalı arasında iddia edilidği gibi bir alışverişin olmadığını, davacı tarafından takip konusu alacağa istinaden davalı şirkete herhangi bir ürün teslim edilmediğini, bu nedenle icra takibine itiraz edildiğini, davacıdan teslim alınmış bir mal, ürün veya hizmet olmadığından davacı alacağın varlığına dair mal hizmet tesliminde olmadığından davacı alacağın varlığına dair mal hizmet tesliminde bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, cari hesap ekstresi ve müstenidi fatura örnekleri, davalı tarafından gönderilen e mailler ve mutabakat örneği, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ve faturaya dayalı olarak 24/10/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 12/01/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 13/01/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere, dosya Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mali müşavir bilirkişinin 07/02/2017 tarihli raporunda özetle: Davacının 31/12/2016 tarihi itibariyle davacının kendi defterlerinde 2.700,00 Tl davalıdan alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 12/10/2017 tarihli celse de yasal sürenin verildiği ve davalıya usulune uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete verilen servis hizmeti ve destek hizmeti kapsamında faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 20/12/2017 tarihli bilirkişi raporu, e-mail kayıtları, mutabakat belgesi kapsamında davalıda bulunduğu halde mazeretsiz olarak sunulmayan ticari defterler yönünden HMK' 220. Maddesi kapsamında bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının takip tarihi itibariyle 2.700 TL davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla davanın kabulu ile davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın Kabulü ile, davalının Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-İİK 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 540,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 184,44 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 46,11 TL'nin mahsubu ile bakiye 138,33 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 174,00 TL posta, talimat ve tebligat gideri ve 387,50 TL talimat masrafı olmak üzere toplam 561,25 TL yargılama giderinin ve 46,11 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2018 yılı itibariyle 3.560,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/354, K. 2018/273, T. 22.02.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-354-e-2018-273-k-2be685168986