İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/333 E. 2019/1677 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/333
Karar No
2019/1677
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2017 KARAR TARİHİ : 19/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı taraf ile vekil eden arasındaki iş ilişkisi nedeniyle vekil edence davalıya birtakım emtialar verilmiş olup bu ürünlerin bedeli hususunda da faturalar düzenlendiğini, buna göre vekil edenin davalı borçludan; icra dosyasında mevcut ve takip dayanağı olan 30.09.2013 tarihii fatura ile 1045,99 TL, 30.09.2013 tarihli fatura ile 1.859,96 TL, 30,09.2013 tarihli fatura ile 2.664,03 TL, 13.09.2013 tarihii fatura ile 8.500,00 TL ve 15.02.2014 tarihli fatura ile ise 225,00 TL tutarında alacağı bulunduğunu, vekil edenin davalı borçludan alacağı olan toplam 14.294,98 TL'nin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı-borçlunun 25.07.2014 tarihinde takibe itiraz ettiğini ve itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının hukuki mesnetten yoksun ve yersiz olduğunu, icra takibine konu borcun ödenmediğini, davalı şirketin, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu hakkında %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının iş bu davayı 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, bu nedenle davanın reddini, müvekkili tarafından talep edilmeyen ve davacının gerçekte teslim etmediği malları fatura etmediğini, müvekkili tarafından talep edilen malların davacının bizzat kendisinin hazırladığı sipariş formlarında belirtilen mallar ile davaya konu faturalardaki malların birbirine uygun olmadığını, içerik olarak faturaların sipariş formlarına uygun olarak hazırlanmadığını, ayrıca faturadaki bedellerin gerçeğe aykırı olarak fazla yazıldığını hatta talep ve teslim edilmeyen malların dahi faturaya yazıldığını, müvekkiline teslim edilmeyen mallara ilişkin fatura kesilmesi ve buna dayanarak bedel talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya (Otohan-Han kauçuk) adına davacının POS makinesinden kredi kartları ile ödemeler yaptığını, POS makinesi siliplerinde Otohan Han Kauçuk olarak yazdığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, dava açılmasına sebep olmadıklarından dolayı yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, fatura, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 15.602,20-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık takip konusu miktar yönünden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığının tespitine yönelik olduğu anlaşıldı. Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 26/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının 2013 ve 2014 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 64. ile 213. Sayılı, V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu olan diğer defterlerin de birbirlerini doğruladığı, davacının, ticari defterler ve belgelerine göre takip tarihi (27.06.2014) itibariyle davacının davalıdan 11.414,95 TL kadar alacaklı göründüğü, davacının talebinin 14.294,98 TL olduğu, davalı tarafından bu tutarın ödendiğine dair delil sunulması halinde, veya mahkemece celp edilen banka kayıtlarından ödeme yapıldığını ispat edecek bilgi gelmesi halinde bu tutardan mahsup edilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşmenin dosyasına sunulmadığı, davalının 2014/Kasım dönemi içinde Mal ve Hizmet alışı yaptığı kişilere ilişkin bildiriminde davacıya ait alış beyanına rastlanmadığı, davalının davaya konu malı teslim almadığını beyan ettiği, davacının malın teslimini ispat edemediği nedeniyle davalı ve davacı arasındaki mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcudiyetine dair bir tespitin yapılamadığı, Mahkemenin 25.01.2018 tarihli ara kararında "davalı vekilinin inceleme gününde ticari defterlerini mahkememizde hazır etmesi veya incelemeye esas olmak üzere bulunduğu yerleri bildirmek üzere HMK 222. TTK 83 ve devamı maddeleri içeren ihtarlı davetiye tebliğine.." diye yazılı olduğu, davalının inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmayıp mazeret dilekçesi verdiği, devamı sürelerde de defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, davacının dava dilekçesinde delil olrak her iki tarafın da defterlerine dayandığı, HMK 222 Madde 5. Gereği konusunda takdirin mahkemeye ait olacağı, davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşme mevcut bulunmamakla birlikte, davacı beyanları ile davalının vekili aracılığıyla vermiş bulunduğu takibe itiraz dilekçesinde ticari ilişkinin mevcudiyetine yönelik açık bir itirazın bulunmaması nedeniyle davacı ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu kanaatine varıldığı, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edilmemiş olması nedeniyle faiz hesaplamasının yapılmadığı, icra inkar tazminatı konusunda takdirin Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir. Mahkememizce, tüm bankalardan yazı cevapları geldikten sonra dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile davalı ticari defterlerinde yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 23/10/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacının 2013 ve 2014 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64. ile 213. Sayılı, V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu olan diğer defterlerin de birbirlerini doğruladığı, Davacının, ticari defterler ve belgelerine göre takip tarihi (27.06.2014) itibariyle davacının davalıdan 11.414,95 TL kadar alacaklı göründüğü, davacının talebinin 