İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/217 E. 2018/60 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/217
- Karar No
- 2018/60
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR Esas No : Karar No : Hakim : ... ... Katip : ... ... Davacı : ... - ... Vekili : Av. ... Davalı : ... - ... Dava : İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 17/02/2017 Karar Tarihi : 22/01/2018 Kararın Yazım Tarihi :12/02/2018 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın doğalgaz ve su borularının kontrollerini ve sıdırmazlık testi işini yaptığını, takip dosyasında mevcut tarih ve numaralı yazılı faturalar ile davalı firmanın doğalgaz borularının kaynak kontrolü ve sızdırmazlık testi yapıldığını, ancak davalı tarafın fatura karşılığı aldığı hizmetin bedelini ödememesi üzerine Bursa 18. İcra Müdürlüğü sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığı ve davalı icra dosyasına yaptığı haksız itiraz ile icra takibini durdurduğunu, davalının yetki itirazının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkil ile davalı arasında hizmet satımından kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğunu, faturaya dayalı alacaklarda alıcının ödemedği bedele ilikşin icra takipleri hizmet satıcının yani müvekkilin ikametgahına yapılabileceğini, bu nedenlerle davalı borçlunun borca itirazının iptaline, davalı borçlu kötü niyetle itiraz ettiği için %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinin davalı yana TK 35. Maddesine göre tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içinde davaya cevap vermediği anlaşıldı. Dava, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün E. Sayılı icra dosyasında borçlu davalının borca ve yetkiye itiraz netiesinde takibin durması sonucunda itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir. Bursa 18. İcra müdürlüğü E. Sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının RKS Ndt Mühendislik Hiz. İmalat Montaj Loj. İnş. Taah. İth. İhr. Tic. Ve San.Ltd. Şti olduğu, boçlusunun Ags Mühendislik olduğu, borçlu hakkında cari hesap alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca ve yetkiye itiraz neticesinde takibin durması sonucu işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;icra dairesinin yetkili olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede, İcra ve iflas kanununda yetki itirazı İİK 50/2.maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre HMKnın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.Borçlar, sözleşmeden, haksız fiilden ya da sebepsiz zenginleşmeden doğar. Bu üç borcun kaynağına göre yetkili mahkeme ayrı ayrı düzenlenmiş olup, genel yetkili mahkeme ise HMK.nın 6. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesidir. Yetkiye ilişkin diğer düzenlemeler, bu düzenlemenin yanında özel düzenlemeler olup, genel düzenlemeyi ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.Taraflar arasında ticari nitelikte hizmet alım-satımından kaynaklı bir ilişki olduğu açıktır.Taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi de yoktur.Bu durumda HMK 10.maddesinde düzenlenen sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Borcun İfa yeri TBK 89.maddesine göre belirlenecektir.TBK.nun 89 maddesinde para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği belirtilmektedir. Türk Borçlar Kanununun 89.maddesinde yer alan düzenleme ile para borçlarının ifa yerine göre yetkili mahkemeyi belirleme esası getirilmiştir. Dava doğalgaz borularının kaynak kontrolü ve sızdırmazlık testinden kaynaklanmakta olup, alacağın varlığı öncelikle sözleşmenin mevcudiyeti, daha sonra da davacının edimini yerine getirilip getirilmediğinin tespitinden sonra belirlenecektir. Bir başka ifade ile davanın konusu münhasıran para borcuna ilişkin değildir. Sözleşmenin mevcudiyeti tartışıldıktan ve davacının edimini yerine getirildiğinin tespitinden sonra nihayetinde bir paraya hükmedilecek olması uyuşmazlığın esasının para borcu olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Aslında tüm borç kaynaklarına göre değerlendirme yapıldığında dahi, neticede bir para ödeme kararına hükmedildiği için, tüm borçların para borcu olduğu gibi bir sonuca ulaşılır. Haksız fiilden kaynaklanan bir borçta sonuçta haksız fiilin varlığının tespiti halinde para borcuna dönüşeceği gibi sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir borçta, sebepsiz zenginleşme koşulların varlığı kabul edildiğinde bir tazmin hükmüne varıldığı için neticede bir para borcuna dönüşecektir. Tüm bu borç ilişkilerinden doğan borçların para borcu olduğu kabul edildiğinde. HMK.nun yetkiye ilişkin genel hükmü olan 6.madde hükmü neredeyse uygulanamaz hale gelecek, özel hüküm olan 10.madde genel hüküm halini alacaktır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17 HD.nin 07.12.2017 tarihli, 2017/1241 Esas- 2017/1939 Kara sayılı kararı). Para borçlarında ifa yerine ilişkin kuralın, konusu alacaklının, borçluya verdiği bir miktar paranın iadesi talebini içeren karz sözleşmesinden doğan borçlarla sınırlı olduğu kabul edilmiştir.Somut olaydaki uyuşmazlık karz aktinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olmayıp, ticari nitelikte hizmet alım-satımından kaynaklanan alacağa ilişkin bulunduğundan ve davalının ikametgahının MALATYA olması nedeniyle davalının Bursa İcra Müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın usulune uygun yasal sürede yapıldığından kabulune ve dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 96,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 60,56 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2018 Katip ... ... Hakim ...