14.294,98 TL olduğu, Davalı tarafından bu tutarın ödendiğine dair delil sunulması halinde, veya mahkemece celp edilen banka kayıtlarından ödeme yapıldığını ispat edecek bilgi gelmesi halinde bu tutardan mahsup edilmesi gerektiği, Davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşme mevcut bulunmamakla birlikte, davacı beyanları ile davalının vekili aracılığıyla vermiş bulunduğu takibe itiraz dilekçesi incelendiğinde ticari ilişkinin mevcudiyetine yönelik açık bir itirazın bulunmaması nedeniyle davacı ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu kanaatine varıldığı, Mahkemenin 25.01.2018 Tarihli ara kararında “davalı vekilinin inceleme gününde ticari defterlerini mahkememizde hazır etmesi veya incelemeye esas olmak üzere bulunduğu yerleri bildirmek üzere HMK 222. TTK 83 ve devamı maddeleri içeren ihtarlı davetiye tebliğine..” diye yazılı olduğu, davalının inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmayıp mazeret dilekçesi verdiği, devamı sürelerde de defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, davacının dava dilekçesinde delil olarak her iki tarafın da defterlerine dayandığı, HMK 222 Madde 5. Gereği konusunda takdirin mahkemeye ait olacağı, Mahkemenin 18.10.2018 tarihli ara kararında; “21/06/2018 tarihli oturumda verilen (2) nolu ara karar uyarınca, 1-HSBC Bank, Akbank ve Denizbank, tüm bankalardan yazı cevapları gelmiş olduğundan, dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile davalı ticari defterlerinde yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi” denilerek tekrar ticari defterleri sunması istenmiş, İnceleme ve tespitler bölümü 1.Madde de detaylı belirtildiği üzere, Sonuç olarak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı ve inceleme yapılamadığı, HSBC Bank, Akbank, Denizbank ve Garanti bankasından gelen cevap yazılarına göre, HSBC Bank A.Ş.’nin cevabına göre, (...) kredi kartlarından ... adına gerçekleştirilen herhangi bir ödeme işlemine rastlanmadığı, ...’ın kredi kartından ...’e 2012,2013 ve 2014 yıllarında toplam 313,00 TL ödeme yaptığı, kart hareket raporundan tespit edildiği, AKBANK A.Ş.’nin cevabına göre, ...’ın kredi kartlarından ... adlı işyerinden herhangi bir işlem bulunmadığı, GARANTİ Bankası A.Ş.’nin cevabına göre, ...’ın 374********1033 nolu kredi kartından ... açıklamalı yapılan bir işleme rastlanmadığı, 5407********916 nolu kredi kartından ...’e 2013,2014 yıllarında toplamda 8.400,10 TL ödeme yapıldığı, DENİZBANK A.Ş.’nin cevabına göre; ...’ın kredi kartından ...’e herhangi bir ödeme işlemi bulunmadığı,Tüm bankalar içerisinde Davacı ... ...’e ... kartından 313,00 TL ve ... kartından 8.400,10 TL yapılan ödemelerin davacı alacağına dayanak fatura bedellerine ait olup olmadıklarının tespit edilemediği, Mahkemenin takdiri ... kredi kartından yapılan 8.400,10 TL ve ...’ın kredi kartından 313,00 TL, ödemenin davacının alacağından mahsup edilmesi yönünde olması durumunda, takip tarihi (27.06.2014) itibariyle davacının davalıdan (11.414,95-(8.400,10+313,00)= 2.701,85 TL alacağının olduğu,İcra inkar tazminatı konusunda takdirin Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir. Davalı tarafa ticari defterlerini sunmak üzere 25/01/2018 tarihli celsede verilen ara karar gereğince süre verildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi davacı ticari defter kayıtlarının aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, mahkememizce ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesine karar verildiği, davalı vekiline ticari defterlerini sunmak üzere 25/01/2018 tarihli celsede verilen ara karar gereğince süre verildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi davacı ticari defter kayıtlarının aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği, ayrıca davaya dayanak olan hesap mutabakatına ve altındaki imzaya itiraz etmediği, davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre, davacının defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu davacının davalıdan 11.414,95-TL alacaklı olduğu, tüm bankalar içerisinde davacı ... ...'e ... kartından 313 T.L ve ... kartından 8.400 T.L yapılan ödemelerin davacı alacağına dayanak fatura bedellerine ait olup olmadığının tespit ediemediği anlaşılmakla; mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacı davasında kısmen haklı olduğu faturalar sebebi ile 11.414,95 T.L kadar davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, işlemiş faiz yönünden dava harçlandırılmadığından faiz kısmı irdelenmemiş, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 11.414,95-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 2.282,99-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 779,76-TL harçtan peşin alınan 244,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 535,63-TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 621,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına göre hesaplanan 495,89-TL ile peşin alınan 244,13-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 58,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına göre hesaplanan 12,18-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı yararına ölçümlenen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı yararına ölçümlenen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bursa BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/12/2019 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/333, K. 2019/1677, T. 19.12.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-333-e-2019-1677-k-34430a8941db